Oğlunun, nöbet tuttuğu mevzide başka bir askerin silahının ateş almasıyla şehit düştüğünü belirten Mehmet Salih Çizik, "Oğluma şahadet belgesi verildi, akabinde şehit ailelerine verilen tazminat da bize ödendi, ancak şehit ailelerine tanınan haklar bize tanınmadı." dedi. Çizik, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gideceğini söyledi.
Şehit yakınlarına tanınan hakların kendilerine de tanınmasını isteyen Çizik, şöyle konuştu: "Şahadet belgesi ve tazminat ödenmesine rağmen, bize şehit aylığı bağlanmadı. Hatta yasa kapsamında bir çocuğuma da iş imkânı sağlanmadı. Gerekçesini sorduk, 'Çocuğunuz kaza sonucu şehit olduğundan dolayı 3713 sayılı yasa kapsamasına girmiyor' denildi. Şahadet mertebesi tektir, eğer oğlum arkadaşı tarafından vurulmuşsa neden arkadaşı 2 yıl ceza almıştır? Adam vurmanın cezası 20 yıldır. Kanunlar ve mevzuatlar açıktır. Gencecik oğlumu şehit eden birine bu tipik bir ceza verilmesi dünyada görülmemiştir. Mağduriyetimin önlenmesi için İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanı ve Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı'na defaten dilekçe ile başvurmama rağmen bana ve eşime aylık bağlanmamıştır. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü benden iş görmez raporu istememiştir. Rapor alarak yolladım, ancak bu kez yüzde oranı olmadığı bahanesiyle bu talebim reddedilmiştir. Yoksa ülkemizde çifte standart mı uygulanıyor?"
11 nüfustan oluşan bir ailesinin olduğunu söyleyen Çizik, geçim sıkıntısı çektiğini belirtti. Şehit babası Çizik, memurluk için şehit kardeşi olarak başvuran diğer oğluna öncelik tanınmadığından da yakındı. Çiftçilikle 11 nüfuslu ailesini zor şartlarda geçindirmeye çalıştığını anlatan Çizik, sözlerine şöyle devam etti: "Ben de bu ülkenin vatandaşıyım, yasalarla tanınan haklardan yararlanmak istiyorum. Çocuğumu bana geri getirecek bir kurum veya mevkii bulunmamaktadır. Bu yolda şehit olan tüm insanlara tanınan hakların bana da verilmesi gerekmektedir. Çünkü tarafımıza şahadet belgesi verilmiş, tazminat ödenmiş ve bir çocuğum silâh altına alınmamıştır. Bu yolda bir çocuğumun işe alınması yasal hak olmasına rağmen işe alınmamıştır. Tüm bu konularda yetkililerden olaya duyarlı olmasını bekliyorum. Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile Genelkurmay başkanlığından randevu talebinde bulunmaktayım. Bu konuda yardımcı olunmaması durumunda konuyu Avrupa insan haklarına götürmeye hazır olduğumu ifade etmek istiyorum." (CİHAN)
