Türkiye'de tarım ürünlerinde eskiden beri var olan, adına kapora denen, ama aslında bir tür tefecilik olan sistemin var olduğunu belirten Ordu Belediye Başkanı Torun, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bu sistemin fındıkta da uygulandığını ifade etti. Bu sistem sebebiyle birçok insanın göç etmek, birçok insanın, tarlasını-bağını, bahçesini satmak zorunda kaldığını aktaran Torun, "Burada veren mi suçlu alan mı suçlu? Bu bir tartışma konusu, ama bir geçek. Sonuçta bu kolay para kazanma biçimi sermaye birikimi oluşturmadı. Para parayı kazandı ve bu insana çok kolay geldi. Bu nedenle başka bir üretim biçimi arayışına gidilmedi." dedi.
Türkiye'de Çorum, G.Antep, Kayseri, Denizli gibi birçok örneğe bakıldığında birden çok işadamının bir araya gelerek bir sermaye birikimi sağladığına dikkat çeken Torun, şöyle konuştu: "Bunlar bir yandan yatırım, üretim, istihdam ve marka çıkarmak için sermaye birikimi sağlarken, diğer yandan sektörler bazında kendi aralarında dağılmışlar. Ordu'da ise fındığa dayalı bir şey var, sektör dağılımı yok. Baktığınızda elle tutulur bir çikolata sektöründe Sağra var, sunta sektöründe Çamsan var. Sağra yeni gelişmeye başladı. Çamsan aynı noktada kalmış, örneğin bir mobilya sektörüne geçememiş."
Çamsan'ın üretim yaptığı zamanlarda bugün Türkiye'nin en büyük mobilya imalatçılarından biri olan İstikbal'in mal alabilmek için sıraya girdiğinin hep anlatıldığını kaydeden Torun, "Orada insanlar bir araya gelmiş, bir sermaye birikimi oluşturmuş. Ama Ordu'da insanlar tamamen fındığa dayalı kalmış. Üreticiye para verilmiş, faizle para verilmiş. Daha sonra buna karşılık fındığı alınmış. Böyle bir yapı, böyle bir sistem içine girilmiş. Bu şekilde bir döngü içinde kalmışlar, hiçbir zaman bir arayışa girmemişler. Ve bu döngü maalesef bizi geri planda bırakmış." şeklinde konuştu.
Ordu'yu geri bırakan bu döngünün birçok insanı yerinden yurdundan ettiğini de aktaran, aynı zamanda bir iktisatçı olan Başkan Torun, sözlerini şöyle tamamladı: "Çoğu insanımız bu şekilde mağdur olmuş. Ama sonuçta bu sistem ne alana ne verene yaramış. Sonuçta bu kolay para kazanma biçimi, bu risksiz kazanma biçimi. Diğer türlü siz para kazanmak için bir işletme kuracaksınız, işçi istihdam edeceksiniz, vergi vereceksiniz, elektrik kullanacaksınız. Bunların belli bir riski var, ama paradan para kazanmak daha kolay. Belki o günün şartlarında ilerisi düşünülmemiş, yettiği sanılmış. Ama bugüne gelindiğinde bu döngünün, tefeciliğin Ordu'yu getirdiği yer kocaman bir boşluk, kocaman bir fiyaskodur." (CİHAN)