Ahmet Gündoğdu, Memur-Sen Konya İl Temsilciliği tarafından düzenlenen açık hava toplantısına katıldı. Burada, Memur-Sen'in referandumla ilgili görüşlerini açıklayan Gündoğdu, anayasa değişikliğinin referandumda kabul edilmesi ile demokratik hayata adım atılacağını söyledi.
YAŞ, YÖK, MGK, HSYK gibi kurumların darbe anayasası ile kurulduğunu hatırlatan Ahmet Gündoğdu, "İnanç hürriyetinin, inananın inandığını yaşamasının güvencesi, inanmayanın istediği gibi yaşamasının güvencesi olan bir laiklik anlayışı benimsenmelidir." dedi.
Pakette kamu çalışanlarına toplu sözleşme hakkının verilmesi sürecinde Memur-Sen'in rolünü hatırlatan Gündoğdu, "Paketi değerlendirdiğimizde yüzlerce madde var. Bizi iki yönü ilgilendiriyor. Biz bu ülkenin vatandayışız. Özgürlükleri önemsiyoruz. 72 milyonun ekmek ve özgürlüğünden sorumlu hissediyoruz. Çünkü, biz onlardan biriyiz. Paket, eşi başörtülü diye TSK personelini sorgusuz sualsiz kapı önüne koymaya mahkeme ve hukuk denetimi getiriyor." şeklinde konuştu.
HSYK'nın meslekten ihraç kararlarının yargı denetimi dışında olduğunu anımsatan Gündoğdu, "Ferhat Sarıkaya'yı meslekten ihraç edenler, demokrasiyi ve hukuku ülke dışına ihraç edenlerdir. Sürgün kararı, yargıya kapalı. Halen yapılması gereken değişiklikler var. Hiç kimse, hukuksuzluğu ve hukuk dışılığı kabul etmiyor. Milletimiz de kabul etmiyor, Memur-Sen olarak biz de kabul etmiyoruz." diye konuştu.
Ahmet Gündoğdu, pakette yer alan diğer maddelere ilişkin görüşlerini de açıkladı. Meşruiyet debisi yüksek bir anayasa özlemi çektiklerini ve değişikliğe 'Evet' diyeceklerini açıklayan Gündoğdu, "Referandumda, evet diyenler, hayır diyenler, çekimser kalanlar ve renksiz olanlar var. Hepsinin gerekçesi anlaşılabilir. Ama renksizleri anlamamız mümkün değil. Evet diyecekler, emir aldıklarından korkuyorlar, hayır diyecekler; tabanlarından çekiniyorlar." ifadelerini kullandı..
Sendikalılara, "Hangi siyasi partiye oy verecekseniz verin, bu herkesin kendi seçimidir" diye seslenen Gündoğdu, şunları kaydetti: "Bundan sonra seçtiklerimizin saygın olması için, darbecilerin millet iradesini tokatlama haklarını çöp sepetine göndermek gibi bir sorumluluğumuz var. Bundan dolayı, herkesi 'Evet' demeye çağırıyoruz. 'Namlusu millete dönmüş tanklara dönmüş tanka selam vermem' diyen Muhsin Yazıcığolu'na da rahmet diliyorum."