MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, demokrasi dışında herhangi bir yolla hükumet değişikliğini düşünmek ya da iktidarı kendileri açısından sürekli kılmak yanlışlığına kimsenin düşmemesi gerektiğini kaydetti. Partililerden sadece oy kullanmalarını değil, sandığa sahip çıkmalarının isteyen Bahçeli, "Yani iktidarın değişmesi veya devamına milletin yüksek katılımıyla oluşacak bir iradeyle cevap vermemeliyiz. Dolayısıyla meşruiyeti tartışılmayacak bir çoğunluğu elde ederek bu seçimi gerçekleştirmeliyiz." dedi. Adana’nın Karaisalı ilçesinde düzenlenen mitinge katılan Bahçeli, "Bu seçimler milletimiz için bir dönüm, bir kavşak ve bir kader anıdır. Bu seçimlere bütün siyasi partilerimiz özel önem vermelidir.” dedi. Türkiye’yi yaklaşık dokuz yıldır yöneten AK Parti hükumetinin sorgulanmasını ve millet vicdanında bir karara varılmasını isteyen Bahçeli, "Bu bakımdan seçimlere bütün vatandaşlarımız özel bir mazereti olmadığı takdirde mutlaka sandığa gitmelidir. Sandıkta yüksek bir katılım sağlanmalı ve millet iradesiyle ülkede iktidarın devamına veya değişikliğine karar verilmelidir." şeklinde konuştu. Demokrasi dışında herhangi bir yolla hükumet değişikliğini düşünmek ya da iktidar kendileri açısından sürekli kılmak yanlışlığına kimsenin düşmesini belirten Bahçeli, şunları söyledi: "Millet iradesiyle kim gelmişse, yine millet iradesiyle gönderilmelidir ki; bunlar artık mağduriyet veya masumiyet kılıfına saklanarak halkın vicdanını istismar etmemelidirler. Onun için bu seçimler çok önemlidir. Birinci görevimiz sandık başına gidebilmeyi başarmak olmalıdır. Yüksek bir katılım sağlamalıyız. Yani iktidarın değişmesi veya devamına milletin yüksek katılımıyla oluşacak bir iradeyle cevap vermemeliyiz. Dolayısıyla meşruiyeti tartışılmayacak bir çoğunluğu elde ederek bu seçimi gerçekleştirmeliyiz." Hangi partiden olursa olsun müşahitlerinin mutlaka sandığa sahip çıkması uyarısında bulunan Bahçeli, oy çalmaya yönelik, milli irade hırsızlarına kesinlikle fırsat verilmemesini hatırlattı. Bahçeli, "Bazen görüyorsunuz 150 bini aşkın sandık var. Bir partinden 3 tane oy çalınmış olsa 450 bini bulur; bu ise millet iradesi yönünden haksız bir kazançla başka siyasi partiye aktarılan oy demektir. O oyun bu şekliyle ortaya çıkmış olması iktidarı veya hangi parti olursa olsun onun varlığını ve demokrasi içerisindeki mücadelesini meşrutiyet açısından tartışılır hale getirir. Demek ki sandık başına gitmeliyiz. Sandık başında sadece oy vermekle kalmamalı, sandığın sahibi olmalıyız. Kimler gelip gittiğini takip etmeli. Mutlaka sandığa gelmeyen çevremizi sandık başına gelmelerini sağlamalıyız. Bu seçim bir millet iradesi olarak yüksek bir katılımla sağlanır ise sonuçlar Türkiye’nin aydınlık geleceği açısından çok önemli olacaktır." açıklamasını yaptı. 40 YILI AŞKIN MÜCADELE VERİYORSUNUZ Özellikle MHP’lilerin sandık başına gitmesini ve herkesin katılımı için çalışmalarını öneren Devlet Bahçeli, sandık görevlilerinin sayım yapılana kadar oradan ayrılmamasını istedi. Bahçeli, şöyle devam etti: "MHP’nin oyları santim santim, milim millim toplanıyor; ama sandığı gidildiği vakit oy hırsızları tarafından çalınıyor. Onun için bazen bakıyorsunuz çok küçük oylarla milletvekillikleri, belediye başkanlıkları kaybediliyor. Veya sandık sonuçlarında üç beş geçersiz ve kullanılmamış oy görülüyor. Bundan dolayı bunların önlemek MHP’lilerin elindedir. Dava arkadaşlarım 40 yılı aşkın mücadele veriyor. Çocuğunuzun çocuğunuzun rızkını ortaya koyuyorsunuz. Mağduriyetleri mahkûmiyetleri yaşıyorsunuz. Gece gündüz teşkilatlarınız için çalışıyorsunuz. Artık son gün sandıkta da varlığınızı ispat edin. Göreceksiniz ki milletimin size olan teveccühü kast edilmeden sandıktan çıkarsa başarı sizin olacaktır." "DEVLETİN VALİSİ, İKTİDARA YANAŞMALIK YAPMAMALI" Seçimin sağlıklı yapılması için hükumet yetkililerini, vali, kaymakam ve emniyet teşkilatını da ikaz eden Bahçeli, "Devletin valisi, devletin valisi olarak kalmalıdır, iktidara yanaşmalık yapmamalıdır. Emniyet güçlerimiz adil davranmalı, sandık güvenliğini birçok yönden ele almalıdır. Bütün bunların sorumlusu siyasi iktidardır. Siyasi iktidar Türkiye bugün için sağlıklı bir seçim yaptırmak mecburiyetinde olmalıdır. Eğer bu seçimde sandıklarda hile, güvensizlik, anarşi ortamı olur; Türkiye’de seçimlere gölge düşerse inanın seçim sonrası ülkenin her tarafı karar. Türkiye’nin her tarafından sorunlar artar, ülkenin birliğini dirliğini hazmedemeyen odaklar, bunlardan istifade ederek, hertarafı karmakarışık hale getirir. Bin yıllık kardeşliğimizi tehlikeye atabilecek ihanete kadar varabilirler. Onun için seçim sonuçları sağlam çıkarsa; iktidar kim olursa olsun Türkiye de demokrasi, istikrar ve toplumsal barış olur; bin yıllık kardeşlik devam eder.” CİHAN



