Berlin eyleminin ilginç bağlantıları

MİLLİYET'TEN TOLGA ŞARDAN YAZDI!..

Berlin’de, 2016’nın son günlerinde radikal dinci terör örgütü DAEŞ tarafından saldırı düzenlendi.

Noel hazırlıklarının sürdüğü 19 Aralık’ta TIR’la pazar yerine girip 12 kişiyi öldüren eylemci Anis Amri’nin, saldırıyı DAEŞ adına yaptığı ortaya çıktı.

Tunus kökenli eylemci Amri’nin aynı zamanda Alman istihbarat servisiyle ‘muhbir’ bağlantısı vardı.

Bu soruşturmada, geçen hafta önemli bir gelişme yaşandı.

Berlin’in izi İstanbul’da

Berlin katliamını gerçekleştiren eylemci Anis Amri’yle bağlantısı olduğu belirlenen 3 Ortadoğu kökenli Alman vatandaşı Türkiye’de yakalandı.

Şüphelilerden Bilal Yosef Mahmoud ile Youssef Darwiche İstanbul’da, Mohammed Ali Khan ise İzmir’de gözaltına alındı.

İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yurtdışına çıkmak üzereyken 7 Mart günü yakalanan iki şüphelinin gözaltına alınması 12 gün boyunca gizli tutuldu.

Operasyon, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün koordineli çalışmasıyla gerçekleştirildi.

Türkiye’nin diplomatik açıdan son dönemde sorun yaşadığı ülkelerden Almanya’daki DAEŞ eylemiyle bağlantısı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanan iki şüphelinin ifadelerine ulaştım. 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde sorguya alınan Mahmoud ve Darwiche, tercüman eşliğinde verdikleri ifadelerinde

Berlin eylemcisini tanıdıklarını ancak eylemle bağlantılarının bulunmadığını öne sürdü.

Şüphelilerin profilleri

Şüphelilerden Bilal Yosef Mahmoud 19 yaşında. Aylık 450 euro maaşla Berlin’de ‘Gladio’ adlı bir özel güvenlik firmasında haftanın 2 günü güvenlik görevlisi olarak para kazanıyor. Lübnan asıllı. Annesi ev kadını, babası araba tamircisi. Aynı anne babadan 4 kardeş.

Lise mezunu. Alman polisince tanınan bir isim. Zira bir süre önce yerel polis, ağabeyi Ahmad Mahmoud’un Almancaya çevrilmiş Kur’an dağıtması nedeniyle evlerinde arama yaptı.

Ailenin yakın dostlarından 21 yaşındaki Nemer El Nemer’in, 6 ay önce DAEŞ’e katıldığı biliniyor.

İnternet kullanan Mahmoud, birden fazla olan e-posta adreslerinin hiçbirini sorguda hatırlayamadı!

‘Bilal Abu Schake’ adıyla açtığı Facebook hesabını iki yıldır kullanmadığını söyleyen Mahmoud’un babası, 17 Ocak’ta oğlunun DAEŞ’e katılmak amacıyla evi terk etmesi nedeniyle ülkesinde kayıp başvurusu yaptı.

Berlin’deki saldırıyı yapan eylemciyi birlikte gittikleri camiden tanıyor.

İkinci şüpheli Youssef Darwiche ise 22 yaşında. Mahmoud gibi Lübnan asıllı. Berlin’de KST adlı özel güvenlik firmasında aylık 480 euro maaşla çalışıyor. Lise mezunu. Annesi ev kadını, babası eletrik malzemesi üreten bir firmada çalışıyor.

Aynı anne ve babadan olma 7 kardeş. Yine Alman polisinin bildiği bir aile.

Baba, 1 yıldır Berlin’deki bir hapishanede tutuklu.

İki amca, uyuşturu ticaretinden sabıkalı.

Darwiche de internet kullanmasına karşın aynı Mahmoud gibi kendisine ait e-posta adreslerini, sosyal medyada kullandığı hesap isimlerini ve gözaltına alınıncaya kadar kullandığı telefon numaralarını emniyetteki sorgusunda hatırlayamadı!

DAEŞ’in üstlendiği Berlin’deki eylemciyle bağlantıları olduğu gerekçesiyle Mısır’a gitmek üzereyken yakalanan iki şüphelinin profilleri böyle.  

İstanbul-Ankara-Bursa- İzmir-İstanbul hattı

Şimdi, bu profiller ışığında soruşturmada elde edilen bilgileri değerlendirmek gerekiyor.

