Denizli'de kıl keçisi varlığının dört yılda 140 binden 85 bine düştüğünü vurgulayan Öner, "Bu keçinin eti, sütü ve kılı çok değerlidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız, besiciliği gelişsin diye keçi başına 10 lira destek verirken Çevre ve Orman Müdürlüğü ekipleri ise beslemek yasak diye keçi başına 40 liradan başlayan cezalar kesiyor. 2000 yılında koyun ve keçi yetiştiricilerine Denizli'de 2 milyon 100 bin lira dağıtıldı. Bu yıl mart ayından itibaren de 3 milyon lira verilecek. Dört yılda Orman müdürlüğü ekiplerinin baskılarına dayanamayan 350 besici, 65 bine yakın keçisini satarak bu işi bıraktı. Dört yılda keçi üreticilerine kesilen cezanın miktarı 200 bin lirayı geçti. Özellikle Çal ve Çivril bölgesinde, orman sınırlarında ama içinde ağaç olmayan yerlerdeki keçilere de ceza kesiyorlar. Ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız." dedi.
Geçmiş yıllarda uygulanan yanlışlıklar yüzünden Denizli'de yerli ineğin yok olduğunu ifade eden Birlik Başkanı Öner, "Şimdi de kıl keçisi aynı sonuçla karşı karşıyadır. Birlikte 2 bin 550 üyemiz vardı, 350'si ayrıldı, çünkü cezalardan bıktılar. Kıl keçileri, 15 yılın üstündeki ormanlara zarar vermez. Zaten biz de genç ormanlarda otlatmıyoruz. Bu cezalar, Türkiye'nin başka yerinde yok. Antalya ve Kahramanmaraş benim bildiğim yerler." şeklinde konuştu.
Koyun ve keçi yetiştiricilerinin rahat bırakılması ve desteklenmesi durumunda et sıkıntısının da ortadan kalkacağını savunan Hasan Öner, şunları söyledi: "Kurban Bayramı'nda hayvan bulmakta güçlük çekildi. Ülkemizde etin kilosu 15 lira olması gerekirken 25 liradan satılıyor. Bunu indirmek, küçükbaş besicilerini desteklemekle mümkün. Bizim hiç kimseye zararımız olmaz. Keçiler, ormanların içindeki yabani otları ve ağaç parçalarını yediği için bir yangında, alevlerin geniş alanlara yayılmasının önüne geçilebilir. Koyun keçi yetiştiriciliği aynı zamanda iyi bir istihdam kapısıdır." (CİHAN)