Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu(ICG)'nun, Iraklı Kürtlerin ABD'nin bölgeden çekilmesinin ardından Türkiye ile birleşmek isteyeceği iddia etmesiyle gözler Kuzey Irak'taki Kürt halkına çevrildi. Kuzey Irak halkı da, raporda ortaya konulan düşüncelerden farklı düşünmüyor. Cihan'a konuşan birçok Kuzey Iraklı, Türkiye'ye bağlanmak istediğini açıkça dile getirirken, bazıları ise konuyu siyasilere bırakıyor. Kürtler, Arapların kendileriyle birlikte yaşamayı istememesi halinde Türkiye'nin güzel bir tercih olacağını düşünüyor.
Uluslararası Kriz Grubunun "Irak ve Kürtler" raporunda, Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin, "komşularına ve Bağdat yönetimine karşı koruyucusu ABD'nin kaybedeceği beklentisiyle, tek gerçekçi alternatif olan Türkiye'ye yöneldiği" iddia etmişti. Raporda, Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani'nin özel kalem müdürü Fuat Hüseyin'in, "Eğer (Iraklı) Şiiler İran'ı ve Sünniler Arap dünyasını seçerse, Kürtler de Türkiye ile ittifaka girmek zorunda kalacak. Türkiye'nin de bu kapsamda Kürtlere ihtiyacı olacak. Biz Türkiye ile birlikte olmak zorundayız ve Türkiye açısından bakarsanız Irak'ta bizden başka dost ya da ortakları yok." sözlerine verilmiş. Diğer ismi açıklanmayan yetkililerin ise olası durumda Türkiye'ye katılmak istediklerini sözlerine yer verilmişti.
Cihan'a konuşan Irak'lı Kürtler çok farklı düşünmediğini, Kuzey Irak'lı Kürt siyasilerden sonrada Irak'lı Kürtlerde gerektiği durumda Türkiye'ye bağlanabileceklerini belirtiyor. Kimi vatandaşlar Türkiye'ye bağlanmalarında sorun olmadığını ifade ederken, kimileri de bu durumu siyasilere bırakıyor. Olaya temkinli yaklaşan vatandaşlar ise Türkiye'nin siyasetinin değiştirmesi halinde bunun mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.
"ARAPLAR BİZLERLE YAŞAMAK İSTEMEZSE SEÇİMİZİ YAPARIZ"
Irak'a bağlılıklarını 2005 yılında verdikleri oy ile belirtiklerini ifade eden Zerdeşt Mele Hasan (30) adlı Kürt vatandaşı, "Onlar bizimle yaşamak istemezlerse o zaman da Kürtler olarak kendi seçimlerini yapacaklarını" söylüyor. Türkiye ile ilişkilerin Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Bağdat ziyareti ile ilerleme kaydettiğini söyleyen Hasan, "O zaman sayın Gül Celal Talabani ve Kürt Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ile görüştü. Bu görüşme bölge ile Türkiye arasında diplomatik durumu daha öne çıkardı. Bu ilişkilerin ilerlemesinde memnunum." diyor.
Erbilli bir vatandaş olarak Irak'a bağlılığını 2005 yılında yapılan seçimlerde anayasaya oy vererek belirttiğine dikkat çeken Hasan, "Biz anayasaya oy verdik. Kendi isteğimizle Irak hükümetine bağlı olmak için, Araplarla birlikte yaşayalım diye. Araplar istediği sürece, biz onlarla yaşamaya varız. Bu Sünni ve Şii olsa bile fark etmez." şeklinde konuşuyor. Ancak Arapların kendileri ile yaşamak istememesi halinde başka yollar arayacaklarını dile getiren Hasan, "Biz de başka seçeneklere bakarız. Irak'tan ayrılmak istemiyoruz. Araplar, ayrılmak isterse bizde o zaman kendi seçimizi yaparız. Aslında ben bölgenin Türkiye'ye katılmasını istemiyorum. Çünkü ben 2005 yılında Irak hükümeti altında yaşamak için oy verdim. Türkiye, kendi Kürtlerine haklarını vermedi ki. Siyasetini de gördük. Ama Türkiye siyasetlerini değiştirirse bizde o zaman seçimizi yaparız. Bunu düşünürüz. Onlarla birlikte oluruz." diye konuşuyor.
