22 Ağustos 2026
Altın 7106.56
BIST 14514.82
Dolar 47.9623
Euro 56.0616
Sterlin 65.441
Ankara 20°C

Sanayi Ve Ticaret Bakanı Ergün: Türkçe Bilmeyen Annesiyle Kürtçe Konuştuğu İçin Dayak Yiyen Askeri Gördüm

Sanayi Ve Ticaret Bakanı Ergün: Türkçe Bilmeyen Annesiyle Kürtçe Konuştuğu İçin Dayak Yiyen Askeri Gördüm
Van'da temaslarda bulunan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'de devletin artık yönünü sorunların çözümü yönünde istikamet değiştirdiğini b...
Van'da temaslarda bulunan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'de devletin artık yönünü sorunların çözümü yönünde istikamet değiştirdiğini belirtti. Bakan Ergün, Türkçe bilmeyen annesiyle telefonda Kürtçe konuştuğu için dayak yiyen asker gördüğünü belirterek, annesine telefonda Kürtçe konuşmaya izin verilmemesinin maliyetinin çok pahalıya patladığını söyledi.

Van'da bulunan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Van İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM), Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB)'de incelemelerde bulundu. Akşam saatlerinde Van Sanayi ve Ticaret Odası (VATSO) Salonu'nda Van İli Değerlendirme Toplantısı'na katılarak Bakan Ergün, bir konuşma yaptı.

Türkiye'nin demokratik standardını yükseltilmesi gerektiğine belirten Bakan Ergün, artık hızlı bir şekilde bütün vatandaşların yaşadığı sorunları çözmeye odaklanmış bir devlet istediklerini söyledi. Sorunların çözümü konusunda samimi bir çaba gösteren bir yönetim için çalıştıklarını anımsatan Ergün, bu samimiyet görüntüsünü bütün Türkiye'ye kazandırmak için çalıştıklarını kaydetti. Devletin yönü çözüm istikametinde değiştiğini anımsatan Bakan Ergün, Türkiye'de artık sorunları doğru algılayan ve bunu çözmek isteyen bir devlet anlayışının var olduğunu vurguladı.

Bakan Ergün, "Toplumun etnik veya dini kimlik kaygılarından kaynaklı sorun yaşanıyorsa bunu doğru algılayıp çözelim. Niye bizim insanlarımız etnik ve dini kimlik sebebiyle sorun yaşasın. Bu sorunun yaşanmasının mantıklı bir izahı varsa birisi kalkıp söylesin. Niye insanlar kendi varlıklarını ortaya koyma noktasında sıkıntı yaşasınlar. Bu sorunların hepimizin yaşandığını görmedik mi? Yaşanan sorunu senelerce doğru algılayamadık, anlayamadık. Ama yeter artık, yeter. Bu sorunları Türkiye taşıyamaz bir an önce çözüme kavuşturulması gerekir" dedi.

Her sorun insanda yaralar açtığını ancak etnik ve inanç kimlik ayırımının insanda derin ve iz bırakan yaralar açtığını ifade eden Ergün, şunları söyledi: "Zengin bir nüfus yapımız ve potansiyelimiz var. Her şey aynı olacaksa, her şey aynı kokacaksa, o dünya yaşanmaz o zaman. Bırakın herkes kendi rengiyle var olsun. Neyin yaşamasını istedik. 'Siz Kürt değilsiniz, kendini Kürt zannedenler var' denildi. Bunun mantıklı bir izahı var mıydı? Bunu söyleyenlere göre tek bir izahı vardı. O da kışın dağlarda yüründüğü için Kart-Kurt seslerinden çıkan bir kavim ismiydi. Bırakın Allah aşkına. 30 yıl önce de buna insanın gülesi geliyordu ama ihtilal ortamı gülemiyordu insan. İçimizden gülüyorduk. Bunun üzerinde bir politika yapmak mantıklı olur mu? Değil. Bunun üzerinde politika inşa eden devlet, toplumun sorunlarını çözme yerine topluma sorun çıkarır."

TÜRKÇE BİLMEYEN ANNESİ İLE KÜRTÇE KONUŞAN ASKER DAYAK YEDİ

Bu tür sıkıntılar sebebiyle Türkiye'de kötü muamelelerin yaşandığına işaret eden Bakan Ergün, yaşadığı bir askerlik anısını anlattı. Bakan Ergün, "Turgut Özal'ın iktidar dönemiydi. Bütün köylere telefon bağlanıyordu. Hangi ilden olduğunu bilemediğim ama bu bölgeden bir asker arkadaşımızın köyüne de telefon gitmişti. Hafta sonu nizamiyeden annesine telefon ediyordu. Ama Türkçe bilmeyen annesiyle Kürtçe konuştuğu için dayak yediğini gördüm. Annemle telefonda anlaşabileceğim bir devlet istiyorum diyen delikanlıya bu devleti vermek çok mu zordu. Çok zor değildi ama çok zorlandık. Annesine telefonda Kürtçe konuşmayı veremediğimiz için maliyeti çok pahalıya patladı. Bu faturayı millete ödetenler, şimdi keşke yapmasaydık diyorlar."

Şimdi yapmaya çalıştıklarının bu tür yanlış uygulaması yönünde olduğunu dile getiren Ergün, bu yanlış uygulamalar ve kararların önemli bir maliyeti olduğunu kaydetti. Devlet vatandaşların dilini, kimliğini, kültürünü ve tarihi yok sayan anlamsız, mantıksız yaklaşımlar içinde olmasın diye çaba içinde olduklarını anlatan Ergün, bütün mesele vatandaşını anlamayan bir devlet yerine vatandaşını anlayan bir devletten ibaret olduğunu vurguladı.

