20 Ağustos 2026
Altın 6885.21
BIST 14279.05
Dolar 47.9484
Euro 56.1427
Sterlin 65.2353
Ankara 31°C

Perşembe'de Her Yıl Ağustos Ayında Sessizce Esenboğa Baskını Hatırlanıyor

Perşembe'de Her Yıl Ağustos Ayında Sessizce Esenboğa Baskını Hatırlanıyor
Uzun adı Ermenistan'ın Kurtuluşu için Gizli Ermeni Ordusu olan Asala'nın Türkiye'deki ilk eylemi olan Esenboğa Havaalanı baskınında hayatını kaybeden Kenan Kaya, Ordu'nun Perşembe ilçesinde ailesi tarafından hatırlanıyor. Her yıl ağus

Her yıl ağustos ayında Ordu'da bir hareketlilik olur. Telaşla bir yerden başka bir yere yetişmeye çalışan kimi zaman Almanya kimi zaman Fransa kimi zaman Avusturya plakalı araçlar çıkar. Bunları sayıları az da olsa Libya, Gürcistan, Azerbaycan gibi ülkeler izler.

Bunların yanı sıra daha çok İstanbul olmak üzere Ankara, Kocaeli gibi illerin plakasını taşıyan araçlar günün her saatinde dikkat çeker. Ordu çünkü göç veren yerdir. Ordu'da çünkü zaman fındık saatini göstermektedir. Gurbetten gelenler fındık başlamadan önce kimi zaman yakınlarını kimi zaman çocukluk arkadaşlarını kimi zaman da yaylaların, yukarı akan derelerin hasretini dindirmek için gece gündüz koşturmaca çıkınca, gelmedik kalmasın diye düğünler de bu tarihe denk getirilince böyle bir hareketlilik yaşar Ordu.

Her yıl ağustos ayında Perşembe'nin yamacına kurulmuş pencereleri Karadeniz'e bakan bir eve ise sessizlik çöker. Bu gün artık anneanne olmuş olan Nezahat Kaya, hissettirmemeye çalışsa da yıllar öncesine gider. O önce sayaları az da olsa bildiği dua okur ardından fotoğraf albümünü çıkarır.

Yetim yetişen çocuklarının torunlarını dizine oturtan Kaya, onlara önce Ermeni teröristler tarafından öldürülen dedeleri Kenan Kaya'nın resmini gösterir. Zaten fotoğraf albümündeki resimlerin sayısı çok azdır. Evlenerek yuva kurduklarında ekonomik durumları iyi olmayan Nezahat ve Kenan Kaya'nın düğün resimleri ise yoktur.

Babasını 8,5 yaşında kaybeden kızının oğlu ile Kenan ve Nezahat Kaya'nın artık epeyce sararmış birkaç resminin yanında bir iki siyah beyaz fotoğraf olan sonrasın da Kaya çiftinin çocuklarının düğün resimleri bulunan albüme bakmak çok uzun sürmez.

Her yıl ağustos ayanda Nezahat Kaya, kız kardeşini karşılamak için 7 Ağustos 1982'de gittiği Ankara Esenboğa Havaalanı'nda Zohrap Sarkisyan ve Levon Ekmekçiyan tarafından gerçekleştirilen saldırıda başından aldığı yaralar ile kaldırıldığı hastanede bir hafta diredikten sonra hayata 32 yaşında eşini bir başka hatırlar. Perşembe Öğretmen Okulu'nun gece bekçisi Kenan Kaya, uzun adı Ermenistan'ın Kurtuluşu için Gizli Ermeni Ordusu olan Asala'nın Türkiye'deki ilk eyleminde biri alman diğeri Amerikalı olmak üzere halatını kaybeden 9 Türk'ten biridir. Bugün Perşembe'yi ve Karadeniz'i yamaçtan gören bir sırttaki kabrinde yatan Kaya'yı Perşembe Öğretmen Okulu'nun ne de Ordu'da hatırlayan ise zaten yoktur. Onun örgütün Türkiye'deki ilk eylemine kurban gittiğini de.

