15 Şubat 2026
Altın 7075.06
BIST 12433.5
Dolar 43.7242
Euro 51.9199
Sterlin 59.5847
Ankara 10°C

Özal'dan Akgündüz'e: Doğu'nun Çözüm Yolu Bu Raporda Saklı; Ama Gel De Bunu Bizim Kafalara Anlat!

Özal'dan Akgündüz'e: Doğu'nun Çözüm Yolu Bu Raporda Saklı; Ama Gel De Bunu Bizim Kafalara Anlat!
Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, 'Doğu Raporu'nu zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın talebi üzerine hazırladığını söyledi. Topkapı Sarayı ve O

Topkapı Sarayı ve Osmanlı arşivlerinde yaptığı araştırmalar sonucunda Kürt isyanlarını değerlendiren 45 sayfalık raporu sunduğunu belirten Akgüdüz, raporun Özal tarafından nasıl karşılandığını şu sözlerle anlattı: "Mevcut durumlar karşısında çözüm çarelerini tavsiye ettim. Ve Rahmetli Cumhurbaşkanımız Özal'a takdim eyledim. Rahmetli Özal bu raporu okuduktan sonra beni aradı. 'Akgündüz Hocam, işte doğunun çözüm yolu bu raporda saklı. Ama gel de bunu bizim kafalara anlat' dedi."

Akgündüz, söz konusu raporunda, dinî değerlerin ve din birliğinin arka plana atılmasını Güneydoğu sorununun en önemli sebeplerinden biri olarak gösteriyor.

Ahmet Akgündüz, AK Parti hükümetinin başlattığı demokratik açılımlarla ilgili kendisiyle temasa geçmemesine ise üzülmüş. Açılımlara 'yüzde yüz' taraftar olduğunu belirten Akgündüz'e göre Türkiye demokrasiye doyarsa bütün meseleler çözülür. Fakat kırmızı çizgilerden de taviz verilmemesi gerek. Özellikle Osmanlı Devleti'nin Kürtlere otonomi verdiği yorumlarına karşı çıkan Akgündüz, "Osmanlı devleti hiçbir zaman askeryede, yargıda ve eğitimde hiçbir yere Kürtler veya Araplara bağımsızlık vermemiştir." dedi.

"TÜRKÇE'NİN RESMİ DİL OLMASINDAN TAVİZ VERİLMEMELİ"

Ahmet Akgündüz, Bediüzzaman Said Nursi'nin 'Türkî lazım, Arabî vacip, Kürdî caiz' yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Akgündüz, "Türkî lazım dediği Türkçenin resmi dil olması. Aksi takdirde devlet ortada kalmaz. Yani biliyorsunuz bunun Avrupa'da tek istisnası Belçika ve İsviçre; ikisi de sallanıyor." diye konuştu. Ahmet Akgündüz, Türkçe'nin resmî dil ve eğitim dili olmasından taviz verilmemesi gerektiğini savundu.

'Kürt açılımı' tabirinden çok rahatsız olduğunu ifade eden Akgündüz, "Kürt açılımı adı altında Kürtlere imtiyazlar tanınmasını gerektirecek yeni bir hak ve hürriyetler açılımına ihtiyaç görmüyorum; belki Anayasa'nın değiştirilerek Türk Devleti'nin tam bir demokratik devlet haline gelmesi gerekir" görüşünü savundu.

"AÇILIMIN REHBERLERİ İÇİNDE KARGALAR FAZLA"

Demokratik açılımın 'samimi ve içtenlikli' olduğunu belirten Akgündüz, bu konuda rehber konumundaki milletvekili ve teşkilatların ise bunu yapabilecek kapasitede olmadıklarını öne sürdü. Akgündüz, şu ifadeleri kullandı : "Korkarım ki içinde kargalar var. Kargaların götüreceği yer çok kötü bir mekandır. Lâşedir. Benim en büyük endişem budur. Demek ki iyi niyet yeterli değildir. Tarihte çok önemli devlet adamları ve idareciler kargalar yüzünden şiş kebabı yemek için iftara gider iken lâşe ile karşılaşmışlar."

Akgündüz, bu endişelerine rağmen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'samimi, vatanperver ve Allah'tan korkan' bir insan olması ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun hükümetteki varlığının kendisine ferahlık verdiğini belirtti.

EĞİTİM VE YARDIMLAR, PKK'YI ZAYIFLATTI

Prof. Akgündüz ayrıca, Diyarbakır'da 50'ye yakın sivil toplum örgütü ile bir araya geldiğini dile getirerek bir başka hususa dikkat çekti. Görüşmelerde sivil toplum temsilcilerinin eğitimin önemine vurgu yaptığını kaydeden Akgündüz şunları söyledi: "Eğer PKK zayıfladı ise bunun en büyük nedeni özel işadamlarımızın açmış olduğu özel kolejler, Kur'an Kursları ve benzeri eğitim kurumları olduğunu belirttiler. Hele hele kapı kapı dolaşılıp kurban ve zekat dağıtılması Doğu insanına 'Müslüman kardeş' kavramını yeniden hatırlatmış." (CİHAN)

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir