Nurettin Sever, yaptığı yazılı açkılamada, milletin oluşturduğu bu tablonun; kendisini özgür, devleti ve erklerini demokratik kılacak 'yeni ve sivil anayasa' kararı olarak algılanması gerektiğini ifade etti.
Sever, "Anayasa metnine ilişkin yazısal değişikliğin demokrasiye ve özgürlüklere ilişkin yapısal değişikliğe dönüştürülmesi gerekir. Bunun yöntemi de bellidir. Anayasa değişikliğinin gerektirdiği kanuni düzenlemeleri bir an önce yapmak milletin vekaletini elinde bulunduran ve 1 Ekim'de açılacak olan TBMM'nin en büyük ve en öncelikli sorumluluğudur. Millet, sorumluluğunu 12 Eylül'de yerine getirdi, milletin vekilleri de 1 Ekim'den itibaren milletin talimatının gereğini yapma azmiyle hareket etmelidir." dedi.
Anayasa değişikliği paketinde kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı verilmesini sağlayan hükmün, kendileri açısından önemine de dikkat çeken Nurettin Sever, bu konuda yapılması gerekenleri ise şöyle açıkladı: "Konfederasyonumuz, 2011 yılında toplu sözleşme yapmak istek ve kararlılığındadır. Bunun için yapılması gereken, kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerini toplu görüşme sürecine mahkûm eden 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nu bütünüyle değiştirmek, örgütlenme ve toplu sözleşme haklarını ayrı ve münhasır kanunlarla düzenlemektir. Aksi tavır ve düzenlemeler, anayasa değişikliği paketiyle ilgili açıklamalarda ve referandum sürecinde ortaya konulan beyanların samimiyetsiz olduğu algısı uyandıracaktır."
Ayrıca Sever, Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütü ve yetkili kamu görevlileri sendikaları konfederasyonu sıfatıyla anayasa değişikliği paketinin tamamını önemli ve gerekli gördüklerine yönelik açıklamalarını hatırlatarak, 'evet' için çalışan Memur-Sen ailesinin mensuplarına da teşekkür etti.