Kızıltepe Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Şahin, ülkede yaşanan sıkıntıları bir daha yaşamak istemediklerini ifade ederek, OHAL uygulamasında bölge halkının büyük sıkıntılar yaşadığını kaydetti. Başkan Şahin, "Bir kere bu uygulamanın değil, bu kelimenin telaffuzu bile doğru değildir. Yaşanan sıkıntıların bir daha yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. OHAL'i değil, OHAL kelimesinin telaffuzunu bile uygun görmüyorum. Ve bu bölgeye sağlıklı bir şey getireceğine inanmıyorum. Çünkü çok sıkıntılar yaşanmıştır ve çok sıkıntıları beraberinde götürmüştür. Halen izleri devam etmektedir." dedi.
Öte yandan, demokratik açılıma da değinen Şahin, ismi ne olursa olsun isterse demokratik açılım, isterse Kürt açılımı, isterse de mili birlik olsun, büyük bir cesaretle atılan bir adım olduğunu ve gerekliliğine inandıklarını belirtti. Herkesin bu konuda samimi davranması gereğine işaret eden Şahin, yine herkesin kendi gücüne göre elini taşın altına koymak zorunda olduğunu vurguladı.
Kızıltepe Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Şahin, şöyle dedi: "Bu ülke hepimizindir. Bu ülke hepimizin kanı ile sulanmıştır. Bugün analar ağlamasın diyoruz, dağdakilerin de anası var, Mehmetçiğin de anası var, şehidin de anası var, analar ağlamasın diye Türkiye'deki siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, halkımız, ülkenin menfaati, toplumun sağlığı için herkes gerekli ihtimamı göstermek zorundadır. Ben buna inanıyorum, başta TBMM'ye büyük görev düşmektedir sorunların çözüm noktasında. Bizler, yaşanan sorunların çözüm önerilerini de sunuyoruz, çözüm önerisiz hiçbir teklif sunmuyoruz. Bunun için sivil toplum kuruluşları bir ağırlık kazanmıştır. Ve TOBB olarak da bölgeler arası değerlendirilmiştir. Bölgenin genel sıkıntıları ekonomik sıkıntıları siyasi kültürel bütün sıkıntıları teferruatı ile dile getirilmiştir, ancak basına kapalı olarak yapılmıştır. Tabiri caiz ise herkes eteğindeki taşları dökmüştür."
Borsa Başkanı Mehmet Şahin, siyasi partilerin kapatılmaması gerektiğini, halkın iradesiyle kurulan partileri halkın kapatması gerektiğini ifade etti. Şahin, "Şu anda Türkiye demokrasi ile idare edilen bir ülkedir, ama yasalarımız demokratik değildir. Bugün anayasa karar vermişse mevcut yasal sıkıntılardan kaynaklanmıştır. Bugün 20'nin üzerinde parti kapatılmıştır. Mademki TBMM'de siyasi partilerimiz, anayasasının bu maddesinin değiştirilmesine inanıyorsa, şimdiye kadar niye duruyorlar ki bir an önce siyasi partilerin kapanmaması için gerekli yasal düzenlemeleri TBMM'den geçmesi lazım, sıkıntı varsa halk o partiyi kapatır, halk açar. Diğer bir sıkıntı ise Türkiye'de yüzde 10 barajının olmasıdır. Bu, demokratik değildir, halkın tabanında herkesin milletvekilini seçmesi gerekiyor, tepeden seçilen milletvekillerinde sıkıntı yaşanıyor. Bazı düzenlemeler olabilir, fakat dörtdörtlük demokrasilerde halkın iradesinin tecelli etmesi gerekir. Herkes kendine çeki düzen vermelidir. Genel itibarı ile ülkenin menfaatleri ön planda olmalı. Halkın sesine kulak verilmeli. Halkın beklentilerine cevap verecek şekilde geçmişte yaşanan sıkıntıların tekrar yaşanmaması için gerekli özveride bulunmaları lazım." diye konuştu.
Türkiye'de; Laz'ıyla Çerkez'iyle herkesin, menfaatlerin müşterek olduğu açılımlarda devre dışı kalmaması gerektiğini dile getirdi. Siyasi partilerin, görüşü ne olursa olsun, ülke menfaati ön plana geldiği zaman kendi menfaatlerini ikinci plana itmek zorunda olduğuna dikkat çekti. Başkan Şahin, şöyle devam etti: "Bugün CHP olsun MHP olsun, AK Parti'nin getirmiş olduğu açılıma cesaretle destek vermesi lazım, yanlışlıklar olabilir, o zaman beraber terazinin kefelerine konulur, değerlendirilir, tartışılır ve memleketin selameti açısından gözyaşlarının tekrar akmaması için gerekli tedbirler müştereken alınır. Burada muhalefete de görevler düşüyor gerçekten AK Parti büyük bir cesaret göstermiştir. Gerek TBMM'de gerekse sivil toplum kuruluşlarıyla, gerekse halkımızla beraber bu sıkıntıların aşılabileceğine inanıyorum."
Konuyu tekrar OHAL'e getiren Borsa Başkanı Mehmet Şahin, "Özgürlüğün de aşırısı zarardır. OHAL bölge valisi, bazı kişilere yetki tanıyor, sağlıklı istihbaratlar alınmıyor, sağlıklı araştırmalar yapılmadan yanlışlıklar yapılabiliyor. Ve bu bölgede bu yanlışlıklar yapılmıştır. Halk kendi gözleri ile bu yanlışlıkları gördüğü için bu kelimeden artık nefret ediyor. Bırakın uygulamasından, kelimenin kendisinden nefret etmeye başlanmıştır. Ümit ediyorum ki düzgün davranışlarla, özverili çalışmalarla, sağlıklı düşünmelerle bunlara imkân vermeyecektir. Bu gibi sıkıntılar tekrar ülkemizde yaşanmayacaktır diye düşünüyorum." şeklinde düşüncelerini ifade etti.
