Birkaç gün önce başsavcılığa yakınlarıyla birlikte giden SA, doğu kökenli bir ailenin çocuğu olduğunu, 1999 yılında İzmir'de katıldığı terör örgütünden 2004 yılında kaçtığını, Türk adaletine sığındığını bildirdi. İfade veren SA, terör örgütüne katılan ağabeyine aşırı düşkünlüğü sebebiyle örgüte sempatiyle bakmaya başladığını ve o dönem faaliyet yürüten bir siyasi partinin İzmir teşkilatına gittiğini, burada 'Munzur' ve 'Seyit Rıza' kod adlı terör örgütü üyeleriyle tanıştığını anlattı. Partide tanıştığı kişiler aracılığıyla terör örgütünün Yunanistan'ın Lavrion bölgesindeki kampına götürüldüğünü ifade eden SA, burada bir yıl silahsız askeri ve siyasi eğitim aldığını bildirdi. Daha sonra İran'daki 'Xinere' olarak anılan bölgeye götürüldüğünü, bir yıl kalarak silahlı eğitim aldığını söyledi. Kampta tanıştığı 'Sinan' kod adlı İranlı bir örgüt mensubuyla aralarında duygusal yakınlaşma olduğunu, örgüt içinde buna izin verilmediği için 2004 yılında kaçtıklarını söyleyen S.A., İran'da resmî olmayan bir evlilik yaptıklarını ve iki çocukları olduğunu açıkladı. Tahran'daki 4 yıllık dönemde İzmir'deki ailesiyle irtibat kuran SA, çocukları yanındayken sahte pasaportla Türkiye'ye giriş yaptığını belirtti. İfadesinin sonunda ise, "Şu anda terör örgütü olarak gördüğüm PKK'ya kendi isteğimle katıldıysam da silahlı bir eylem yapmadım. Etkin Pişmanlık Kanunu'ndan yararlanmak istiyorum. Türkiye'ye getirdiğim ve nüfus cüzdanları bulunmayan 6 yaşındaki kızım ve 3 yaşındaki oğluma nüfus cüzdanı verilmesini devletimden istiyorum." dedi.
Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince ifadesinin alınmasının ardından S.A., İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na götürüldü. Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı tarafından da bilgisine başvurulan S.A., araştırmada herhangi bir suça katılmadığı belirlenince, TCK'nın 221/1 maddesi gereği Etkin Pişmanlık Yasası'ndan yararlandırılarak serbest bırakıldı. (CİHAN)