Ankara
MİA Başkanı Prof. Dr. Talha Köse'nin ön sözüyle başlayan ve 78 sayfadan oluşan rapor, analizler, çeşitli tablo, grafik ve haritalarla desteklendi.
Türkiye-Etiyopya ilişkileri ve tarihsel süreklilikten kapsamlı işbirliğine dayanan sürecin ele alındığı çalışma, 7 bölüm ve sonuç kısmından oluşuyor.
Rapordaki başlıca konuların arasında Etiyopya'nın siyasi, ekonomik ve sosyal görünümü, Osmanlı Devleti'nin Habeşistan politikası, siyasi, ekonomik ve askeri işbirliği, eğitim, kültür ve kamu diplomasisi ile Afrika Boynuzu'nda jeopolitik rekabet ve Türkiye konuları dikkati çekti.
Raporda, Afrika Boynuzu'nun son yıllarda uluslararası sistemin en dinamik ve kırılgan bölgelerinden biri haline geldiği belirtildi.
Kızıldeniz'den Hint Okyanusu'na uzanan bu coğrafyanın, enerji arz güvenliği, ticaret hatları, terörizmle mücadele, göç ve deniz güvenliği gibi küresel meselelerin kesiştiği bir jeopolitik düğüm noktası olduğu aktarılan raporda, Etiyopya'nın bölgenin merkezinde yer alan konumu ve sahip olduğu demografik, diplomatik ve jeostratejik kapasitesiyle Türkiye'nin Afrika politikasında öne çıkan ülkelerden biri olduğuna işaret edildi.
Afrika Boynuzu küresel rekabetin merkezi oldu
Raporda, Afrika Boynuzu'nun küresel ticaret yolları, enerji arz güvenliği ve askeri rekabetin kesiştiği bir bölge olarak uluslararası sistemde giderek daha merkezi bir konum kazandığı ve bölgenin jeopolitik konumunun küresel aktörler açısından stratejik önem taşıdığı vurgulandı.
Etiyopya'nın Afrika Birliği'ne ev sahipliği yapması, nüfus büyüklüğü ve diplomatik etkinliğiyle öne çıktığı, bu özelliklerinin Etiyopya'yı Türkiye açısından stratejik bir odak ülke haline getirdiği kaydedildi. Ayrıca, Afrika Boynuzu'nun küresel rekabetin yoğunlaştığı alanlardan biri haline geldiği, Türkiye'nin bu coğrafyada artan görünürlüğünün stratejik çerçevede değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Etiyopya'nın çok boyutlu güvenlik yaklaşımı benimsediği ve iç güvenlik ile dış tehditler arasında denge kurmaya çalıştığı aktarıldı.
Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin tarihsel temelleri
Raporda, Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin Osmanlı dönemine kadar uzandığı, modern dönemde ise 2005'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Etiyopya'ya gerçekleştirdiği ziyaretin ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olduğu belirtildi. Bu ziyaretin Türkiye'nin Afrika açılımı politikası çerçevesinde değerlendirildiği vurgulandı.
Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli ölçüde geliştiği, ülkede Türk tekstilci ve müteahhitlerin aktif rol üstlendiği, savunma sanayisi alanındaki işbirliklerinin de ilişkilerin derinleşmesine katkı sunduğu kaydedildi.
Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve bölgesel etkisi
Raporda, Türkiye'nin Etiyopya ile Somali arasındaki gerilimi yatıştırmada önemli rol üstlendiğinin altı çizildi. Türkiye'nin dengeli ve çok boyutlu diplomasi yürütme kapasitesi sayesinde sürecin yumuşatılmasına katkı sağladığı, 2024'te imzalanan Ankara Bildirisi'nin bu çabaların somut sonucu olduğu vurgulandı. Türkiye'nin Afrika Boynuzu'nda güvenilir ve dengeleyici bir aktör olarak konumunu güçlendirdiği belirtildi.
Türkiye'nin Etiyopya-Somali-Cibuti hattında çok taraflı bir mekanizmanın şekillenmesinde kolaylaştırıcı rol üstlendiği, Türkiye'nin bu süreçte stratejik bir paydaş konumuna geldiği ifade edildi.
Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin geleceği ve stratejik perspektif
Raporda, Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin karşılıklı fayda, eşit ortaklık ve çok boyutlu işbirliği ilkeleri üzerine inşa edildiği, bu ilişkinin klasik donör-alıcı modelinin ötesine geçtiği, Türkiye'nin insani diplomasi, kalkınma yardımları ve savunma işbirlikleriyle bu yaklaşımı desteklediği bildirildi.
Etiyopya'nın bölgesel operasyonlardaki birikimiyle Türkiye'nin kapasitesinin birbirini tamamladığı, bununla birlikte iç güvenlik kırılganlıkları ve bölgesel rekabet ortamının risk alanları oluşturduğu, bu risklere rağmen ilişkilerin daha da derinleştirilmesinin mümkün olduğuna işaret edildi.
Raporda, Türkiye'nin Afrika vizyonunun barış, istikrar ve kalkınmayı birlikte ele alan bir yaklaşıma dayandığı, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'nda dengeleyici ve sürdürülebilir bir aktör olma hedefini sürdürdüğü aktarıldı.
AA