Kösedağ eteklerindeki yaylalarda arıcılık yapan üreticiler bu yıl oğul bereketi yaşıyor. Oğul sayısındaki artış baldaki üretimle ters orantılı olmasından dolayı bu yılki üretimin önceki yıllara göre azalacağı ifade ediliyor.
İlçenin Soğan Ovası Yaylası Gildanlı Çayırı'nda 20 yıldır hobi olarak bal üretimi yapan Aşağı Sarıca köyü sakinlerinden Zülal Gültekin, 100'ün üzerinde kovanı bulunduğunu söyledi. Haziran başında geldiği yaylada şu ana kadar 16 oğul aldığına dikkat çeken Gültekin, "Bir arının 1 kg balı yapabilmesi için 70 bin sorti yapar. Koloniden ayrılıp oğul yapan arılar en yakın yere konar ve orada 24 saat civarında kalır. Bu süre zarfında bizler alıp kovanlara koymazsak bulunduğu yerden 15–20 km ilerlerde bir yere konar orada konaklarlar. Oğulla ayrılan ana arı nereye giderse diğerleri de onu takip eder." dedi.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Veteriner Hekim İbrahim Ünlü, arıların oğul vermesinin çoğalmalarının bir ihtiyaç olduğunu ancak 1'den çok oğul vermenin ise bal verimini düşürdüğüne vurgu yaptı. Veteriner Ünlü sözlerine şöyle devam etti: "Oğul verme; arıların çoğalma gereksiniminin bir tezahürüdür. Oğul verme sistemi uygun olduğunda belirli bir sürede kolonideki bir grup işçi arı, eski veya bu süreçte yetiştirdiği ana arı ile koloniyi terk ederek yeni bir barınak veya yuvada aile oluşturur." diye anlattı. Arıların oğul verme nedenlerini ise genetik yapı, yeterli çalışma alanı, gıda kaynaklarının zengin olması ve ana arının yaşından kaynaklanabileceğine vurgu yapan Hekim Ünlü sözlerine şöyle devam etti: "Bölgemizde bu yıl arılarda aşırı oğul verme isteği gözlemlenmektedir. Bunun ana nedeni yağışlardır. Yağışların ve bahar mevsiminin süresinin uzaması, doğal olarak gıda kaynaklarının zenginliği oğul vermenin çoğalmasına sebep olmaktadır. Bu sürecin sonunda da bal üretimi direkt olarak azalmaktadır. Bu sonuç hem bal üretimini miktar olarak azaltmakta hem çiftçinin maliyetini yükseltmektedir."
Arılarda oğul vermenin önüne geçilebilmesi için özellikle oğul eğilimi az olan arı ırklarının tercih edilmesi gerektiğine vurgu yapan Ünlü, bahar döneminde arıların temel petek ve ballık materyal ihtiyaçlarının zamanında karşılanmasının oğul vermedeki sayı artışını azaltacağına dikkat çekti. Hekim Ünlü sözlerini şöyle tamamladı: "Kovanlarda yetersiz havalandırma, aşırı güneş, uzun süreli kapalı bırakma gibi davranışlardan kaçınmalı. İlkbaharda gerekirse 4– 5 günde bir koloni bakımı yapmalı. Aşırı gelişme gösteren kolonilerden zaman zaman yavru çerçeve almalı. Son çare olarak ise kısa süreli de olsa uçuş ızgarası çakılabilir. Oğul önleme çalışmaları yapılmaktadır. Ancak iklimsel faktörler yüzünden yeterli başarı sağlanamamaktadır."