SUZAN İSMİ KONULUNCA OLUYOR DA ZOZAN KONUNCA DEVLET Mİ BÖLÜNÜR

İnsanlara yöresel isimlerinin yasaklanmasının mantıksızlığına işaret eden Bakan Ergün, "Böyle bir uygulama yaparsa devlet iyi mi olur. İnsanlar neden Zozan ismini koyamadı evlatlarına. Devlet bölünür. Yayla koyabilirdi değil mi? Suzan konunca bölünmüyor da, Zozan konunca mı bölünür? Niye kızına Berivan ismini koymayı yasakladık. Nüfus memuru niye yazmadı. Yasak kardeşim. Bölünürüz. Perihan koyuca bölünmedik de Berivan konunca mı bölünecek miydik" diye sordu.

ANADİLİN KULLANIM ALANI GENİŞLEMELİ

Anadilin kullanım alanının genişlemesi gerektiğini ifade eden Bakan Ergün, bir insan kendini nasıl ifade edebiliyorsa öyle ifade edebilmenin önünü açılması gerektiğini söyledi. Bu durumun sadece Kürtler için geçerli olmadığını anımsatan Ergün, bu durumun herkese lazım olduğunu kaydetti. Ergün, "İnsanlar anadillerini öğrenebilmeli, öğretebilmeli, televizyon seyredebilmelidir. Böyle olursa insanlar vatanlarına milletlerine memleketlerine sahip çıkarlar. Anadil başka, resmi dil başkadır. Resmi dil ortak dildir. Bu bütün ülkelerde vardır. Devleti bu tip sorun çıkaran konumdan uzaklaştıralım. Aksine varsa sorunlara çözüm üretebilen bir devlet haline getirelim ve bu yönde samimi bir gayretin sürdürülebiliyor olması gerekiyor. Bu sorunu çözdüğümüz zaman Türkiye şaha kalkacak. Zaman kaybetmekten kurtulmamız lazım. Hepimizin daha huzurlu ve zengin olması için devleti buna odaklamak istiyoruz. Bu devlet çözmeyen devletten daha iyidir. İstediğimiz ve yapmaya çalıştığımız şey de budur" dedi.

VAN OSB'NİN YERİ GENİŞLİYON, ERCİŞ'E OSB KURULACAK

Doğu Anadolu Bölgesi'ni ve Van'ı dünyaya nasıl açabiliriz, rekabet gücünü nasıl kazandırabiliriz bunun üzerinde düşünülmesi gerektiğini belirten Bakan Ergün, Serbest Ticaret Bölgesi'nin yapılabilecek alanı nerede yapabileceği üzerinde çalışma yaptıklarını söyledi. Amaçlarının yeni fırsatlar oluşturmak, rekabet gücünü arttırmak istediklerini anlatan Ergün, bunun için Türkiye'nin bu konudaki tecrübesini bu bölgeye transfer etmek istediklerini kaydetti. Ergün, Ortaasya'ya ve İran'a açılarak buralarla yapılacak ticaret, ucuz enerji alışverişi ve serbest sanayi yatırımı ile rekabet gücü artacağını vurguladı.

Ergün, "Bunun için kredi finans, hava ulaşımı ve karayolu ulaşımı yapılanmasının da ona göre olması gerekiyor. Tren yolunun önemi konusunda Türkiye'nin attığı önemli bir adım var. Van'da da artık trenler gemiye binme mecburiyetinde kalmadan devam edebilirler. Kuzey demir yolu projesi yapılıyor" dedi.

Van'da daha düzenli ikinci OSB genişletilmesi çalışmaları devam ettiğini dile getiren Ergün, Erciş'e OSB'nin kurulum çalışmalarının olduğunu söyledi. Van'da üniversiteyi daha güçlü ve gelişmiş olmasını istediklerini anlatan Ergün, şehrin dinamikleri ile bütünleşen şehrin vizyonuna uygun altyapılar üreten bir merkeze dönüşmesi, üniversitenin teknoparkların kurulmasına adım atmasını istediklerini kaydetti.

VATSO BAŞKANI KANDAŞOĞLU: AÇILIMA KARŞI ÇIKAN SİYASİLERİN SONUCU NE OLACAK BEN BİLİYORUM

Van'ın bölge içindeki önemine değinen VATSO Başkanı Zahir Kandaşoğlu, İthalat ve ihracata konu olan her türlü malı ve hizmeti sınır ticareti kapsamında yapılması istedi. Hükümete güvenlerinin tam olduğu, iyi ve samimi niyetlerin ucuz siyaset ve ucuz politika yapan insanlara takıldığını söyledi. Bankaların esnaf ve sanayiciye kredi vermemesinden yakınan Kandaşoğlu, teşvik yasasından sonra 40 kadar firmanın yatırım için müracaatlarının olduğunu kaydetti. Kandaşoğlu, hükümetin başlattığı demokratik açılıma bölgede herkesin destek verdiğini ifade ederek, "Bu sürece herhangi bir destek vermeyen bir siyasetçinin sonucunun ne olacağını ben biliyorum" demesi salonda gülüşmelere neden oldu.

Toplantıya Vali Münir Karaloğlu, AK Parti Van Milletvekilleri Kayhan Türkmenoğlu, Kerem Altun, Gülşen Orhan, YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Ceylan, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile kamu kurumlarının müdürleri katıldı. (CİHAN)

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir