Hasözhan, çocuğa yönelik şiddetin hiçbir biçimde meşru gösterilmemesi gerektiğini ifade etti. Hasözhan, özendirici olabileceği göz önünde bulundurularak, çocuğa yönelik şiddet ve taciz haberlerinde eylemlere uzunca yer verilmemesi gerektiğini söyledi.
'Çocuk Hakları Günü' nedeniyle basın toplantısı düzenleyen Hasözhan, dünyada her bir dakikada yaklaşık 500 çocuğun tacize, cinsel şiddete maruz kaldığını söyledi. Yaklaşık 500-600 çocuğun ise aile içi şiddete maruz kaldığını, her bir saatte 6 çocuğun ise öldürüldüğünü kaydeden Hasözhan, Türkiye genelinde 0-18 yaş grubu madde bağımlıların sayısının ise 99 bine ulaştığını söyledi.
Hasözhan, "Emniyetin Çocuk Şube Müdürlüğü'nün son 5 yıllık kayıtları ise bir başka vahim tabloya dikkat çekiyor. 2001 yılında çocuk şubeye getirilen çocuklardan 8 bin 629'unun sigara alkol ve madde kullandığı kayıtlara geçmiş. Bu rakam 2005 yılında 31 bin 761'e yükselmiş. Kayıtlarda bu çocukların 10 ile 18 yaşları arasında olduğu belirtiliyor" dedi.
Çocuklarla ilgili müstehcen yayınları ve yayanlar hakkında cezai bir işlem uygulanması için düzenlemeler yapılması gerektiğinin altını çizen Hasözhan, pornografik yayınlarla etkin mücadele için kolluk kuvvetlerinin bir birim oluşturmasını istedi. Yapılan yayınlarda mağdur çocukların hikayelerinin magazin malzemesi olarak kullanılmasına da tepki gösteren Hasözhan, şunları söyledi:
"Ülkemizde mağdur çocukların hikayelerini televizyonda, basında yayınlayarak konuya dikkat çekmek bahanesiyle sansasyon yaratmak, insanların acıma duygularını sömürmek, konuyu magazin malzemesi olarak kullanmak isteyenlerin mağdur çocuklara ve ailelerine zarar vermektedir. Özellikle suça karışan çocuklarla ilgili haberlerde sadece söz konusu olayın sonuçlarına değil nedenlerine de yer verilmelidir. Çocuğa yönelik şiddet hiçbir zaman meşru gösterilmemelidir. Özendirici olabileceği göz önünde bulundurularak, çocuğa yönelik şiddet ve taciz haberlerinde bu eylemleri uygulayanların eyleme dair uzun açıklamalarına yer verilmemeli, bu açıklamalar mümkün olduğunca kısa tutulmalı."
Hasözhan, ayrıca, RTÜK'ün çocukların ruh ve beden sağlığının zarar görmemesi için TV programlarının denetiminde daha dikkatli ve özenli davranmasını istedi (CİHAN)