Taksicilik yaparken karşılaştığı tehlikeler sebebiyle savunma sporuna ilgi duyduğunu anlatan Talaz, spora, gençlik yıllarında güreşle başladığını söyledi. Bu sporu üniversiteli gençlere de öğrettiği için mutlu olduğunu belirten Hasan Talaz, "Taksicilik yaparken, bir gün üniversitedeki öğrencilere ders vereceğim aklıma gelmemişti. Daha önceleri Çankaya Spor Kulübü'nde Jiu-Jitsu dersi veriyordum. Buradaki öğrencilerimden biri, daha sonra İEÜ Spor Kulübü'nün başkanı oldu. Okul yönetimine beni tavsiye etmiş, teklif geldi ve ben de değerlendirdim. Hiçbir zaman şoförlüğü bırakmayı düşünmedim. Gündüzleri şoförlük yapıyorum, akşamları da ders veriyorum." dedi.
Öğrencilerin, taksi şoförü olduğunu duyduklarında çok şaşırdığını aktaran Talaz, "Savunma tekniklerini bütün incelikleriyle öğrenenler, ani bir saldırı karşısında hem kendilerini kolayca korur hem de saldıranı etkisiz hale getirir. Bunun haricinde Jiu-Jitsu çalışanların kendine güveni artar, cesareti yükselir, iradesi güçlenir, fevkalade sağlıklı ve sıhhatli bir vücuda sahip olur." şeklinde konuştu. Jiu-Jitsu'nun kuvvetten çok bilgi, zeka ve maharete dayalı bir spor dalı olduğunu ifade eden Hasan Talaz, ufak tefek kimselerin bile bu teknikleri uygulayarak kendini savunabileceğini vurguladı.
JİU-JİTSU
Samurayların, silah kullanamadıkları zaman başvurduğu tekniklerden oluşan bir savunma sporudur. Bugün için harp halinde veya acil durumda nasıl hareket edileceğini öğreten, müsabakasız bir ruh ve vücut idmanıdir. Jiu-Jitsu'da 'atış', 'kırış' ve 'rakibi bir yerden bir yere nakletme' teknikleri çalışılır. Bunun dışında anatomik noktalara uygulanan ve 'atemi' adı verilen vuruş teknikleri de mevcuttur.
Modern Jiu-Jitsu, kişiye kendini savunmanın yanında sabır, karşısındaki kişiye davranışta incelik ve harp halinde veya acil durumlarda gerekli olan kendine güveni temin eder. Klasik Jiu-Jitsu'dan, 19. yüzyılın sonlarında bir müsabaka sporu olan Judo doğmuştur. (CİHAN)

