“BAHTI AÇIK BAHATTİN”

Aykut Onur KALAYCI

MEMUR BAHATTİN'İN MÜSTEŞARLIK SALTANATI

“BAHTI AÇIK BAHATTİN”

Değerli Okuyucularım; Gümrük Müsteşarlığı hakikaten devlet kurumları içerisinde çok önemli bir kurumumuzdur. Kurumun oldukça önemli iki görevi vardır. Bunlardan birincisi, Ticari Görevi. Diğeri ise, tıpkı polisimiz veya jandarmamız gibi Ulusal Güvenliğin Sağlanması. Gümrük çalışanı, bu iki önemli görevi yerine getirirken oldukça dikkatli olmalı!. Yurdumuzu tehlikeye düşürecek dış mihraklara, çıkar çetelerine, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeye çalışanlara 'dur' diyebilmeli. Böylesi önemli bir kurumda, bazen öylesi olaylar yaşanıyor ki kendinizi gülmekten ama acı olanı düşünmekten de alamıyorsunuz. İşte size bir örnek;

Bahtı Açık BAHATTİN

Adı Bahattin Türközü. Kurum içindeki işi ise, Gümrük Muayene Memuru. Halen İstanbul'da bu görevini sürdürmekte.. Türközü, ayrıca Gümrük Muayene Memurları Derneği'nin de başkanı. Buraya kadar her şey normal. Ama şimdi sıkı durun; yıllardan 2007 ve aylardan ise kara kışın yaşandığı Şubat ayı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Büro Ekipleri, üç ay önce soruşturmasına başladığı zaman zaman fiziki ve teknik takip yaptığı 'BAHAR' adlı operasyon için start veriyor. Operasyon kapsamında yurda kaçak olarak sokulduğu öne sürülen 1 milyon 419 bin 240 adet belgesiz elektronik eşya ele geçirilirken olayla ilgili 26 kişi de gözaltına alınıyor.

Trilyonlarca Kaçak Eşya

Atatürk Havalimanı, Haydarpaşa, Halkalı ve Ambarlı gümrük sahalarında, şüphelilere ait 12 ayrı firmanın depolarında yapılan aramalarda; 753 bin 32 adet kadın iç çamaşırı, 28 bin 13 adet saat, 26 bin 870 adet uydu alıcı parçası, 1.107 adet oto teyp, 107 adet LCD televizyon, 244 bin 800 adet maket bıçağı, 264 bin 190 adet ampul, 29 bin 515 adet banyoda kullanılan sünger, 28 bin 295 adet kaşık, 27 bin 329 adet bilgisayar kulaklığı, 6 bin 480 adet atari kolu, 4 bin 830 adet portakal sıkma makinesi, 4 bin 285 adet şarj cihazı, 230 adet kulaklık, 152 adet büyük boy hoparlör sistemi, 5 adet bilgisayar ele geçirilirken gümrüksüz mallar mali büronun koridorlarına sığmıyor.

Polis, olayla ilgili olarak 3 adet tır, 3 adet dorse, 1 adet kamyon ile 4 adet konteynıra el koyarken; zanlıların gümrük müşavirliklerinden aldıkları izin karneleriyle kotalı, TSE belgesi ve kullanma kılavuzu bulunmayan 2 milyon 306 bin 366 YTL değerindeki eşyayı sahtecilik yolu ile gümrüklerden çıkararak piyasaya sürmeye çalıştıklarını belgeliyor. Mali polis bu işin diğer bir boyutunun da Gümrük Müsteşarlığı'nı ilgilendirdiğini belirterek, Müsteşarlıktan işin perde arkasındaki gümrük görevlilerinin ortaya çıkarılmasını istiyor.

Bahattin'ten çok söz ediliyor..

Müsteşarlığa yazı gelir gelmez, Teftiş Kurulu Başkanlığı harekete geçiyor. Ve Müsteşarlıktan 02.04.2007 günü 3176 sayılı onayla Arslan Turna, Yücel Karadiş ve Zübeyir Apak adlı müfettişler konuyu incelemeye başlıyorlar. Günler süren araştırma ve incelemenin ardından üç müfettiş, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Maliye Bakanlığı'na, MASAK'a, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı'na, İçişleri Bakanlığı’na, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Büro'ya gönderilmek üzere 133 sayfalık rapor hazırlıyorlar. Raporda yazımızın kahramanı, gümrük teşkilatının üstleriyle sıcak ilişki kurabilen bahtı açık Bahattin'den çokça söz ediliyor. Müsteşarlığın bazen bir başkanı, bazen de bir müsteşar yardımcıyla görünen Bahattin Türközü'ne yöneltilen suçlamalar oldukça ciddi boyutta..

Raporda gümrüğün bahtı açık Bahattin'inden aynen şöyle söz ediliyor:

“Maddi yarar sağlamıştır!”

“Savcılık izniyle emniyetin yaptığı telefon dinlemesi çözümlerinden Gümrük Muayene Memuru Bahattin Türközü'nün görevinin gereklerine aykırı olarak işlem yaptığı için teşekkül üyeleriyle vardığı anlaşma çerçevesinde, olayda maddi bir yarar sağladığı ve adı geçen muayene memurunun örgüt üyeleri tarafından daha öncede kullanıldığı, o nedenle örgüt tarafından tanındığı sonuç ve kanaatine varılmıştır!!”

Rapor devam ediyor… Raporun sonuç bölümünde ise, aynen şöyle yazıyor:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 252.maddesi uyarınca takibatta bulunulması gerektiği 'Yani işin Türkçesi veya anlaşılır tarafı şöyle;

'Bahattin Türközü'nü rüşvetten yargılayın'

Bakırköy'de yargılanıyor!!

Üç teftiş kurulu müfettişinin raporundan sonra, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da raporu baz alarak bahtı açık Bahattin'i yargılamaya karar veriyor. Ama bu iddialar, bizim memuru Gümrük Müsteşarlığı'nın üst düzey yöneticileriyle bir araya gelmesine engel olamıyor. Bahtı açık Bahattin, kâh iftar sofralarında, kâh daire başkanı ve müsteşar yardımcılarının odasında 'Zırt' diye karşımıza çıkıveriyor. Hangi kapıyı açsak, Bahattin bacak bacak üstünde kahvesini yudumluyor. Türközü, arkadaşlarıyla çıkardığı dergisine kendi imzasıyla görüştüğü Gümrük Müşteşarlığı yetkililerinin adını teker teker yazıyor. Hadi Bahattin bu kadar pişkin(!) Peki ya rüşvetten yargılanan Bahattin'i bağrına basan müsteşarlık yöneticilerine ne demeli!.. İşte ben işin burasındayım. Size bahtı açık Bahattin'in dergisinden fotoğrafta koyuyorum sevgili okuyucularım. Arif olan anlar kardeşim...

YAZARIN NOTU: Bahattin Türközü'nün soruşturma dosyasındaki dinlemeleri ise, yakında yine bu sütunlarda.. Bekleyin!!