İngiliz yerleşik turist Grant Jonh Maxweel ile Alman Bielefeld Üniversitesi emekli öğretim üyesi Doç. Dr. Horst Böhmert Ottmann birlikte fidan dikti.
Manavgat Orman İşletme Müdürü Ali Bahşi, 2009 yılında rehabilitasyon ve gençleştirme çalışmalarında 25 bin fidan diktiklerini belirtti. Ali Bahşi, fidan dikim çalışmalarını yaygınlaştırmak için de ilçede sivil toplum kuruluşları, okullar ve gönüllü çevrecilere 30 bin fıstık çamı, servi, zeytin, keçi boynuzu (harnup), meşe ve defne fidanı dağıttıklarını söyledi.
Yerleşik ailelerle birlikte fidan dikmekten mutlu olduklarını belirten Bahşi, ormanların yeşillenmesinde dikim kadar dikilen fidanları da korumanın çok önemli olduğunu kaydetti. Bahşi, Manavgat'ın yüzde 57,3'ünün ormanla kaplı olduğunu ifade etti. Bahşi, "Ormanlar bizim geleceğimiz. Ülkemizin akciğerleri. Gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli miras ormanlarımız. Orman yangınlarının yüzde 97'si insan eliyle çıkıyor. Ormanlık alanlardan geçerken kesinlikle sigara izmaritini atmayalım. Dikkate almadığımız basit bir ihmal binlerce hektar ormanın yanmasına neden olur. Yanan ormanların yeniden eski haline gelmesi de yıllar sürüyor. Ormanlarımızı sevelim ve gözümüz gibi koruyalım." diye konuştu.
Toros Yörükleri Kültür ve Diyalog Derneği Başkanı avukat Mücahit Gündoğdu ise yerleşik turistlerle aynı şehirde birlikte temiz havayı soludukları için birlikte fidan diktiklerini ifade etti. İlk, orta ve üniversite okurken, yaz tatillerinde sürekli kıl keçisi güttüğünü belirten Mücahit Gündoğdu, dikilen fidanların kurumaması ve küçükbaş hayvanların yememesi için toplumsal bilinç gerektiğini söyledi.
Gündoğdu, ormanların korunması konusunda Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet'in 'Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim' sözünün önemli olduğunu kaydetti.
Alman pedagog Petra Ottmann da 6 yıldır yaşadıkları şehirde dikili bir fidanları olduğu için çok mutlu olduklarını söyledi. Petra Ottmann, ailecek diktikleri fidanların yetişmesi için belirli günlerde gelerek sulamasını yapacaklarını kaydetti.
(CİHAN)

