İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ile görüştü. Görüşme sonrasında Atalay ve Gündoğdu birlikte basın mensuplarına açıklamada bulundular. Gündoğdu, konuşmasında, demokratik açılım çalışmalarına destek vererek beklentilerini açıkladı.
Gündoğdu, Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve sosyolojik sorunlarının demokratikleşmeye dayandığını, Türkiye'nin temel ihtiyacının demokratikleşme olduğunu söyledi. Sorunlara farklı isimler koyarak ayrı ayrı çözmenin beraberinde ciddi riskler oluşturduğunu kaydeden Gündoğdu, Türkiye'de bu zihniyeti değiştirecek yeni bir anayasa yapılmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Türkiye'nin evrensel değerler ışığında, demokratik ve özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacının olduğunu kaydeden Gündoğdu, Türkiye Cumhuriyeti'nin, farklılıkları, bir arada yaşamanın ve bağımsızlık için birlikte savaşmanın engeli olarak görmeyen, farklı kimliklerin ortak mücadelesiyle kurulduğunu kaydetti. Gündoğdu, 'demokratik açılım' çalışmaları yapılırken dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıraladı:
"Demokratikleş ve alt başlıklarında yer alan sorunların çözümünde TBMM merkez olmalıdır. Sivil toplum ve özgür bireye, herkesten kuşkulanan değil herkesi kucaklayan, hakları sınırlayan değil teminat altına alan, kendini koruyan değil kendisi koruyan, sorgulayan değil sorun paylaşan demokratik hukuk devletine ulaşmayı sağlayacak hükümlerle donatılmış yeni bir Anayasa hazırlanmalı ve yürürlüğe konmadılıdır.
Bu Anayasa'da Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı, üstü kimlik olarak kabul edilmelidir. Devlet ve kurumlarına güven sorununa kaynaklık eden 'faili meçhul cinayetler' ve 'kayıp kişiler' konuları çözüme kavuşturulmalıdır. İnsan haklarına yönelik sistematik ve kurumsal ihlalleri sona erdirecek organizyon kurulmalıdır. Devletin bütün faaliyetlerinde, şeffaf ve hesap verebilir olması sağlanarak 'Derin Devlet' yapılanmasına kapı aralayan hukuki boşluklar giderilmelidir. Özel veya resmi yayın kuruluşlarının Türkiye'de konuşulan dillerden diledikleri üzerinden yayın yapması önündeki engeller kalıdırlamaldır. Bölgeye yönelik sosyo-ekonomik tedbirler uygulamaya konulmalıdır. Şiddet araç ve amaç olarak görmedikçe her düşüncenin özgürce dile getirilebildiği düşünce ve kanaat özgürülüğü alanı sağlanmalıdır. Yazılı ve görsel medya kuruluşlarına, farklılıkların kaynaşmaya engel olmadığı bilinci oluşturacak yayınların sürece pozitif katkıda bulunması sağlanmaladır.
TBMM'de temsil edilsin ya da edilmesin CHP ve MHP başta olmak üzere bütün siyasi partilerin, demokratikleşme ana başlığı altındaki sorunların çözümüne katkı sunmalarını sağlayacak siyasi diyalog süreci işletilmelidir.
Terörün asıl mağduru olan şehit ile gazilerin, önemsendiklerine ve kendilerine değer verildiğine dair idrak oluşturacak şekilde, başta terör sorununun çözümü olmak üzere demokratikleşme sürecine katkıda bulunmalarını sağlayacak ara süreçler ve psiko-moral uygulamalar hayata geçirilmelidir. PKK ya da benzer illegal yapılanmalar asla muhatap alınmamalıdır. Şehit ailelerini üzebilecek yaklaşımlardan uzak durulmaladır."