"Biz zaten 9 yıl evli kaldık. O vefat ettiğinde çocuklarım 8,5, 5,5 ve 2,5 yaşındaydı. İşte Ankara'ya Hollanda'dan gelen kız kardeşini almak için gitmişti." diyen Nezahat Kaya, olanları şu sözlerle anlatıyor:

"Sabah kahvaltı yaptı, fındık zamanı olduğu için köye gidecekti. Bu sırada annesi geldi Ankara'ya isterse abisi yerine kendisinin gidebileceğini söyledi. Bunun üzerine hiç hesapta yokken hazırlandı. Bir arkadaşı ile Ankara'ya gitti. Burada biraz beklemişler. Bu sırada eşim ben bir sorayım demiş biraz ileri adım atmış. Bu sırada patlama olmuş başından yaralanmış. O arkadaşına ben vuruldum sen de bir şey var mı diye sormuş. Bu son sözleri olmuş. Hastaneye kaldırmışlar. Ben de burada çok bekledim ama gelmedi. Gelmeyince yola indim. Ankara arabalarının geldiği yere gittim. Belki gelir görürüm diye düşündüm. O da gelmeyince haber izlemek için eve geldim. Baktım ki bütün komşular bize gelmiş. Bana dediler ki 'biz size geldik yemek yiyeceğiz'. Ben tamam hoş geldiniz dedim ama elim kolum hiç kalkmıyor. İyi dedim onlara yemek yapmaya başladım ama ben dedim haberlere bakacağım. Meğer bütün mahalle olayı duşmuş ama benim televizyon izlem mi istemiyor. Onun için gelmişler ben onlara bir şeyler hazırlarken de saati geri almışlar. Ben bir yandan saate bakırken bir yandan yemek hazırlamaya çalışıyordum. Bir süre sonra kapı çalındı baktım ki bir komşu haberlere baktın mı diye sordu. Ben de geçirdim bakamadım dedim. O zaman Kenan öldü mü diye sordum. Yok dedi ama ağır yaralıymış. Bütün dünyanın karardığını biliyorum.

Daha sonra Ankara'ya hastaneye eşini görmeye gittim. Tabii bizimle konuşamıyordu. Gözleri de kapalıydı. Bak Kenan biz geldik diye uyandırdık. Gözlerini açtı. Konuşamadı ama gözlerinden yaşlar süzüldü. Bir süre ağladı. Sonra ben geldim. Cahillik tabi, kimsesizlik, garibanlık, fukaralık. Şimdiki aklım olsa gelir miyim? Bir zaman sonra da ölüm haberi geldi. Sonra cenazesini göre görmez ben kendimi havya attığımı biliyorum. Başka da bir şey bilmiyorum."

Nezahat Kaya, "Biz yoksul bir aileydik bir ev yaptırmak çocuklar için, onların eğitimi için çırpınmak hayalimiz vardı. Eşimi kaybettikten sonra ben bir yandan için daralması diğer yandan geçim derdi zaman zaman cinnet geçirip en iyisi önce çocukları sonra kendimi öldürmek diye düşündüm. Allah yardım etti sonra biraz toparladım. Çocukların geçimi için bir şeyler yapmaya çalıştım. Ben bir yandan hem fabrikalarda çalıştım ham da el işi yaparak ek gelir sağlamaya çalıştım. Çocuklarımın başında olamadım. Hep komşulara rica etmek zorunda kadım aman ağaca çıkmasınlar düşerler aman öyle emen böyle diyerek. Yetim çocuk yetiştirmek çok zor." diyor.

Ermeni asıllı gazeteci Hırant Dink'in ölüm haberini aldığında üzüldüğünü dile getiren Kaya, yakınlarının ve ailesinin acısını gayet iyi anladığını kaydediyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir