İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonun “siyasi” olduğu yönündeki işaretler artıyor. İlki genel seçimlerin hemen öncesinde gerçekleşen belediye operasyonunun ikinci dalgasında 44 kişi gözaltına alındı. İlk 2 günde nöbetçi hâkim İsmail Şahin’in karşısına çıkan bürokratların büyük bölümü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak bu süreçten sonra Şahin, aniden rapor aldı. Gözaltına alınanlardan geri kalanlar da bu sırada, “tutuklanması istemiyle” mahkemeye gönderilmişti. Ancak mahkemeye yeni bakan hâkim serbest bırakılmalarına karar verdi.
Operasyonun siyasi olduğunu savunanlar, Şahin’in, Erzincan’daki Ergenekon soruşturmasında şimdi Denizli Milletvekili olan İlhan Cihaner’in makamının ve evinin aranması emrini ve sonrasında tutuklama kararını alan nöbetçi hâkim olduğunu anımsatıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, bu göreve seçilmeden önce Şahin’i “hamiline arama belgesi verdiği” gerekçesiyle suçlamıştı. Kılıçdaroğlu, Şahin’in, birinde isim yazılı diğeri boş iki arama belgesine imza attığını ileri sürmüştü.
“Operasyon siyasi” diyenlerin bir başka dayanak noktası da, “açılım” sürecinde PKK’lilerin yurda girişinde yaptığı görev nedeniyle bazılarının “Habur savcısı” olarak andığı eski Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak. Onun İzmir Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanmasının ardından belediyenin hedef tahtasına oturtulduğu iddia ediliyor.
‘Hâkimler ve savcılar yine ayarlanmış’
Bu iddiayı en net biçimde CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin dile getirdi. İzmir’de yaşananların tesadüf olamayacağını vurgulayan Tekin, “Habur’da PKK’lilerin Türkiye’ye girişinde rol alan Savcı Durdu Kavak, bir süre önce İzmir’e atandı. Emniyet müdürlüğünde de son operasyondan önce bazı görev değişiklikleri oldu. Bu kadarı da tesadüf olamaz herhalde. Emniyette görev değişiklikleri oluyor, Habur savcısı Durdu Kavak İzmir’e geliyor ve belediye iki kez basılıyor. Bunlar yargının ne hale getirildiğini de gösteriyor. Hatırlanacağı üzere, kamuoyuna yansıyan bazı görüşmelerde, MİT ile PKK’nin görüşmesinde ‘Habur’da savcılar ayarlandı, hâkimler ayarlandı’ deniliyordu. Görüyoruz ki, savcılar hâkimler yine ayarlanmış” dedi.
‘Özel yetkili’ ataması
Operasyona ilişkin iddialardan biri de savcılara yönelik. İlk operasyonu gerçekleştiren savcı Mehmet Sait Demiröz, sonrasında Yargıtay üyeliğine seçilmişti. İkinci operasyondan bir gün önce de özel yetkili savcılarda değişikliğe gidildiği ileri sürüldü. Buna göre özel yetkili savcılar Faruk Çalışkan ve Fatih Genç görevden alındı. Yerlerine Birol Cengiz ve Zafer Kılıç atanarak operasyon başlatıldı.
CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, bu süreçte yaşanan “trafik” göz önüne alındığında operasyonun siyasi olduğunun kanıtlandığını söyledi. Yüksel, “Habur Savcısı’nın İzmir’e gelişi ve operasyon sürecindeki açıklamaları, hâkim değişiklikleri, savcı değişiklikleri... Bu doğrudan İzmir’i cezalandırma anlayışıdır. AKP, Türkiye’de demokrasiyi kaldırmak hedefinde epeyce yol aldı. Anlaşılan ülke genelinde demokrasiyi tamamen kaldırmak için İzmir’i pilot bölge seçtiler” dedi. Yüksel, operasyonun siyasi yapısından yeni “dalgaların” geleceğinin anlaşıldığını da ileri sürerek “Seçime kadar her 2-3 ayda bir operasyon yaparak bizi yıpratmaya çalışacaklar” diye konuştu.
Savcılardan itiraz
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonun ardından gözaltına alınan 15 kişinin mahkeme tarafından tutuksuz olarak yargılanmak üzere salıverilmesine ise savcılardan itiraz geldi. Özel yetkili savcılar, 1 haftalık itiraz süresini beklemeden, 15 kişinin tamamının tutuklanması istemiyle bir üst yargı organı olan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu.
HAKAN DİRİK/Cumhuriyet