DÂHİLDE İŞLEME (HORMONLU İŞLEME)

Aykut Onur KALAYCI

DÂHİLDE İŞLEME

HORMONLU İŞLEME

Ülke olarak İvme güçlerimiz nelerdir? Bir tarım, iki tekstil, üç sanayi ve artı teşvikler.

Tarımı gümrüklerde nasıl bitirdik? Tarım ürünleri ithalatını açabilmek için formalite uydurmamız lazımdı. O formalite dâhilde işleme oldu ve o formalite korku yaratarak oldu. İthali mecburi hale getirmek oldu. Dâhilde işleme belgeleri nasıl oldu da, tarım ürünleri ihracında yüzde 70’e çıktı?

Birinci yöntem önce ithalat, sonra işleme, sonra ihracat / ikinci yöntem önce ihracat, sonra belge, sonra ihracat. Birinci yöntemde işleme faaliyeti nerede yapılmaktadır, faaliyeti kim yapacaktır? Sorularına yanıt en önemli değerlendirmedir.

İkinci yöntemde sadece ihraç asıl temeldir. İki yöntemde de, belge ticareti, nüfus ticareti nasıl yapılır değerlendirmesinde belge ticareti önü açılarak eşe-dosta belge temin edilir. Belge kullandırma komisyon karşılığı yaptırılmaktadır. Herkes tarafından bilinmektedir ki, tarım dâhilde işlemeleri yüzde 60 oranında Türk tarımına vurulan hançerdir. Sadece buğday unu değerlendirelim. Sadece Mardin örneğini ele alalım:

MARDİN’DE KAÇ UN FABRİKASI VARDIR?

Mardin de kayıtlı fiilen kaç işletme vardır? Kâğıt üzerinde kaç firma vardır? Buğdayın yüzde kaçı Mardin'de üretilmektedir ki, işletmeler oradadır? Mardin’de fiilen kurulu otuzun üstünde fabrika vardır. Kâğıt üzerinde altmışın üzerinde firmaya dâhilde işleme izin belgesi verilmiştir.

‘Dâhilde işleme sadece buğdayda Mardin'de mi yapılır?’ derseniz HAYIR cevabı hazırdır. Buğday ambarı neresidir? Fabrikalar orada olmalıdır. Yoksa maliyeti kurtarmaz. Uluslararası fiyata ulaşamazsınız. Mardin'in bu konudaki avantajı nedir derseniz ona verilecek cevap yoktur.

Bu altmışın üzerinde dâhilde işleme firması nereden çıkmıştır? Buğday üretimini artırma veya tohum geliştirme veya maliyetleri düşürmekte midir?  Verilecek cevap hepsine hayırdır. Nedir bu özellik kağıt üzerinde takip zor yapılmakta, belgeler üzerinden rant harika olmaktadır. Onun için bu kadar firma türemiştir. Gerçek iş yapan 2 ya da 3 firmadır. Onlarda diğerlerinin yanında paravan olmak zorunda kalmışlardır. Yoksa kazanamazlar. Bu bolluk ondandır.

‘Başkent Ankara bunları hiç görüyor mu derseniz?’ Belge dağıtmak tatlı galiba. Türk tarımını ne düşüneceksiniz, buğdayı ne düşüneceksiniz? Amerikan ya da Rus buğdayı önemli. Onların rekolteleri nasıl ülke içine sokalım? Üretim olmasın. Üretim olursa herkes tarımdan pay alacak! Böyle olunca bastıran yandaş akraba belge alacak ticareti yasal olacak ama tarım ne olursa olsun!!

SERBEST BÖLGELERDEN YAPILAMAZ MI?

Dâhilde işleme ile buğday getirip, un ihraç edeceksek şu uygulama yapılamaz mı? Belgesiz İşlem yapalım, serbest bölgelerde buğdayı işleyip un yapalım, fabrikaları serbest bölgelere kuralım. Üreten üretmeyen belli olsun. Buğdayı iç piyasada bırakmayı tamamen yok edelim.

Rus buğdayını Samsun'da, Amerikan buğdayını Mersin'de işleyelim. Serbest bölge dışına buğdayı çıkarmayalım. Türk tarımının buğday açmazını yok edelim. Yerli üretim korunsun. Eşdeğer eşya belgesini kaldıralım. Bakın buğday üretimi gerçek ne olacaktır?

‘Tekstilde durum nedir?’ derseniz buğdaydaki durumu aşağı yukarı aynıdır. Dâhilde işlemi nasıl dağıtılmakta, firmalar üretimleri nelerdir? Kâğıt üzerindeki firmalar nasıl Türk tekstilini yok etmektedir?

