28 Mayıs 2009'da KESK Konfederasyonu'na yönelik düzenlenen baskınlarda gözaltına alınan 35 kişiden 22'si çıkartıldıkları mahkemece tutuklanmışlardı. 170 gündür Cezaevinde tutulan KESK'li üyelere destek için yurt genelinde basın açıklamaları yapılırken, Hakkari'de de yağan yağmura rağmen basın açıklaması yapıldı. DTP il binası önünde toplanan ve aralarında DTP'li Hakkari Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu, DTP İl Başkanı Hifzullah Kansu'nun da bulunduğu yaklaşık 60 kişilik KESK'li grup ellerindeki pankartlarla basın açıklamasının yapılacağı Altay Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçti. Yağmur yağı altında yürüyen grup, elerindeki pankart ve şemsiyelerle kendilerini korurken, basın açıklamasına katılan DTP'li Belediye Başkanı Bedirhanoğlu, basın metnini okuyan KESK Hakkari Şubeler Platformu Dönem sözcüsü İsmail Ata'ya ıslanmaması için kendi elleriyle şemsiye tuttu. Ata, CHP Grup Başkan Vekili Onur Öylen'in Dersim katliamı ile ilgili yaptığı konuşmayı da eleştirdi.
Dün TBMM'de görüşülen 'Demokratik açılımı' ilgili atılan adımları olumlu bulduklarını, ancak KESK'e yönelik baskıları kabul edemeyeceklerini belirten Ata; "CHP ve MHP'nin açılıma baştan beri karşı duruşlarını da kınadı. Ata sözlerini şöyle sürdürdü:
"Siyasi iktidar bugünlerde başlattığı demokratik açılımı tamamlayacağını, ülkenin birikmiş özgürlük, eşitlik ve demokrasi sorunlarına dair gerekli adımları atacağını iddia ediyor. Bu kapsamda Kürt sorununu, Alevi sorununu gündeme taşıyor. Şimdi biz buradan sormak istiyoruz: Siyasi iktidar KESK'li tutukluları bütün bu açılım fotoğrafı içinde nereye yerleştirmektedir? KESK'e yönelik sürgün, soruşturma, işten atma uygulamaları; KESK'in sokak gösterilerine copla, gazla, panzerle saldırmayı, Konfederasyon binasına sabaha karşı baskın düzenlemeyi, arkadaşlarımızı tutuklamayı bu demokratik açılım fotoğrafının neresine yerleştirmektedir?"
(CİHAN)