17 Ocak’ta İstanbul’a gelen Mahmoud, Darwiche ve Darwiche’nin kuzeni Mohammed Ali Khan, Adana’ya gitmeyi hedefledi. İki şüpheli, Türkiye’ye ‘turistik’ amaçla geldiklerini anlattı. Önce Sultanahmet’teki bir otelde 3-4 gün kaldılar. Sultanahmet çevresi ve Galata Kulesi etrafında gezindiler. Ancak ‘kenti beğenmeyip’ internetten araştırma yapıp Ankara’ya girme kararı aldılar. Darwiche, Ankara’ya gittiklerini anlatırken, Mahmoud Ankara’ya gidişi ifadesinde anlatmadı.

Ankara’da bir gece kalan üçlü, yine internetten araştırıp bu kez Bursa’ya gitmeyi planladılar. Otobüsle Bursa’ya geçildi. Osmangazi’de bir otelde 10 gün kaldılar. Ardından yine aynı bölgede başka bir otele geçerek 20 gün daha kalan üçlü, Uludağ’da zaman geçirdi. Otelden ayrılmak isteyen zanlılar, Suriyeli bir vatandaşın yardımıyla TOKİ evlerinden bir daireyi emlakçı aracılığıyla kiraladı. Bu evde 4-5 gün kalan Mahmoud, Darwiche ve Khan, yaklaşık bir ay kaldıkları Bursa’dan İzmir’e gitmek için harekete geçti.

Bursa’da geçen günlerde Mahmoud ve Darwiche, Khan ile tartıştı. Her iki şüpheli ifadelerinde Khan’ın Bursa’da kaldığını, İzmir’e iki kişi gittiklerini iddia etti. Ancak, Bursa Otogarı’nda 1 Mart günkü kamera görüntülerinin elde edilmesi sonrasında İzmir’e üç kişinin gittiğinin anlaşılması üzerine Darwiche ifadesini değiştirip gerçeği kabul etti.

Üçlü, İzmir’e gittikten sonra 4 gün Konak’ta bir otelde kaldı. Daha sonra, başlayan tartışma sonrasında Mahmoud ve Darwiche, otobüsle İstanbul’a döndü. İkili, Mısır’a girmek amacıyla havalimanına geldiklerinde polisçe yakalandı.

Görüldüğü gibi, Almanya’dan yola çıkan DAEŞ bağlantılı üç şüpheli, çok düşük gelirlerine rağmen İstanbul-Ankara-Bursa-İzmir-İstanbul hattında yaklaşık 50 gün boyunca ekonomik güçlük yaşamadan gezdi.

Cep telefonundaki deliller

İfadelerindeki tutarsızlıkların yanısıra Darwiche’nin cep telefonunda yapılan incelemede, DAEŞ’in eylemlerine ait görüntüler bulundu. Ayrıca, DAEŞ’in lideri Ebu Bekir El Bağdadi’nin “Türkiye bugün itibariyle cihat projenize ve iş çevrenize dahil edilmiştir. Allah’ı yanınıza alın ve onlara saldırın, güvenliklerini korkuya, refahlarını da korkuya çevirin ve onları yanan savaş bölgenize çekin” şeklindeki talimatlarının Almanca notu bulundu Darwiche’nin telefonunda.

Şüpheli Darwiche, cep telefonunda bulunan görüntü ve kayıtlarla ilgili soruya, “Benim ilgi alanım dünyada olup biten şeylerdir. Özellikle bu tarz şeyleri okumaya ve izlemeye ilgi duyuyorum” yanıtını verdi.

Aynı camiden tanıdık

İstanbul Emniyeti’nde yapılan sorguda, şüpheli Mahmoud’a Berlin eylemcisi Amri’yi tanıyıp tanımadığı soruldu. Mahmoud, yanıt olarak “Ben bu şahsı namaz kılmaya gittiğim mescitten tanıyorum. Ama bu şahısla birebir iletişimim yoktur. Sadece patlama olduktan sonra patlamayı gerçekleştiren şahsın fotoğrafını gazetede gördükten sonra tanıdığımı hatırladım. Zaten bu şahsı gördüğüm cami Alman polisi tarafından takip edilen bir camiydi. Ben de bu sebeple sadece birkaç kez bu camiye gittim” dedi.

Gelgelelim her iki şüphelinin anlattıklarından ortaya çıkan çelişkiler ve soru işaretleri, şüphelilerin Türkiye’ye gelen “eylem hücresi” olabilecekleri kanaatini güçlendirdi. Şüpheliler, soruşturma kapsamında tutuklandılar.