Mimarlar Odası Adana Şubesi'nce Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen, "Toplum ve Mimarlık/ Kentlilik Kültürü, Kentli Hakları ve Mimarlık" konulu panelin açılışında konuşan Tuna, kentlerin mimari örgüsünün orada yaşayanların davranış biçimiyle şekillendiğini anlattı. Daha iyi yaşam kalitesi arayışı ile şehir dışına yayılma olgusunun, beraberinde yeni sorunları getirdiğini vurgulayan Tuna, "Kentlerin sahipliliği yitirilmekte, toplumsal yabancılaşma ve izolasyona, motorlu trafiğin hâkimiyetine terk edilmektedir. Sokağın yaşanabilir sosyal bir mekân olarak kaybı, orada güvensizliği ve bozulmayı da beraberinde getirmektedir." dedi.
'Kentlilik bilinci' kavramını kişinin yaşadığı yerle bütünleşmesi, dolayısıyla oraya karşı sorumluluk duyması olarak tanımlayan Tuna, "Kentli hakları, en iyi yaşam koşulları, trafik, dinlence, çalışma" gibi gereksinimlerin Mayıs 2008'de yenilenen Avrupa Kentsel Şartı'nda yer aldığını belirtti. Yerel yönetimlerden sağlık koşulları, çevre ve atık yönetiminin sağlanması beklendiğini ifade eden Bülend Tuna, şöyle devam etti: "Toplum, barınmanın gereksinim olmasının yanı sıra bir hak olduğunun yeterince farkında değil. Bireyler güçleri oranında yaşam alanlarının bir bölümünün niteliğini belirleme ve kalitesini değiştirme imkânına sahiptir. Bu karşılık toplumun ortak alanları artık kişisel tercihlere bağlı kalmamaktadır. Şehirde yaşamı paylaştığı diğer insanlar, onların verdikleri kararlar, yöneticilerin de yer aldığı karışık bir mekanizma ortaya çıkmaktadır."
DURAK: ÇİRKİN KENTLEŞMEDE HERKES SORUMLUDUR
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ise kentte ortaya çıkan çarpık yapılaşma görüntülerinden herkesin sorumlu olduğunu belirtti. 1950'li yıllarda Adana'da 'kent kültürünün' daha belirgin olduğuna dikkat çeken Durak, 1989 yılında belediye başkanı seçildiğinde mecliste 16 adet seyyar tablacı üyenin yer aldığını aktardı. Adana'nın, en fazla beyin göçü veren illerin başında yer aldığını vurgulayan Durak, kent kültüründen yoksun insanların genellikle Çukurova'yı tercih ettiğini kaydetti. Gelen insanları 'şehirlileştirmenin' zorluğuna işaret eden Durak, "Devlet nüfus yoğunluğuna göre kaynak veriyor. Nüfusu artmayan yerlerle göç alan bölgeler bir olur mu?. Örneğin; Ankara Beypazarı'nın nüfusu artmadığından belediye başkanı eski yapıları bir bir restore ediyor. Ama hızlı göç alan Osmaniye'de belediye başkanı ne yapacak?. Sorunlar çok farklı." diye konuştu. Seyhan Belediyesi'nin son 10 yılda 5 bin yapı ruhsatı verdiğini anlatan Durak, bu ruhsatların bin 200'nün iki bürodan geçtiği söyledi. Durak, "Teksir makinesi olsa bile, bunları onaylamak, zaman alır. Bu nasıl iştir? Benim bilmediğimi bu arkadaşlar ne kadar becerikliymiş de bütün projeler orada üretilmiş. Öbür arkadaşlarımız neden dışarıda boş dolaşıyor." ifadesini kullandı.
Durak, çirkin yapılaşmanın sorumluluğun her kesin sırtında olduğunu sözlerine ekledi.
Adana Vali Yardımcısı Fikret Deniz ise kentlerin sorunlarında çok sebep ve sonuçların bulunduğunu vurguladı. Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Bekir Kamışlı da insanlığın daha iyi bir geleceğe 'kent kültürü ve kentli haklarının' geliştirmesiyle ulaşabileceğini söyledi. Mimarlık mesleğinin sözü edilen kavramlarla içi içe girdiğini hatırlatan Kamışlı, kentlerin sorunlarını planlı konut, trafik kaosu, gürültü kirliliği, işsizlik, yoksulluk, eğitimsizlik şeklinde sıraladı. Açılış konuşmalarından sonra panel bölümünde ise Doç. Dr. Emre Madran, Feridun Duyguluer, Prof. Dr. Ahmet Eyüce, Dr. Serpil Özaloğlu ve Doç.Dr. Asuman Türkün birer sunum yaptı.
(CİHAN)

