ORİŞAD Başkanı Yılmaz, meslek liselerinin iş hayatına insan hazırlayan bir fonksiyonu yerine getirdiğini belerterek, "Buralarda çok önemli eğitim veriliyor. Buradan yetişen bir kişi isteğine göre ara eleman, imalatçı, ihracatçı ve tüccar olur. Ama bunları olma yolunda ilk adım buralarda atılıyor. Meslek liseleri olmaz ise olmaz. Türkiye bu konularda geç bile kaldı denebilir. Yıllar önce Almanya'ya gidenlere 'çocuğunuz ne okuyor' diye sorduğumuzda meslek okuyor cevabı alırdık. Onlar bu şekilde bir seviyeye geldi, gelişimlerini sağladı. Türkiye'de ise meslek liseleri tartışma konusu. Tartışılacak bir şey yok, meslek liseleri olmalı, önleri açık olmalı." dedi.
İş hayatında olanlar için sermaye kadar önemli bir başka konunun yetişmiş eleman olduğunu aktaran Yılmaz, "Bu okullarda son 10-15 yıl içinde gerileme oldu. Bunda bu okulların önünün kesilmesinin payı önemli etken. Bir de öğrenciler önlerinin kapalı olmasından dolayı yani üniversiteye giremeyecek olmalarından dolayı kendilerini aktif hale getiremiyor, kendilerini okula veremiyor. Halbuki böyle olmamalı. Buralarda yetişerek iş hayatına girenlerin daha az hata yapacağını, daha çok doğruları yerine getireceğini düşünüyorum. Çünkü bunun temel eğitimini alıyorlar." şeklinde konuştu.
Türkiye'de insanların hem vasıfsız hem de işsiz olduğunun altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu çok kötü bir durum, bugün bu boşluğu kapatma adına bizler de, dernekler de meslek kursları açıyor. Ama bir yere kadar oluyor. Hem inancını bilmek hem de bilim bilmek isteyenlere bir engel konulmamalı. Onlar için üniversite kapıları açık olmalı, kapanmamalı. İmam hatip okullarının önünü almak için meslek liseleri feda ediliyor. Oysa eğitimde fırsat eşitliği olmalı, sırf dinini öğreniyor diye insanlara buğz edilmemeli." (CİHAN)