Dâhilde işlemi izinleri tekstilde verilirken, her belgeye izin verip imza atanların Sven Beckert “Pamuk İmparatorluğu” kitabını en az üç kere okuyup imzaları sonra atmaları tavsiye olunur. İngiltere'nin 150 yıllık tekstil serüvenini iyi okumaları gereklidir. Osmanlının batışını hazırlayan, İngiliz gemilerinin nasıl tekstil getirip, ülke ekonomisinin tekstili bitirdiği nasıl vergi ödemediği, şuanda bizler neler üretiyoruz muafiyet ve dâhilde işleme. Bunu hazırlamak için paravan ülkelerle muafiyet anlaşmaları imzalıyoruz. Bütün tekstil ürünlerimiz oradan gelmeye başlıyor. Belge takibi yapmıyoruz. Yapılsa bile anlaşma boşluklarından mahkemelerimiz hüküm vermiyor. Bu durumda herkes ithalatçı oluyor. Üretim hak getire...

Buyurun kendi tekstil ürünlerimiz aynı yöntemle İngiltere’ye sokunuz, ABD'ye sokunuz. Hepsi duvar hepsi imkânsız. Çünkü o ülkeler tekstili ivme olarak gördüklerinden başka ülke ürünlerini avantajlarını ülkelerine sokmamaktadırlar. Bizde eş, dost, akraba, yakınlar belge ticareti yaptığı için tekstil ne demek Hurra herkes belgeye.

En son sorulacak sorular neden geçici depolama yerlerinde ithalat izini verildi? Bu arada neler oldu? Eşya tanımı yapılmadan ithalat yolu açıldı. Hangi firmanın Yunanistan’dan Muratbey’e uzanan menşei ticaretinin Ankara’daki görünmez ortakları kim veya kimlerdir? Mısır, Kore hikâyeleri nasıl sonuçlanmıştır? Tekstilin nasıl sonunu hazırlamaya çalışmaktayız?

En son teşvikler konusu her yıl 45 milyar dolara yakın ihracata yakın teşvik vermektedir. Bu teşvikleri alan firmalar üretime mi kaynakları kullanmakta, ya da bankalara yatırıp aradaki artı farkı faiz geliri olarak kullanmaktadırlar. Bankaya yatırılan teşviklerin üretimle alakası nedir? Neden bu kadar teşvik verilmesine rağmen, uzun yıllardır ihracat rakamları artmamaktadır? Yoksa teşvikte paravan firmalar mı vardır?

İşte kısaca sıraladığımız hormonlu dâhilde işlemeler hormonlu menşeler, hormonlu teşvikler, sonuç ortada ihracat rakamları uzun yıllardır aynı sebebi hormonal. Hormonlu kısımları kimler oluşturmaktadır? Bu belge ticaretlerini yapanlar, seçtiğimiz vekillerin firmalarının, çocuklarının,  akrabalarının, bürokratların çocuklarının, akrabalarının firmaları çoğunluktandır. Bu hormonlu durum tüm topluma yansımaktadır. Rant toplamda on ya da on beş firmanın cebine gitmektedir.

Hormonlu yapı ne zaman düzeltilmeye çalışılacaktır? Çalışılacak mıdır? Ticaret Bakanlığı’nda 21 birim ne tür bir çalışma içindedir? Gümrüklerde hormonlu çalışmaları kim durduracaktır? Türk tarımını Amerikan, Rus, İngiliz firma temsilcileri mi kurtaracaktır?

Bu durum tekstil içinde aynı soruyu oluşturmaktadır. Herkesin Sven Beckert'in “Pamuk İmparatorluğu” kitabını okumasını tavsiye ediyorum. Geçmişte de hatırlarsanız bu konuyu işlemiştim.

Hatta yazımın başlığı da, ‘DÂHİLDE İŞLEME CEBİNE İŞLE’ SANIRIM  ANLADINIZ NE DEMEK İSTEDİĞİMİ!...

-YAZARDAN SON DAKİKA FLAŞ NOT-

Mersin Gümrük Müdürlüğü denetimindeki bir antrepoda, dana ciğerlerinin tavuk kırıntılarıyla değiştirildiği iddiaları üzerine Mersin Emniyet Müdürlüğü Kom Şubesi operasyon düzenledi. Olayla ilgili olarak çok sayıda gözaltı olduğu söyleniyor.. Ayrıntılar ise yine ilk olarak köşemde olacak!