İşte Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar:
"Sözlerimin başında 106. seneyi devriyesini idrak edeceğimiz 23 Nisan'ın aziz hatırasını hürmetle selamlıyorum. TBMM'nin açılışı emperyalizmin istikametini bozan, sözde imparatorluklara diz çöktüren bir milletin kutlu dönüm noktasıdır. Yurdun dört bir yanı işgal edilmişken, Türk milleti mahkumiyet tehdidiyle çepeçevre sarılmışken, Ankara'da yanan meşale Anadolu'da şahlanmıştır. Milletimiz kendi mukadderatına bizzat hakim oldu.
TBMM meşruiyetini Türk milletinin bağrından almıştır. Türk milleti ise egemenlik hakkını şehit kanıyla sulanan toprağından almıştır. O iman bugün de sarsılmazdır.
23 Nisan'ı sadece bayram günü olarak anmak onun tarihini daraltır. 23 Nisan kriz karşısında dağılmadan düşünebilme iradesidir. 23 Nisan toplumsal acıyı kurucu bir siyasal akla dönüştürebilme kabiliyetidir.
Türk gençliği test ile tost arasına sıkışmış, 5 şık arasına hayallerini sığdırmak zorunda kalmış, sınavdan sınava koşup puan biriktiren, sertifika kovalarken hayatı kaçıran bir gençlik olmamalıdır.
OKUL SALDIRILARI
Okul saldırıları çok yönlü ele alınmalı. Sığ ve yüzeysel değerlendirmelerle geçiştirilemez. Yalnızca ceza hukukunun konusu değildir.
Evlatlarımız, geleceğimiz dijital bir kuşatma altındadır.
"BİZ MESELENİN KÖKÜNÜ KAZIYANLARDAN OLACAĞIZ"
Çözüm yalnızca okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisi değildir. Çözüm her yer konulan kameralar değildir. Mesele daha derindedir, mesele daha vahimdir. Biz meselenin kökünü kazıyanlardan olacağız. Bu mücadele günü kurtarmanın değil, geleceği inşa etmenin mücadelesidir.
Aile çocuğun ilk mektebidir, okul çocuğun ikinci evidir, devlet çocuğun en geniş himaye çatısıdır. Bu halka arasında bağ zayıflarsa çocuk yalnızlaşır. Yalnızlaşan çocuk kendini sanal kalabalıkların içinde arar. O kalabalıklar ise her zaman masum bir arkadaşlık zeminini sunmaz. Yapılması gereken onları dinlemek, anlamak, yönlendirmektir."
SÜRECEK