Ekşi, Rize Gazeteciler ve Muhabirler Derneği'nde konu ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye'nin, artan nüfusu, büyüyen ekonomisi ve artan enerji ihtiyacı için ülkenin su kaynaklarını kullanma konusunda bir politikayı uygulamaya koyduğunu hatırlatan Ekşi, nin enerjide dışa bağımlılığın önlenmesi adına binlerce HES'lerin yapıldığını ancan denetimsizlik sonucu çevre ve canlı yaşamına büyük zararlar verildiğine dikkat çekti. Ekşi, ''Dereler, nehirler özel şirketlere satılıyor. Ancak biz bölgenin eğitim, sağlık turizm aksında büyümesini arzu ediyoruz. Ülke genelinde planlanmakta olan 2 bin civarında HES'in 2023 yılında faaliyete geçmesi ile o günkü enerji ihtiyacının ancak yüzde 8'i karşılanabilecek.'' dedi.
HES'ler nedeniyle dere yataklarının daraldığını, havza planlaması yapılmadan lisans alan projeler nedeniyle derelerin kuruma aşamasına geldiğini savunan Ekşi, ''Kuruyan dereler, bir yıkım projesidir. İnsanların yaşam alanları, milletimizin tarihi yok edilmek istenmektedir. EPDK verilerine göre Rize'de planlanan 80'e yakın HES projesi ile dereler 850 kilometre boyunca tünellere alınacak. Bu da derelerin kuruması anlamına gelir. Bu nehirlerin sonu olacaktır. Bunları dikkate alan insani ve vicdani yaklaşım istiyoruz.'' diye konuştu.
HES'lerden elde edilecek olan enerjiye kimsenin karşı olmadığını da sözlerine ekleyen Ekşi, şunları kaydetti: ''Ancak derelerdeki yaşama zarar verilirse biz de bunu mahkemeye veririz. İkizdere vadisinde yapılması planlanan Demirköy HES projesi, mahkemece iptal edildi. Başbakan Erdoğan'ın açacağı Cevizlik HES'de de birçok sorun var. ÇED raporuna aykırı olarak tünellerden çıkartılan malzeme dere yataklarına boşaltıldı. Şalt sahası ÇED raporunda yer verilmeyen köy alanının ortasına yapıldı. Bundan dolayı 200 kişi mahkemeye başvurdu. Cevizlik HES kısa süre önce deneme üretimine başladı. Bunun sonucu olarak da dereye verilen suyu can suyu dışında kesti. Geceleri ise hiç su verilmiyor. Ama bölgeye hafta sonucu bakanlar gelecek, başbakan gelecek diye dereye bırakılan su miktarını artırdılar. Yapılan iş su korsanlığı, dere soykırımıdır. Cevizlik HES ile ilgili açtığımız dava Danıştay'da görüşülecek. Bu nedenle davalık olan bir yerin açılışının yapılmasını yasal olmadığını düşünüyoruz.''
