Depremin etkilerini en aza indirebilmek için alınması gereken önlemleri TBMM Genel Kurulu'nda anlatan MHP eski bakan, ülkemizin deprem kuşağı üzerinde bulunduğunu ifade etti. Bayındırlık ve İskân Bakanlığının deprem bölgeleri haritasına göre topraklarımızın yüzde 99'unun, nüfusumuzun da yüzde 95'inin deprem bölgesi içinde kaldığını belirten Tanrıkulu, büyük sanayi bölgelerininde yüzde 98'inin, barajların yüzde 93'ünün deprem bölgesi altında olduğunu, TÜİK'in İzmir'e yönelik verilerinde ise çarpıcı rakamların ortaya çıktığını kaydetti.
Bunların başında İzmir şehir nüfusunun toplam nüfus içinde yaklaşık yüzde 91'inin şehir merkezinde yaşadığını, nüfus artış hızının binde 15, yıllık net göç aldığını, yaklaşık 30 bin civarında yıllık daire yapıldığını belirten Tanrıkulu, Aralık 2009'da yapılan afet sempozyumunda ise mevcut dairelerin yaklaşık yüzde 45'inin depreme dayanıklı olmadığının ortaya çıktığını hatırlattı.
İzmir'de on kadar irili ufaklı fay hattının bulunduğunu aktaran MHP'li vekil Tanrıkulu, "Aralık 2009'da İzmir'de düzenlenen Afet Riskini Azaltma Sempozyumu'nda dile getirilen ve İzmir'de pilot bölge olarak seçilen Manavkuyu, Karşıyaka ve Karabağlar'da belirli sayıda evlerin alınıp incelenmesi sonucu yüzde 45'inin risk altında olması tespitinin düşündürücüdür. Yine bu sempozyumun raporuna göre iskele ve limanların zemin sıvılaşması, zemin oturması gibi sebeplerden dolayı hasar görebilir. İzmir'deki içme suyuna ait altyapıların deprem şiddetinin en yüksek olduğu bölgelerden geçiyor. Bunun yanında 110 ilköğretim okulu, büyük risk altında." dedi.
Ayrıca şehrin ana halterlerinin olası bir depremde hasar göreceğini aktaran Tanrıkulu, şunları dile getirdi: "İzmir'in ana arterleri üzerindeki otoyollar, köprüler, viyadük bağlantıları sağlam değil. Muhtemel bir depremde buraları hasar görebilir. İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından 2000 yılında tespit buraları tek tek tespit edilmişti. İzmir'de muhtemel bir depremde can ve mal kaybını en aza indirebilmek için doğru ve yerinde tedbirlerin bir an evvel alınmasını, master planlarının hazırlanmasını ve önleyici ve engelleyici çalışmalar yönünden imar denetimine, 57'nci Hükümet döneminde çıkarılan yapı denetimine ağırlık verilerek, deprem şurasının derhal gerçekleştirilmesini gerekiyor. Bunun için de bir Araştırma Komisyonu kurulması gerekiyor." (CİHAN)