Cumhurbaşkanı Erdoğan: Libya'da ateşkes anlaşması imzalanmasını temenni ediyorum

Erdoğan, Libya'da yakın zamanda bir ateşkes anlaşmasının imzalanmasını özellikle temenni ediyorum." dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Conte ve beraberindeki heyeti, Ankara'da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Erdoğan, Conte ile göreve geldiğinden bu yana yakın bir diyalog içerisinde olduklarını dile getirdi. 

Erdoğan, Conte'yle yaptıkları ikili görüşmenin etraflı bir şekilde cereyan ettiğini, ardından yemekli bir çalışma toplantısı yaptıklarını söyledi.

Görüşmede ağırlıklı olarak Libya'daki gelişmeleri ele aldıklarını, Suriye konusu ve ikili ilişkileri değerlendirdiklerini bildiren Erdoğan, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Libya Özel Temsilcisi Selame'nin girişimlerini ve Berlin sürecini yapıcı şekilde destekledik, desteklemeye devam ediyoruz. Bu hafta sonu Berlin'de yapılacak zirve ile ilgili olarak gerek Sayın Putin gerek şahsım gerekse Sayın Conte de Berlin'e katılma noktasında şu anda kararlılığımız var. Malumunuz geçen çarşamba günü İstanbul'da Sayın Putin ile bir ortak açıklama yaptık ve bu açıklama ile birlikte ateşkes dün gece yürürlüğe girmiş oldu. Halihazırda ateşkesin ahdi bir temele oturtulması amacıyla da gayret göstermekteyiz." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, heyetlerin Moskova'da görüşmelerine devam ettiğini anımsatarak, "Bu çerçevede yakın zamanda bir ateşkes antlaşmasının imzalanmasını özellikle temenni ediyorum. İtalya'nın bu kulvarda gösterdiği çabaları da takdirle karşılıyoruz." diye konuştu. 

Suriye konusu

Görüşmenin gündeminde Suriye konusunun da yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Türkiye'nin sahada sükunetin tesisi, siyasi sürecin ilerletilmesi ve terör tehdidinin bertaraf edilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalar hakkında Sayın Conte'yi bilgilendirdim. İdlip'de sağlanan ateşkesin sürekli kılınmasının önemine dikkat çektim. Bu minvalde İdlib'in gerginliği azaltma bölgesi statüsünün muhafazasına yönelik çabalarımıza İtalya'nın da desteğini beklediğimizi vurguladım." 

Erdoğan, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin de ele alındığı görüşmelerde Başbakan Conte'ye AB'den beklentilerini ayrıntılı şekilde izah ettiğini söyledi.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel'in geçen hafta sonu İstanbul'da olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Kendisiyle Dolmabahçe'de yine etraflıca bir görüşmemiz oldu. Önümüzdeki dönemde beklentilerimiz nelerdir? Tüm bu temasların ve olumlu başlangıcın ilişkilerimize aynı şekilde yansıması beklentimizi de ifade ettik." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya'nın, Türkiye'nin genel ihracatı içinde 3'üncü sırada, genel ithalatı içinde ise 5'inci sırada yer aldığına değinerek, şöyle devam etti:

"20 milyar dolara kadar yükselen ticari ve ekonomik ilişkilerimizin bu olumlu seyri bizi memnun etmekle birlikte bunu yeterli bulmuyoruz. Daha önce belirlemiş olduğumuz hedef 30 milyar dolardır. Bu 30 milyar dolar hedefine de kararlı bir şekilde yürümeliyiz. Sayın Conte'de de bu iradeyi gördüm. Dolayısıyla birlikte kararlı olarak 30 milyar dolar hedefine kilitlenmemiz gerekiyor.

Bu ziyaretin, stratejik ortağımız ve müttefikimiz İtalya ile olan köklü ilişkilerimizde yeni bir ivme kazandıracağına inanıyorum. 2012'den bu yana yapılamayan Hükümetler Arası Zirve Toplantısı'nın bu sene icra edilmesi konusunda da mutabık kaldık. Ayrıca gerek siyasi gerek askeri gerek ekonomik, ticari, kültürel hele hele turizm noktasında beraber neler yapabiliriz? Bunların üzerinde durduk ve bu adımları atmak suretiyle de çok kısa bir zaman içerisinde 30 milyar dolar hedefine ulaşacağımıza inanıyorum."

Hükümetler Arası Zirve Toplantısı ile bu sürecin hızlanacağına olan inancının tam olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Malum 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın açılış maçı 12 Haziran 2020 tarihinde Roma'da milli takımlarımız arasında oynanacaktır. Bu vesileyle sportmence bir mücadele olması temennisiyle her iki takıma da başarılar diliyorum. Şimdiden o maçı beraberce izleyeceğimizin kararını da aramızda aldık. Herhalde güzel bir ev sahipliği yaparlar bize." ifadelerini kullandı. 

