Kışla Meydanında bir araya gelen 20 bin kişi 7 kilometre uzaklıkta bulunan Atatürk Mahallesi'ndeki miting alanına kadar yürüyerek barajları protesto etti. Yurt içi ve yurt dışından, otobüslerle sabah saatlerinde Tunceli'ye gelen çok sayıda çevreci, buradan miting alanına doğru hareket etti.
Çok sayıda aydın, yazar, sanatçı ve vatandaş, Tunceli'de yapılması planlanan barajların çevreye ve insan sağlığına zarar verdiği gerekçesiyle barajların durdurulmasını istedi.
Sanatçı Ferhat Tunç, Mikail Arslan, milletvekili ve ilçe belediye başkanlarının da katıldığı yürüyüşte sık sık, "Munzur'a uzanan eller kırılsın, Munzur'da barajlara hayır" sloganları atıldı. Son dönemde en büyük katılımın sağlandığı barajlara hayır mitinginde, yapımı sona eren ve suyu tutulan Uzunçayır barajı ıslık ve sloganlarla protesto edilen yürüyüş, renkli görüntülere sahne oldu.
Yürüyüş kortejine bir vatandaş yürüyüşe at ile eşlik ederken, Musa adındaki Nijeryalı genç ise elinde "Munzur'da baraj istemiyoruz" dövizi ile yürüyerek, barajları protesto ettiğini söyledi.
Çok sayıda esnafın kepenklerini kapatarak destek verdiği eylemde, miting süresince taksi ve dolmuşlar da kontak kapattı. Yürüyüşün ardından miting alanına gelen kalabalık, polis aramasında kendilerini aratmak istemeyince polis ile kısa süreli gerginlik yaşadı.
Gerginlik, tertip komitesinin araya girmesiyle sona erdi. Miting alanında ilçe belediye başkanlarıyla, kürsüye çıkarak konuşma yapan Tunceli Belediye Başkanı Edibe Şahin, Tunceli vadisi üzerinde yapılması düşünülen barajların doğaya ve kültüre zarar verdiğini belirterek barajların yapımına karşı olduklarını söyledi. Şahin, "Bizler bütün bunların bilincinde olanlar, kendi topraklarımızla, kendi doğamızla barışık yaşamak istiyoruz. Kendi kültürümüzü yaşatmak ve çocuklarımıza miras bırakmak istiyoruz. Bun nedenle Dersim'de doğa katliamıyla insansızlaştırılmaya hayır diyoruz" şeklinde konuştu.
Şahin'in konuşmasının ardından söz alan İnsan Hakları Derneği Tunceli Temsilcisi Avukat Barış Yıldırım da Munzur üzerinde yapılmak istenen barajlara dur demek ve Munzur vadisinin sit alan ilan edilmesi için hukuksal mücadelelerine sonuna kadar sürdüreceklerini söyledi.
Yıldırım, "Munzur vadisinin kurtuluşun tek yolu sit alanı olmasıdır. Munzur vadisi sit olmayı fazlasıyla hak ediyor. Zira hukuksal olarak fazlasıyla ilginç özelliklere ve güzelliklere sahip ve aynı zamanda ender bulunan bir doğa alanı, biz Kültür ve Turizm Bakanlığına aleyhine dava açtık. Elazığ müze müdürlüğünün hazırladığı raporda da Munzur vadisinin sit alanı olması gerektiği belirtiliyor." dedi.
Miting, konuşmaların ardından düzenlenen müzik dinletisiyle son buldu. (CİHAN)

