Yazar Ahmet Günbay Yıldız, Özel Rafet Kahraman Liseleri'nin davetlisi olarak geldiği okulda öğrencilerle sohbet edip, kitaplarını imzaladı.
Usta yazar Yıldız, Özel Rafet Kahraman Liseleri öğrencilerine nasıl yazmaya başladığını anlatırken, "Ben ilkokul üçüncü sınıfta yazmaya başladım. Öğretmenim arkadaşlarıma şiir okumaları için şiirler verdi, bana vermedi. Ben de çok okumak istiyordum. O zaman elektrik yok, gece ders çalışırken ocakta çıra yakıp ders çalışıyorduk, bende çıra ışığında yetmiş mısralık şiir yazdım, sabaha kadar ezberledim. Ertesi günü törende arkadaşlarım şiirlerini okuduktan sonra ben de çıkıp şiirimi okudum. Tören bittikten sonra öğretmenim bana şiiri hangi kitaptan yazdığımı sordu ve ben kendim yazdım dedim, bana bir tokat atarak yalan söyleme dedi. Tekrar sordu ve yine tokat attı, üçüncüde kurtulmak için sessiz kaldım. Öğretmenimi benim yazdığıma inandıramadım." ifadelerini kullandı.
Yıldız, ilkokul beşinci sınıfı Ankara'da okuduğunu ve sınıfa ilk gittiğinde köy ağzıyla konuştuğu için öğretmeni tarafından sınıftan kovulduğunu vurgulayarak, "Ağlayarak dışarı çıktım ve okul müdürüyle karşılaştık. Okul müdürü neden ağladığımı sorunca ben de 'öğretmenin beni sınıftan kovdu dedim. Müdür elinden tutarak sınıfa götürdü beni ve öğretmenin beni kovmasının sebebini öğrenince öğretmene; 'hoca hanım, sen çantanı al git, sen öğretmenlik yapamazsın' dedi. Müdürün yardımı ve desteğiyle okulu bitirdim ve yazarlıktan ilk kazancım ise, Menderes'in uçağının düşmesi üzerine yazdığım destansı şiirin basılıp binlerce satmasıyla oldu. O zaman babamın maaşının tam iki katını kazandım." şeklinde konuştu.
Ahmet Günbay Yıldız, ilk eseri olan 'Çiçekler Susayınca'yı 22 yaşında yazdığını belirterek, yazmanın çok okuma ile başarılabileceğini söyledi.
Öğrencilere yazmaya başlamaları için ilk önce günlük tutmalarını tavsiye eden yazar, "Kitabı okuyup bitirmek okumak değildir, kitabı okuyunuz ve yazarın gözünden kaçan yerleri ben olsaydım şöyle yazardım deyip oraları not alın, bu size ufuk açar. Bazıları kitabı okurken atlayarak okuyor, atlayarak okursanız hiçbir şey anlamazsınız. Yazmak istiyorsanız gece yazın, gece sessiz ve sakin, düşünerek güzel şeyler yazabilirsiniz." şeklinde tavsiyede bulundu.
Ardından öğrenciler yazara merak ettikleri konularda ilginç sorular yöneltti.
Bir öğrencinin "En çok sevdiğiniz kitabınız hangisi?" sorusunu Ahmet Günbay Yıldız, "İleride evlendiğinizde çocuklarınız olacak size hangisini çok seviyorsunuz sorduklarında hepsini dersiniz, bende bütün kitaplarımı seviyorum." şeklinde cevapladı.
Başka bir öğrencinin "Yazmaya nasıl başlarsınız, bir his mi gelir?" sorusuna ise Yıldız, "Bir anda gelir ve o anda yazmalısınız, yoksa unutursunuz." cevabını verdi.
"Yarım kalan romanınız var mı?" sorusu üzerine Yıldız, "Yarım bir romanım var, on yıldır yetim bir çocuk gibi bekliyor." dedi.
Özel Rafet Kahraman Liseleri öğrencileri ise kitapları ile büyüdükleri ünlü yazarı bir anda karşılarında görünce büyük bir sevinç yaşadı.
Duygularını dile getiren öğrenciler, etkinliği düzenleyen okul yönetimine teşekkür ederek, bu tür programların daha sık yapılmasını istedi.
Öğrencilerden Sümeyye Atalay, "Okulumuzun bu tür aktiviteler yapması çok güzel, bize yazarları ve değerli eserlerini tanıtıyorlar. Kitabını okuduğum yazarı karşımda görünce çok şaşırdım." dedi.
Tuba Yonat ise, "Sanki kitapları değil de, o kitapların diliymiş gibi hissettim, canlı bir kitap gördük." şeklinde konuştu.
Öğrencilerden Yeşim Özlü de, "Yazarlık konusunda bize ufuk açtı, yazarı dinledikten sonra kitap yazmaya karar verdim. Her zaman kitaplardan bir şeyler öğreniyorduk şimdi canlı bir kitaptan öğrendik" şeklinde duygularını dile getirdi.
Sevilen yazar Ahmet Günbay Yıldız, okulda kitaplarını imzalarken, kendisine çiçek hediye eden öğrencilere, "Sizler zaten birer çiçeksiniz." şeklinde karşılık verdi.
(CİHAN)