"TÜRKİYE BAĞLI OLMAK, ARAPLARA BAĞLI OLMAKTAN ÇOK DAHA İYİDİR"
Kürtlerin Araplara bağlı olmasından ise Türkiye'ye bağlı olmasının çok daha iyi olacağını ifade eden Muhammed Emin (40) isimli vatandaş ise Türkiye ile gelişen ilişkilere dikkat çekiyor. Kürt milleti olarak Türkiye ile ilişkilerin daha fazla olmasını istediklerini belirten Emin, "Ticari, ekonomi ve siyasi olarak ilişkiler çok iyi. Türkiye ile aramız çok iyi. Onlar bize, biz de onlara yakınız. Kürt milleti olarak Türkiye ile ilişkilerin daha fazla olmasını istiyoruz. Türkiye ile beraber olmak istiyoruz. Bir parça olmayalım, ama beraber olalım. Orada da Kürtler var. Bize en yakın olan Türkiye'dir. Siyasî, ekonomik ve ticari olarak Türkiye ile olmak başkalarıyla birlikte olmaktan çok daha iyi. Bence Türkiye'ye bağlı olmak, Araplara bağlı olmaktan çok daha iyidir."şeklinde belirtiyor.
"TÜRKİYE'YE BAĞLANMAYA SİYASİLERİMİZ KARAR VERİR"
Hemin Tahsin Kürekçi (21) adlı Erbil vatandaşı ise, Türkiye ile bozulan ilişkilerin Türk ve bölgedeki siyasiler sayesinde iyi bir ivme kazandığına dikkat çekiyor. Durumun iyi olduğunu kaydeden Kürekçi, "Allaha şükür şimdi Türkiye ile siyasi ve ekonomik olarak aramız iyi. İnşallah bu daha da ileriye gider." temennisini dile getiriyor.
Bölgenin Irak'tan ayrılmasında ne yapacaklarına kendi siyasilerinin karar vereceğini söyleyen Kürekçi, "Bu çok ağır bir soru. Bu, bölgenin siyasî adamlarını bağlayan bir sorudur. Ama kendi düşüncem olarak; Kürt bölgesi hep Irakla bir parçadır. Irak ile kalmasını istiyoruz. Eğer ayrılma durumu olursa buna da siyasilerimiz karar verir. Onlar bilir. Onlar Türkiye'deki siyasiler ile bunu belirlerler. Daha çok onların bileceği ve vereceği bir karar. Ben diğer ülkeler gibi bir devlet olalım diyorum. Bağımsız olalım kimseye muhtaç olmayalım diyorum." ifadelerini kullanıyor.
"KÜRT MİLLETİNİN MENFAATİNE OLACAKSA TÜRKİYE'YE BAĞLANSIN"
Keyfi Mahmut (25) isimli üniversite öğrencisi de Türkiye ile gelişen ikili ilişkilerin her iki tarafa fayda ve önem sağladığını düşünüyor. Türkiye'nin Avrupa'ya yakın bir ülke olduğunu Avrupa'nın da çok büyük bir ekonomi sahası olduğunu kaydeden Mahmut, "Bizim de bu zincire bağlamak için ve ekonomiyi ileriye götürmek için Türkiye ile ilişkileri iyi tutmamız gerekir. Irak ve Kürt bölgesi tek parça olmalı. Irakla birlikte olsun ayrılmasın diyorum. Aralarında bir ayrım olmasın. Petrol herkese eşit dağıtılsın hile olmasın. Ancak aksi bir şey olursa o zaman siyasilerimiz iyi bir seçim yapacaktır." diye ekliyor.
Kürt halkının kendi menfaati ve iyi bir yaşam için Türkiye bağlanabileceğini kaydeden Mahmut, "Kürt milleti için iyi olacaksa Türkiye'ye bağlanmak çok normaldir. Ciddi olarak bizim menfaatlerimiz olması lazım. Türkiye'nin de menfaati olması lazım. Bizim kendi düşünce ve fikirlerimiz olsun. Yoksa kiminle olduğumuz önemli değil. Kendi kararımızı kendimiz verelim. Ekonomik olarak Türkiye ile yüzde yüz başarı sağlıyoruz. Bölgede bulunan Türk şirketleri bölgeye çok faydalı oldu. Her iki halklar için. Her iki taraf menfaat gördü." diye konuşuyor.