Sorular:

Açıklamalarının ardından Erdoğan ve Conte, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac ile Hafter'in görüşmesi Moskova'da devam ediyor. Libya'da bir Barış Gücü olacak mı? Berlin Konferansı'nda herkese gerekli davet gönderildi mi?" sorusuna Erdoğan, "Şu an Moskova'daki görüşmeler devam ediyor. Öyle zannediyorum ki akşam saatlerinde bu görüşmeler herhalde nihayete erecektir ama olumlu istikamette devam ettiği bilgisini az önce arkadaşlarımdan aldım." yanıtını verdi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı görüşmeyi hatırlatan Erdoğan, "Gerekirse burada BM'nin bir görevlendirme yapması, ateşkes sürecinin güçlü bir şekilde devamı bakımından, gözlemci olma noktasında isabetli olacaktır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berlin'de ateşkes sürecini çok daha güçlü bir hale getirmek için liderler olarak bir araya geleceklerini dile getirerek, "Temennim odur ki bu süreçte de özellikle Libya'daki bu son gelişmeler son bulur. Noktayı orada koymak suretiyle de barışın Libya'da hakim olmasına yardımcı oluruz."şeklinde konuştu.

"Güçlü bir katılım var"

"Berlin'de 19 Ocak'ta yapılacak toplantı, Libya için siyasi bir sürecin başlangıcı olabilir mi?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Berlin süreciyle alakalı olarak her şeyden önce şu an itibarıyla gelenlere baktığımızda güçlü bir katılım var. Bu güçlü katılımlı, günübirlik de olsa yapılacak olan bu çalışmadan inanıyorum ki güçlü bir netice de çıkacaktır. Nitekim bugün Moskova'da yapılan çalışmalar bir yerde Berlin sürecinin de altyapısını oluşturacaktır. Zira şu anda Moskova'daki çalışmaların içerisinde her şeyden önce Serrac ve ekibi olduğu gibi karşı tarafta da Hafter ve ekibi var. Ve bütün bunların yanında da gerek Rusya tarafı gerekse Türkiye tarafı olarak bizler de başından itibaren bu işe verdiğimiz destekle... Geçen çarşamba Sayın Putin ile İstanbul'da yaptığımız görüşmelerde bunları etraflıca ele almıştık. Bu bir yerde de zaten bu sürecin ilk adımlarıydı. Şimdi de Moskova'da bugün yapılan toplantıyla güzel bir netice ortaya çıkacağının işaretlerini arkadaşlarımızdan aldık. Buradan çıkacak neticeyle metin ortada olacak. Metin ortada olacağı için bu metinle beraber Berlin'e gideceğiz ve Berlin'de de yapılacak çalışmayla inşallah bu işi sağlam bir zemine oturtmuş olacağız. Temennim odur ki bu sağlam zemine oturtulan ateşkes tüm Libyalı kardeşlerimizin, dostlarımızın da geleceği için bir barış temelini oluşturmuş olur."

Conte: Libya'da ateşkesin önemli bir fırsat penceresi açacağını umut ediyorum

Görüşmede birçok konuyla birlikte Libya konusunu da ele aldıklarını belirten Conte, "Libya'da ateşkesin önemli bir fırsat penceresi açacağını, barışçıl sürece girileceğini umut ediyorum." dedi.

Conte, Libya konusunda yürütülen Berlin Süreci sayesinde Libya'da gerginliğin yerini siyasi sürece bırakacağını ifade etti.

Conte, "İtalya olarak amacımız bölünmemiş, bağımsız ve egemen bir Libya olması." diye konuştu.

Görüşmede birçok konuyla birlikte Libya konusunu da ele aldıklarını belirten Conte, "Libya'da ateşkesin önemli bir fırsat penceresi açacağını, barışçıl sürece girileceğini umut ediyorum." dedi.

Libya konusunda yürütülen Berlin Süreci sayesinde Libya'da gerginliğin yerini siyasi sürece bırakacağını ifade eden Conte, "İtalya olarak amacımız bölünmemiş, bağımsız ve egemen bir Libya olması." diye konuştu.

Conte, (Libya'da) tırmanmakta olan askeri durumun bir ateşkes ile sınırlandırılması konusunda hemfikir olunduğunu kaydederek, Türk-Rus deklarasyonu beyanı sayesinde gidişatın olumlu olduğunun görüldüğünü belirtti.

Conte, "Ortak amaçlarımız var, koordine şekilde bilgi alışverişi yapmaya devam ederek aynı gündeme sahibiz. Sürekliliği olan bir sonuç elde etmeliyiz, ateşkes çok geçici bir tedbir olabilir eğer ki uluslararası bir topluluk tarafından ortak istikrarlı bir çözüm bulunmazsa, Libya'nın egemen bir güç olarak bunları sağlaması elde edilmezse." ifadelerini kullandı.

Berlin Süreci

Berlin Süreci'nin önemli bir fırsat oluşturacağı konusunda mutabık kalındığını aktaran Conte, dün Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşme fırsatı yakaladığını söyledi.

Konferansın (Berlin Süreci) önümüzdeki günlerde hızlandırılarak toplandığını belirten Conte, gerginliğin bu sayede yerini siyasal sürece bırakacağına dikkati çekti.

