GÜMRÜĞE İSTANBUL AYARI

Aykut Onur KALAYCI

GÜMRÜĞE İSTANBUL AYARI

DEVLET GÜMRÜKTEKİ AYARA İSTANBUL’DAN BAŞLADI!

MİNİK KUŞ, BURSA SEMALARINDA…

Genelde yazılarıma konu olan gümrüklerin başında, İstanbul Gümrükleri oldu hep. Bazen memleketim adına üzülerek de olsa kaleme aldığım vurgun-rüşvet-yolsuzluk iddiaları yazılarım yayınlandıktan sonra çokça da tartışıldı. Yazdığım iddialar, birçok defa ulusal gazetelerin manşetlerine haber olurken; yine ulusal televizyonlarda tartışma platformlarında sıkça konuşuldu. Diyeceksiniz ki ‘Yazdın çizdin de var mı bir değişiklik? Yine her şey eski tas eski hamam modunda mı seyrediyor?’ Hayır! Sevgili okurlar, bizler yazdıkça devlette bizi dikkate aldıkça hiçbir şey eskisi gibi kalmıyor. Örneğin şu süreçte yaşananlar gibi…

İstanbul tapulu yeriniz değil!!

Nedir o yaşanan süreç diye soracak olursanız, sözü daha fazla uzatmadan İstanbul’a bir uzanalım… Yazılarıma sıkça konu olan, hayali ihracat, yolsuzluk ve rüşvet iddialarının eksik olmadığı İstanbul Gümrükleri’nde devlet neler yapıyor şöyle gelinen sürece iyice bir bakalım. Önce şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta büyük harflerle yazabiliriz:

‘DEVLET İSTANBUL GÜMRÜKLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR’

Buna kimsenin bir itirazı olacağını sanmam. Örneğin Ambarlı Kargo Gümrük Müdürlüğü’nde yaşananlar.. Ambarlı Kargo Gümrük ve Kaçakçılık İstihbarat Müdürlüğü’ne İstanbul dışından müdürler atandı. Bence bu çok iyi bir karar! Çünkü İstanbul bazı isimlerin mesleğe başlayıp, adeta emekli olana kadar aynı yerde görev yapmalarını gerektirmiyor. İstanbul’da görev yapmak herkesin hakkı olsa gerek. İstanbul’un gümrüğü kimsenin babasının tapulu yeri değildir.

Sürece nasıl gelindi?

Peki, İstanbul’da köklü değişiklikler yapılmasına kadar gelinen süreç nasıl gelişti? Kısaca onu da hatırlayalım. Tevfik Usta’nın bölge müdürlüğü döneminde, Ambarlı Gümrüğü’nde çok sayıda hayali ihracat ortaya çıktı. Hatta kendisi bile şüpheli sıfatıyla Büyükçekmece Kaçakçılık Savcısı Sayın Mustafa Kemal Gül’e ifade verdi. Vurgun, yolsuzluk iddiaları bununla da bitmedi!! İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne bağlı Mali Büro ekipleri 10 konteynırlık kaçak sigaranın gümrükten seccade beyan edilerek çıktığını bütün belgeleriyle ortaya koydu. Sonra arkadan kaçak akaryakıt işi patladı. Ambarlı Gümrüğü’ne 3 ayrı şirket üzerinden deniz yolu ile (buraya dikkat) bir konteynır değil toplamda tam 50 konteynırda 1.149.000 litre kaçak akaryakıt girişi dönemin Büyükçekmece Kaçakçılık Savcısı Mustafa Kemal Gül ve İstanbul Mali Şube'nin başarılı müdahalesi sonucu önlendi. 50 konteynır Ambarlı Gümrüğü’ne ne diye beyan edilmişti? Matbaacılıkta kullanılan bir kimyevi madde diye beyan edilmişti..

Bakanlık gördü ve düğmeye bastı!

İstanbul’un bir diğer önemli gümrük kapısı olan Halkalı Gümrüğü’nde ortaya çıkartılan 100 MİLYONLUK dâhilde işleme kumaş vurgununda da enteresan gelişmeler yaşandı. İstanbul Mali Şube tarafından ifadesi alınan gümrük müdürü İ.Ş. sanki ortada hiç bir şey yokmuş gibi Kargo Gümrük Müdürlüğü’ne atandı. Bunun dışında İstanbul Gümrüklerinde sanki bir imtiyazları varmış gibi bazı muayene memurları Ambarlı Kargo Halkalı üçgeninde ve ne gariptir ki kırmızı hatta çalıştırılmıştı.. İşte hep bu olumsuzlukları köşe yazılarıma ayrıntılarıyla taşıdım. Yapmayın, etmeyin dedim, sonunda da bir gazeteci olarak yazılarımın haklı olduğunu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı teyit etti. Bakanlık olup bitenleri gördü ve düğmeye bastı!