"TEKRAR KARANLIK GÜÇLERİN SAHNEYE ÇIKTIĞINI GÖRÜYORUZ"
Mardin Kızıltepe Zahireciler Derneği Başkanı Mehmet Şerif Öter ise OHAL demenin, insanların büyük sendrom yaşamaları demek olduğuna işaret ederek, OHAL'in yaşandığı dönemlerde can ve mal güvenliğinin olmadığına dikkat çekti.
Başkan Öter, "İnsanlar güvenli bir şekilde çıkamıyordu. Normal hayat yaşanmıyordu. Bölge insanının hürriyeti kısıtlanmıştı. İnsanlar gündelik işlerini yapamaz duruma gelmişti. Faili meçhul olaylar bölgede yoğun bir şekilde yaşanmıştı. Bu yaşanan acı olayların tekrar OHAL ile geri gelmesini ne bölge insanı, ne ülkemiz, hiçbir şekilde kaldıramaz, bu işin tekrar gelmesini isteyen, bu işte büyük rantlar, büyük çıkarlar sağlayan kesimlerdir. Ve ne yazık ki son zamanlarda bunu görüyoruz, bunun provasını yapmak istiyorlar. Tekrar karanlık güçlerin sahneye çıktığını görüyoruz. Hükümetimiz, devletimiz buna kesinlikle izin vermemelidir." şeklinde konuştu.
Demokratik açılımı bir reform olarak gördüğünü belirten Başkan Öter, bunun doğru bir karar olduğunu vurguladı. Bu açılıma karşı gelmenin, ülkenin huzuruna, barışına karşı gelmekle eş anlamlı olduğunu söyleyen Öter, şöyle devam etti: "Yıllarca dökülen bu kardeş kanının durması için bu açılım başlamıştır. Dökülen kardeş kanı üzerinde bazı acımasızlar, vatan hainleri hala bundan çıkar, rant elde etmeye çalışıyorlar. Hükümetimiz, kesinlikle bunları dinlemeden yola devam etmelidir. Sayın Başbakan'ımızın seçim sürecinde bir sloganı vardı 'durmak yok yola devam'. Bu açılım sürecinde de hükümetten beklentimiz, 'durmak yok açılıma devam' etmesini istiyoruz. Ve çok yerinde bir karar olarak görüyoruz. İspanya'da da buna benzer bir örnek yaşanmıştı ve muhalefet karşı çıkmıştı, ancak açılımı başlatan Zapatero kazanmıştı. Bizde de açılıma karşı çıkanlar kaybedecektir. Ve açılımı başlatan kazanacaktır. Hükümetimizi kesinlikle destekliyoruz."
Kızıltepe Zahireciler Derneği Başkanı Mehmet Şerif Öter, ayrıca DTP'nin kapatılmasından sonra milletvekillerin istifa etmeden yola devam etmelerini olumlu bulduğunu, istifa etmelerinin kesinlikle doğru olmadığını söyledi. Çünkü bölge insanının onlara iradesini teslim ettiğine işaret eden Öter, "Onlara görev vermiştir. Bu süreçte katkı sağlamalıdır. Bundan sonra olumlu adım atacaklarına inanıyorum, önlerinde tarihi bir fırsat vardır, bu fırsatı sağduyulu olarak, bölge insanı, ülke insanının menfaati doğrultusunda kullanmalarını ve açılıma katkı sağlamalarını bekliyoruz." diye konuştu.
"SIKIYÖNETİM, OHAL BÖLGEYE MENFAAT YERİNE ZARAR GETİRİR"
Kızıltepeli kanaat önderi Mehmet Şirin Yiğit de sıkıyönetimleri de yaşadıklarını, OHAL'i de yaşadıklarını, bunların, bölgeye menfaat yerine zarar getirdiğine dikkat çekti. Yiğit, "Daha da geriye götürür. Tabii ki bu OHAL'in gelmesine halk olarak karşıyız. Güneydoğu'ya, ülkeye menfaat yerine zarar getirir. Ekonomik zarar verir, halk daha önce de bunu yaşadı, kuru yanında yaş da gider. Bunun için OHAL'i hiçbir zaman istemeyiz. Hayal bile etmek istemiyoruz." şeklinde açıklamada bulundu.
Demokratik açılıma da değinen Yiğit, bunun güzel bir proje olduğunu ifade etti. Açılımı, halk olarak çok benimsediklerine işaret eden kanaat önderi Mehmet Şirin Yiğit, Hükümetin hiç yılmadan bu açılıma devam etmesi gerektiğini kaydetti. Mehmet Şirin Yiğit, şöyle devam etti: "Kapatılan DTP yerine kurulan BDP partisi inşallah daha farklı olur, onların da daha düzgün gitmeleri lazım, onlara da kulak vermemiz lazım, onlar ne istiyor, ne yapmak istiyorlar, onlara da kulak vermemiz lazımdır. Biz zaten parti kapatmaya karşıyız, amblem suç işlemez, suçu kişi işler, parti kapatmak hoş bir şey değildir. Umarım bu açılan yeni parti daha güzel şeyler getirir. İnşallah OHAL bir daha Türkiye'ye, Güneydoğu'ya gelmez ve bunu da hiç düşünmesinler bile, yani halk bunu kesinlikle benimsemez, devlet de bunu benimsemez, çünkü çok tehlikeli bir şey OHAL."