Conte, "İtalya'nın pozisyonu son derece net, bu bize inandırıcılık ve kredibilite de sağlıyor, bütün gayretlerimizin de öyle görünmesini sağlıyor." diye konuştu.

Libyalılara çağrıda bulunan Conte, "Her kararlarında her hareket ve davranışlarında geleceklerini kararlaştırıyorlar. Hangi geleceğe yöneldiklerini, hangi gelecek üzerine çalışacaklarını, müreffeh olmak istiyorlarsa, refah istiyorlarsa, tam anlamıyla demokratik bir yaşama açılmak istiyorlarsa, İtalya nezdinde değerli bir müttefik bulacaklar çünkü İtalya siyasi sürecin destekçisidir." ifadelerini kullandı.

Amaç bölünmemiş Libya

İstikrar ve bağımsızlık üzerinde şartlandırıcı şekilde bir müdahaleyi İtalya'nın kabul etmeyeceğinin altını çizen Conte, "Birleşmiş Milletler (BM) himayesi ve Berlin Konferansı içerisinde bizler ve özellikle Türkiye çözümün bir parçası olarak var oluyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde Moskova'daki gidişat üzerine bilgi aldığını aktaran Conte, "İmza atılacak kanaatindeyim. Bu sadece bir adım. Karmaşık bir süreç. Hemen zafer naraları atamayız. Mutlaka ateşkesin imzalanması, ardından Berlin'de bir araya gelmek lazım." dedi.

Berlin Konferansı'na her tarafın davet edilmesi gerektiğine dikkati çeken Conte, "Bir taraftan da katılımcı listesi sonsuz hale gelebilir. Herkesin katılması mümkün olmayabilir. Palermo Konferansı'na Libya'daki bütün aktörleri davet ettim. Gelecekleri hakkında rol oynasınlar istedim." diye konuştu.

İtalya'nın Libya'da hep "kapsayıcı olmayı" benimsediğini dile getiren Conte, şöyle konuştu:

"Siyasi beklentiler ve içerik, sonuçta sıfırdan yola çıkmıyoruz. Palermo Konferansı yaptık, Abu Dabi oldu. Süreklilik olsun, siyasi çözüm olsun istedik. İhtilaf silahlı çatışma haline gelmiş durumda. Berlin Konferansı'nda bu yönde bir adım için toplanacağız. Bölünmemiş, bağımsız ve egemen bir Libya. Amaç budur. Seçimi gerçekleştirmek de esastır. Demokrasinin tüm unsurlarının hayata geçirilmesi esastır. İtalya bu yönde çalışacak, zaman ve gayret gerekecek. BM, Avrupa Birliği ve dost ülkelerle bu adımları atmaya devam edecek."

Orta Doğu

Öte yandan Suriye ve Irak gibi Orta Doğu ülkelerinin sorularıyla da ilgilenildiğini kaydeden Conte, "Dünyayı bloke eden Orta Doğu sorunu var ve gerçekten istikrara çok ciddi şekilde dahli oluyor." ifadelerini kullandı.

Bu sorunlara yönelik de diplomatik gayretlerin yoğunlaştırılması ve normale dönülmesinin sağlanmasının gerekliliğine vurgu yapan Conte, bölgedeki güvenliğin "İtalya'nın gönlünde" de olduğunu belirtti.

İtalya'nın soyut deklarasyonların yanı sıra somut gayretler gösterdiğini savunan Conte, "İtalya araç ve personel açısından da DEAŞ terörizmine karşı mücadele eden ülkeler açısından ikinci kalabalık güç sağlayan ülkedir." dedi.

İkili ilişkiler

Türkiye ve İtalya'nın ekonomik, ticari, kültürel açıdan son derece "sağlam, eski ve vaatkar" bağlara sahip iki ülke olduğunu kaydeden Conte, Türkiye'nin, İtalya'nın bu bölgedeki en önemli ihracat hedef ülkelerinden olduğunu söyledi.

Conte, "Aynı zamanda çok sayıda şirketimiz Türkiye'de faaldir, bu faaliyetlerinden de son derece memnundur. İtalya'da da çok sayıda Türk şirketi faaliyet gösteriyor. Eminim ki onlar da ülkemizde bulunmaktan çok memnunlar." dedi.

Türkiye'de büyük ve KOBİ olmak üzere bin 400 kadar İtalyan şirketin faaliyet gösterdiğini dile getiren Conte, sözlerini şöyle tamamladı:

"Teknolojik inovasyon açısından önemli yetkinliklerimiz var. İnşaat, otomotiv gibi sektörlerde de ilerideyiz ve hep iş birliği yapmak istiyoruz. Türkiye'deki reformlar ve hukuk devleti sayesinde de hep daha fazla yatırım yapmayı arzu ediyoruz. İnsan hakları konusunda, hukukçu olarak söylüyorum, bireylerin haklarını gözeten reformlar her zaman yatırım ortamına destek ve yardımcı oluyor."

AA