Önce Tevfik Usta’yı görevden aldı! Usta’yı Ankara’ya bölge müdürü yaptı. Ama o görev yapma yerine iddiaya göre, bakanı eleştirdi ve kendisine verilen ‘hoşgeldin yemeğinde’ Ankara’da neden görev yapmayacağını da açıkladı. Yine iddiaya göre; Tevfik Usta yerel seçimde aday olacakmış! Ne diyelim hayırlısı olsun. Usta’nın Ankara’ya tayinin ardından müdürleri bir bir gidiyor. Görünen o ki İstanbul Gümrüklerinde yeni bir dönem başlıyor. Yani Sayın Nevzat Er dönemi başlıyor. Şimdi Nevzat Er’in kaptanlığındaki uygulamaları göreceğiz ve izleyeceğiz. Gazetecilik görevimizi yerine getirip, Er’in olumlu olumsuz yönlerini yine sütunlarımıza taşıyacağız!..

Minik Kuş BURSA semalarında…

Değerli okurlarım; hemen bir önceki yazıma şöyle göz gezdirecek olursanız, yazımda hayvansal ürün ithalatında yaşanan sıkıntılardan söz etmiştim. Bu işin Gemlik’ten niçin bu konuda alt yapısı tamamlanmamış olan Bandırma Gümrük Müdürlüğü’ne ithalat yetkisi verildiğini sormuştum. Bu işle uğraşanların büyük çoğunluğu Bursa’da olmasına rağmen, niçin Bandırma’nın tercih edildiğini irdelemiştim. Vallaha baktım ses seda yok. Bende bu işin perde arkasını öğrenmek için, Minik Kuş’tan yardım istedim. Kendisiyle son konuştuğumda, Bursa semalarındaydı.. Bana bu işle ilgili çok önemli şeyler anlatacağını söyledi. Bekleyip hep birlikte göreceğiz. Haydi hayırlısı…

İçim yanıyor…

Sevgili okurlarım; bu yazıyı yazarken bir kulağım televizyonda.. İzmir’deki tersane faciasında 10 şehidimiz al bayrağımıza sarılmış halde son yolculuklarına uğurlanıyor. İçim yanıyor ve şunu sormadan yapamıyorum. Bu koca gemi nasıl yan yatıyor? 18 yaşındaki askerlerin o gemide ne işi var? Bu işler belirli bir meslek grubunun yapacağı uzmanlık gerektiren işler değil midir? İçim yanıyor, gerçektende içim yanıyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet ve kederli ailelerine başsağlığı diliyorum…

YAZARIN NOTLARI

Yazarın son dakika notudur:

Gümrük Kanunu’nun 57. maddesinin ihlali

İstanbul gümrüklerinde özelliklede Ambarlı Gümrüğü’nde bazı firmalar telefon, aksam parçaları ve aksesuarlarının orjinal değil çakma olarak 42.02 gtip çekilmesi gereken eşyalar 39.23’den çekilmekte; burada da tarife ihlali yapılmaktadır ayrıca bu tip eşyaların Kırmızı Hat kriterlerinde ise, tespit değil muayene yapılarak işler bitirilmektedir.

1-) Ü…… firmasıyla ilgili çok sayıda gümrük müşavirinin, minimum tarifeyi deldiği yönündeki iddiaları üzerine bakanlık bir gümrük başmüfettişi görevlendirir. Müfettişin hazırladığı raporda, firmanın haksız rekabet yaptıklarını tespit eder ve firma ile ilgili 5326 sayılı kanunun 14. mad. kapsamında işlem yapılmasını isterler. Ayrıca firma yetkilileriyle ilgili ayrı ayrı ceza kesilmesini isterler. Ceza tutarının toplamı ise, 6 Milyondur! (olayla ilgili gelişmelerin takibindeyim)

2-) Bundan önceki yazımda, ‘Bursa’nın ufak tefek taşları’ şeklinde belirttiğimiz konumuzla ilgili olarak İstanbul’da çeşitli rivayetler konuşuluyormuş.. Hatta yazacağım bu konunun, bir arsa meselesi olduğundan bile söz ediyorlarmış. Açıkça söyleyelim; yazacağım konu arsa meselesi değil! Şimdilik bu kadar.

3-) Hayali ihracat ve dâhilde işleme ilgili çok önemli raporun kalan diğer kısmını ise, ilerleyen günlerde yine bu sütunlarda işleyeceğim.