BUGÜN DEFNE, YARIN KİM?

Nazlı TANSALIÇ

BUGÜN DEFNE, YARIN KİM?

Defne öldü..

Hayat dolu bir kadın, ele avuca sığamayan bir sunucu, bir eş, bir anne.

Ölümünün ardından bir sürü şey söylenmeye başladı.

O gece eğlenmeye gitmiş; evli bir kadın geceye niye başka bir adamın (bekâr) evinde sürdürmeye devam etti?

Ahlak bekçiliği yapmayı ne de çok severiz!  Ve nedense birini (birilerini) kaybettikten sonra tabuları konuşmaya başlıyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda bir gece klubüne eğlenmeye gittim ve arkadaşlarla yaş sınırının ne kadar düştüğüne tanık olduk. Gördüğümüz manzara, Türkiye’de bazı şeylerin dejenere olmaya başladığının en güzel kanıtıydı. Hatta oradayken bunu sorgulamaya başladık aramızda..

Aradan bir –iki hafta geçti ve sabah saatlerinde ajanslara düşen bir haber herkeste şok etkisi yarattı… Defne Joy Foster Caddebostan’da bir evde ölü bulundu.

O an etrafımda kim varsa şaşkınlık içinde “bu gerçek olamaz” dedi. Hani ölüm bazı insanlara yakışmazdır ya işte onlardan biriydi Defne.

Defne benim en yakın arkadaşımın kuzeni. Hemen telefona sarıldım, arkadaşımı aradım doğru mu değil mi öğrenebilmek için.. Ne yazık ki bu acı haberi ona ilk veren ben oldum. Tuhaf bir acı oluştu o an içimde..

Saatler ilerledikçe olayın nerede, kimin evinde olduğunu öğrendik. Sonra neden olan sebepler üzerinden spekülasyonlar başladı. Yüksek dozda madde kullanımı denildi; ardından fazla içkinin astım hastalığını tetiklediğini ve o nedenle hayatını kaybettiği konuşuldu.

Zaman ilerledikçe başka başka şeyler konuşulur oldu. “Evli bir kadının o evde ne işi vardı” diye yazan yazarlar aldı yerini. Defne hayatını kaybetti hiç uğruna (!) O tanınan biri olduğu için gündem oldu. Peki, her gün gazetelerin 3. sayfalarında yer alan bu tarz olayları niye yorumlamıyor bu ahlak bekçiliği yapan kişiler?

O evin sahibi ak pak biri mi? Onun ne işi vardı evli bir kadınla? Ve neden 112 acili aramakta bu kadar geç kaldı? Polise verdiği ifade ne kadar doğru?

Bu ülkede kadın olunca ve böyle bir olay yaşanınca neden suçlu sadece kadın?

Özel hayat mahremiyeti diye bir şey yok mu?

Ölenin ardından suçlamada bulunmak en kolay yol! Burada önemli olan bugün Defne’nin yaşadığı bu hazin sonun bundan sonra başka Defnelerin yaşamaması için önlem alınması gerektiği..

Medya, sanatçılar vs… Herkes kendine çeki düzen vermeli.. Bunu hep birlikte yapmalı, hep birlikte doğru olanı ortaya koymaya çalışmalıyız.

Eğlenceye de gitmeli, eğlenmeli insan ama her şeyin dozunu iyi ayarlamak gerektiğinin bilincine vararak (! )

Türkiye’de bazı değerler elden gitmeden ipin ucunu tutma vaktinin geldiğini gösterdi bu üzücü olay. Sanırım burada hepimiz suçluyuz. Ya çok baskıcı ya da bir o kadar serbest bir toplum haline geldik.

Beni bu yazı yüzünden tutucu görecekler de vardır ama eğer biz içkiyi şişede durduğu gibi içemeyen insanlar olduysak sınır konmalı. Sadece para kazanmak için sarhoş olanın önüne, masasına hala içki servisi yapmaya devam edilmemeli ve belli bir yaş sınırı dışında alkol alımının en azından minimum seviye indirilmesi gerektiğini savunabilmeliyiz.

Çağdaş toplum ancak böyle olur. Çağdaşlık dağıtmak, sarhoş olup etrafa saldırmak ya da hiç uğruna hayatını kaybetmek değil!!. Olmamalı da(!)

Bireyleri suçlayarak onların gözlerimizin önünde yok oluşlarını izleyerek hiçbir şey kazanamayız; biz sadece kendini kaybetmiş, insanlığını kaybetmiş kişiler olarak yaşamaya devam ederiz.

Eğer yaşamak denirse buna da (!)

Günün Sözü: "Dünyada görmek istediğiniz değişikliğin kendisi siz olun."                                                                                                                  (Mahatma Gandhi)