22 Ağustos 2026
Altın 7106.56
BIST 14514.82
Dolar 47.9624
Euro 56.0618
Sterlin 65.441
Ankara 20°C

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Tbmm Genel Kurulu'nda Milletvekillerine Hitap Etti

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Tbmm Genel Kurulu'nda Milletvekillerine Hitap Etti
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerine hitap etti. TBMM Genel Kurulu'na milletvekillerin alkışları eş...
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerine hitap etti. TBMM Genel Kurulu'na milletvekillerin alkışları eşliğinde gelen Nazarbayev çıktığı Meclis kürsüsünde TBMM'ye hitap etmekten onur duyduğunu ifade etti.

''Çünkü, Mustafa Kemal Atatürk 1920'li yıllarda, yeni Türkiye'nin bağımsızlığı için yürüttüğü milli mücadeleyi ülkenin yeni başkenti Ankara'daki bu Büyük Meclis'ten yönetmiş ve onu 'benim en büyük eserim' olarak ifade etmişti. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, dahi şahsiyet Atatürk daha o zamanlarda bile, diğer Türk devletlerinin günün birinde bağımsızlıklarına kavuşacağını büyük bir öngörüyle ifade etmişti. Tarihimiz bugün bu sözlerin doğruluğunu ispatlamıyor mu?'' diyen Nazarbayev, ''Ülkemin bağımsızlığını ilk tanıyan ülke Türkiye'dir. Bunu hafızamızda sonsuza dek saklayacağız.'' şeklinde konuştu.

Nazarbayev, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Kazak halkı olarak, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Çarlık Rusyası ve daha sonra Sovyet yönetimi altında olduk. O zamanlar Kazak isminde bir halk ve Kazakistan isminde bir devlet dünya haritasında yer almadı. Son 150 yıl içinde dinimizi, dilimizi, kültürümüzü az kalsın tamamen kaybediyorduk. Fakat, bizler atalarımızın ve analarımızın büyük tarihini, kahraman ecdatlarımızı hiç unutmadık. 199O'lı yılların başında Sovyetler Birliği dağıldı ve bizler bağımsızlığımızı ilan ettik. Yeni bir devlet kurmak, onun ekonomisini geliştirmek ve halkımızın psikolojisini değiştirmek kolay olmamıştır. Bugünkü Kazakistan, temeli sağlam, ekonomisi gelişmiş, dünyada kendine saygın bir yer edinmiş bir devlet haline geldi. Böylece Kazak topraklarını, büyük bozkırları muhafaza eden ecdatlarımızın rüyası gerçekleşmiş oldu. Geçen yüzyılın son on yılında bizler de sizler gibi özgür olduk. Türkiye Cumhuriyeti, tüm Türk halkıyla bizi destekledi. Biz, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olmasını destekliyoruz. Bununla beraber, akraba olarak 'yüzünüzü Doğu'ya da çevirmeniz yerinde olurdu' diye düşünüyoruz."

Türkiye'nin Ortaasya ve Uzakdoğu ülkeleriyle ilişkilerini de değerlendiren Nazarbayev, şunları söyledi: "Rusya ile stratejik ortaklık geliştirilmesi, Çin ile dengeli bir siyaset yürütmesi Türkiye'nin itibarını yükseltecektir. Bu çerçevede Ankara'nın Türk dilini konuşan akrabalarıyla yakın ilişki siyasetini takip etmesi bizi özellikle memnun etmektedir. Bu hususta Kazakistan'ın da elinden geleni esirgemediğini Türk kardeşlerimiz iyi bilmektedir. Türk dünyasındaki işbirliğinin hiç kimseye karşı olmadığı açıktır; bu süreci aralarındaki ilişkiler kesintiye uğramış kardeş ülkelerinin bir birine olan samimi ilgisi olarak değerlendirmek gerekir. Kanımca biz ancak kendi aramızda bir güç birliği yaptığımızda, Türk medeniyetini dünyaya tanıtabiliriz, diğer milletlerle eşit ve prestiji yüksek devletler olarak, kalkınarak bir yere varabiliriz. Kazakistan'ın inisiyatifi ile geçen yıl çalışmasına başlayan Türkçe konuşan devletlerin Parlamenterler Asamblesi ve Aksakallar Konseyi'nin devamı olarak, bizler yakın zamanda Nahçıvan'da gerçekleşen zirvede Türk Dili Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi'ni, kısaca Türk Konseyinin kurulmasıyla İlgili anlaşmayı imzaladık. Netice itibarıyla, yüce Atatürk'ün asil ülküsü, Turar Riskulov ve Mustafa Şokay gibi Türklerin birliğini sağlamaya hayatlarını adayan bütün aydınlarımızın idealleri gerçekleşme yolundadır. Bizim ulu ecdatlarımız Altaylar'dan Akdeniz'e kadar geniş bozkırlara hükmetti. İlk defa dünyaya örnek olan ortak kubbe - keçe evi, bundan başka demiri, pantolonu, ok ve yayı, ayakkabı ve topuğunu, üzengiyi icat ettiler. Bize unutulmaz kahramanlık destanları ve birçok manevi hazineler bırakmışlardır. Tüm bunları dünyaya anlatma zamanının artık geldiğini düşünüyorum.''

Konuşmasında sık sık Atatürk'ün sözlerinden alıntılar yapan Kazak Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: ''Atatürk'ün yurtta sulh, cihanda sulh ilkesinin günümüzde önemini daha iyi anlıyoruz. Afganistan, Irak, Kafkasya'daki çatışmalara çözüm üretme çalışmalarını aktif bir şekilde katkıda bulunacağız. Türk dünyasının iki büyük ülkesi Kazakistan ve Türkiye'nin birlikte yapacağı çok iş var. İki veya çok taraflı olsun eldeki imkanları tam olarakkullanamıyoruz. Bağımsızlığımızın ilk yıllarında yabancı yatırımlara muhtaçtık. Son rakamlara göre, Kazakistan-Türkiye ticaret hacmi 3 milyar dolara ulaştı. Ancak bu durum kardeş ülkeler arasındaki ilişki seviyesine hala layık değildir. Çünkü, Türkiye'nin jeo ekonomik ve jeo siyasi ağırlığına uygun ve ekonomisine önemli bir katkı sağlayacak petrol ve gaz boru hatları projelerinin var olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye'nin dünya yakıt koridoru olmaya her türlü imkanları mevcut ise Kazakistan'ın da bu projelere katkısı büyük olabilir. Bu yüzden zamanın Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattını nasıl desteklediysek, aynı şekilde Samsun-Ceyhan petrol boru hattı projesine Rusya ile birlikte katılmaya hazırız. Hepinizi tüm kardeş ve akraba Türk halkını, önümüzdeki milli bayram, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla en içten dileklerimle, yürekten kutluyorum. Birlik, beraberlik ve başarılar diliyorum. Kazakların bilge şairi Abay, bir şiirinde 'Huzurdan daha iyi bir dost bulamadım' demektedir. Öyleyse halklarımızın arasındaki dostluk ebedi olsun. Yaşasın Kazakistan, yaşasın Türkiye.''

(CİHAN)

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir