Yaklaşık 15 yıldır humus ve bakla ezmesini Antakyalılara sunan Ketremizgil, İsrail'in humus konusunda bir sahiplenme içine girmemesi gerektiğini söyledi.
Humusun anavatanının kesinlikle Lübnan olduğunu vurgulayan Ketremizgil, kendisinin de Antakya'da bu işe başlamadan önce Lübnan'da 10 yıl boyunca humus üzerine eğitim aldığını hatırlattı.
Humusun Lübnan'da doğup, Antakya'da büyüyüp geliştiğini dile getiren Ketremizgil, Antakya mutfağının önemli lezzetlerinden biri olan Humus'un faydalarını şu şekilde sıraladı: "Yoğun besin değeri olduğundan sivilcileri gideriyor. Cildi güzelleştirici ve ısıtıcı etkisi var. Akciğerlerin en iyi besindir. Diş ağrısını geçirebilir. Besin değeri bakladan daha fazla olduğundan sırt ağrılarına, ödem karaciğer ve dalak kanallarına yararlıdır."
Humus'un uzun süre tok tutucu bir özelliğe sahip olduğunu da kaydeden İbrahim Ketremizgil, Lübnan'daki meslek bakla ezmesinin de Mısır çıkışlı olduğunu, Firavun dönemine kadar dayandığına ifade etti.
Humus ustası İbrahim Ketremizgil, Mısır'daki piramitlerin yapılma aşamasında işçilere günde tek öğün bakla ezmesi yedirildiğini, bu şekilde işçilerin gün boyunca sürekli çalışıp hiç acıkmadıklarını aktardı.
Ortadoğu'da humus tartışmaları İsraillilerin Ortadoğu'da 40 nohut çeşidinin mevcut olduğunu ve en kaliteli nohudun İsrail'de yetiştirildiğini öne sürmesiyle başladı. Lübnanlı aşçılara göre ise nohut kadar, tahin de önemli.
(CİHAN)
