Mehmet Aydın Devlet Hastanesi Çocuk Cerrahı Bölümü Yoğun Bakın Ünitesi'nde ölüm kalım mücadelesi veren Serkan Küçük, hayati tehlikeyi henüz atlatamadı. Hastane bahçesinde gelecek iyi haberi bekleyen Küçük ailesi, yaşananların şokunu üzerinden atamadı. Küçük çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu, ancak hayati tehlikeyi henüz atlatamadığı öğrenildi. Küçük Serkan'ın ameliyatını gerçekleştiren Mehmet Aydın Devlet Hastanesi Çocuk Cerrahi Bölümü doktorlarından Aile Osman Katrancı, takibe devam ettiklerini söyledi.
Allah'ın çocuğu koruduğunu ifade eden Opr. Dr. Katrancı, "Yapılan ilk müdahalesinde son köprücük kemiğinden mermi girişi olduğunu gördük. Ciddi bir solunum çıkıntısı mevcuttu. Hasta da karın ağrısından şikayetçiydi. Gerekli tetkiklerin ardından acilen ameliyata alındı. İlk etapta solunum sıkıntısına müdahale ettik. Hava sıkıştırması sorununu çözüp çocuğu rahatlattık, ardından da karın içine yöneldik. Karın içinde çok belirgin bir pataloji izlemedik. Sadece midenin üst kısmında bir zedelenme vardı. Müdahale sonucunda mermi çekirdeğinin midenin üst kısmına yerleştiğini gördük. Hakikaten Allah korumuş. Mermi çekirdeğini çıkarıp adli mercilere teslim ettik. Çok ciddi bir yaralanması yoktu. Sabahki genel muayenemizde genel durumu stabil. Ancak henüz hayati tehlikeyi atlatmış değil. Yoğun bakım şartlarında takibimiz devam ediyor. Böyle giderse bayram sonrasında oğlumuzu ailesine ve okuluna kavuşturacağız." dedi.
Oğlunun iyi olduğuna, yoğun bakımdan çıktıktan sonra inanacağını dile getiren anne Emine Küçük, oğlunun bayramının zehir olduğunu belirtti. Anne Küçük, "Silah sesi duymadım. Çocuğun çığlığını duydum. Cama çıktım baktım yerde kıvranıyor. 'Anne biri bana vurdu' deyince ben biri taş attı sandım. Morarmış mı diye yatırım baktım küçük bir yara izi. Hastaneye gelip film çekilene kadar kurşun yarası olduğunu bilmiyordum. Ben pansuman edecekler, yarasını dikecekler ve çocuğumu bize verecekler diye bekliyordum. İçerde kurşun var deyince yok olduk. Aklımın ucundan geçmeyecek bir şey yani. Çocuğumun bayramı zehir oldu yani. Ömür boyu bu izi yaşayacak. Ömür boyu şeker bayramını kötü hatırlayacak. Biz de öyle tabii. Hala elim ayağım titriyor." diye konuştu.
Bu tür olayların son olacağını zannetmediğini kaydeden Küçük, "Bu ilk değil ki. Son da olacağını zannetmiyorum. Televizyonda izliyoruz. İnsanın başına gelmeyince anlamıyor. Bir söz bulamıyorum yani ne diyeyim. Doktor beyi dinledik tabi ama yoğun bakımdan çıkıp oğlumu göremeden bir şey diyemem. Çoluğuna çocuğuna bir şey demiyorum. Çocuğumun çektiği acıların aynısını yaşasın inşallah. Her kimse affetmeyeceğim." şeklinde konuştu.
Baba Hüseyin Küçük ise insanların silah atmamalarını, atıyorlarsa bile dikkatli olmalarını istedi. Baba Küçük, şöyle devam etti: "Eve geldikten sonra oldu ben görmedim. Alt katta oturuyordum. Çocuklar haber verdi bana. Kardeşleri koltuğun üzerine yatırmışlardı. Kucağıma alıp taksiye binip hastaneye geldim. Biz ufak bir şey sanıyorduk. 'Baba omzuma biri vurdu dedi. Filim çekindikten sonra hayretler içinde kaldık. Görülmemiş bir şey. Bayram günümüz çok acı oldu, ne yapalım. Bu mermiyi atan da gitsin insana vursun diye atmamıştır. Daha dikkatli olmalarını ve atmamalarını istiyorum. Başka bir sorunum yok. Herkes dikkatli olsun." (CİHAN)

