Bahçeli: Ne Olursa Olsun Çare Demokrasidir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Şayet Türkiye’de sokakları mobilize ederek, aynı şekilde saf ve tertemiz beklentileri provoke ederek siyasal değişimi içte ve dışta uman varsa; bilsinler ki ateşle oynamaktadırlar.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Şayet Türkiye’de sokakları mobilize ederek, aynı şekilde saf ve tertemiz beklentileri provoke ederek siyasal değişimi içte ve dışta uman varsa; bilsinler ki ateşle oynamaktadırlar. Ne olursa olsun çare demokrasidir.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında yaptığı konuşmada partisinin bölücü ve yıkıcı oluşumlarla birlikte anılmasının alçaklık ve müfterilik olduğunu söyledi. Bahçeli, “Başbakan Erdoğan’ın geçtiğimiz cumartesi günü Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde yaptığı konuşmasında partimizi değişik unsurlarla aynı kategoriye alma, aynı karede gösterme izansızlığı asılsızdır, yalandır ve saptırmadır. Yeri gelmişken tekraren ifade etmeliyim ki, parti olarak Taksim’deki olayların değil içinde olmayı, kıyısında köşesinde dahi bulunmamız mümkün değildir. Biz dibi görünmeyen kuyulardan su içmeyiz, tahrik ve kışkırtmalardan pay kapmak niyetiyle pusuya yatmayız. Biz yangından mal kaçırmak için köşe başında saklanan, karanlıktan faydalanarak heybesini doldurmaya çalışan çapsızlıkta hamd olsun olmadık, olmayız ve olmayacağız. Netiz, tutarlıyız, özgüven içindeyiz ve sapsağlam şekilde ilkelerimiz ve ülkülerimiz neyi gerektiriyorsa onun peşindeyiz. Ve bugünkü ülke manzarasından, toplumsal elektriklenmeden oldukça muzdaribiz. Gelişmelerin seyrinden de kaygılıyız.” diye konuştu.

Türkiye’yi küçük düşürecek hiçbir eylemin içinde olmayacaklarını kaydeden Bahçeli, “Türk milletini üzecek ve korkutacak hiçbir tertip, tezgah ve komplonun safında yer almayız, almayacağız. Bu itibarla, Taksim’de neden MHP yok diyenlere, sanal alem üzerinden bizi eleştirenlere, aslı astarı olmayan suçlamalarla kafaları bulandırmaya çabalayanlara gözümüz de, gönlümüz de, kapımız da kapalıdır, kapalı duracaktır.” ifadesini kullandı.

“MHP’NİN HİÇBİR MENSUBU OLAYLARIN İÇİNDE YER ALMAYACAKTIR.”

Bahçeli şöyle devam etti: “AKP-BDP-PKK ve İmralı canisinin birlikte yürüttükleri süreç ihanetine karşı onurlu ve cesur şekilde duruş gösterirken, şimdilerde bize akıl verenler nerelerde geziyorlardı? Ağacın derdine düşenler, konu vatan toprakları ve Türk milletinin bölünmez bütünlüğü olunca hangi caddelerde boy gösteriyorlardı? Bugünlerde ortalığı karıştırmak için diş bileyen ana muhalefet partisi, sözde çözüm ve barış süreci zehir saçarken aklı neredeydi? Neyle meşguldü? İktidara ne hakla kredi açmakla oyalanıyordu? Milliyetçi Hareket’in hiçbir mensubu olayların içinde yer almayacaktır. Hiçbir mensubumuz tartışma, keşmekeş ve anlaşmazlıkların görüş açısında bulunmayacaktır. Bunun aksine hareket eden kim olursa olsun aramızda ve yanımızda bulunamayacaktır. Bizim için AKP’nin devrileceği, görevden alınacağı tek yer sandıktır ve bunu da yapacak olan Türk milletinin kutlu iradesidir. Sokakların sisinden ve kontrolsüzlüğünden sonuç çıkmaz, çıksa da kimsenin hayrına olmaz ve yanına kar kalmaz, kalmayacaktır. Biz bu sebeple bakışımızı sokaklara değil, siyasetin er meydanına çevirdik. Sorunların çözüm yeri meydanların demokratik zemini ve son tahlilde de demokratik vasıtalardır.”

“SOKAKLARI PROVOKE EDEREK SİYASAL DEĞİŞİMİ İÇTE VE DIŞTA UMAN VARSA, BİLSİNLER Kİ ATEŞLE OYNUYORLAR”

Hükümetten dertlenenleri meşruluğun yolundan ayrılmaması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, “Şayet Türkiye’de sokakları mobilize ederek, aynı şekilde saf ve tertemiz beklentileri provoke ederek siyasal değişimi içte ve dışta uman varsa; bilsinler ki, ateşle oynamaktadırlar. Doğrudur, Başbakan diktatörlüğe kaymaktadır. Doğrudur, polis aldığı talimatlar gereğince şiddete başvurmaktadır. Doğrudur, AKP tıpkı Nazileri aratmayacak derecede sanki gaz odaları kurmaktadır. Doğrudur, Başbakan ve hükümeti insanlarımızın özelini işgal etmekte, her şeyine burnunu sokmaktadır. Doğrudur, Başbakan Türk milletini bölmeye odaklanarak küresel kanlı projelere taşeronluk yapmaktadır. Ne olursa olsun, çare demokrasidir. Ne olursa olsun, tek seçenek meşruiyet sınırlarında kalmaktır. Ne olursa olsun, gaz altında kalınsa da gaza gelmemektedir.” dedi. CİHAN