Kılıçdaroğlu: İşi Olağanüstü Noktaya Taşıyan Hükümetin Uygulamaları

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Olağanüstü bir durum yok ortada. İşi olağanüstü noktaya taşıyan, hükümetin yaptığı uygulamalardı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Olağanüstü bir durum yok ortada. İşi olağanüstü noktaya taşıyan, hükümetin yaptığı uygulamalardı." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin farklı bir süreçten geçtiğini belirterek, "Güzel Türkiyemizde görüşü ne olursa olsun, inancı kimliği ne olursa olsun tüm yurttaşlarımızın ortak bir hedefi var. Huzur ve barış içinde yaşamak. Önce bu hedefi hep birlikte alkışlayalım." diye konuştu. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Hepimizin sorumlulukları var. Sokakta yürüyen sade yurttaşın da sorumluluğu var, ülkeyi yöneten bakanların, başbakanların, valililerin, siyasi partilerin ve cumhurbaşkanın da sorumlulukları var. Sorumluluklarımızı bileceğiz ki bilinçli yurttaş olarak hareket edelim. Bilinçli yurttaş olacağız ki sorumluluklarımızın farkında olalım. O nedenle herkesin sorumluluğu var. Sorumluluk kendimize karşı, ailemize karşı, çocuklarımıza karşı, komşularımıza karşı, ülkemize karşı, kentimize karşı. Hatta o kadar ki bazen hiç bilmediğimiz duymadığımız gezmediğimiz alanlarda oluşan dramlara karşı da televizyon ekranlarında izlerken üzülürüz. O üzülmede aslında bizim sorumluluk duygumuzun vicdanımızdaki etkisidir. Bu çerçevede olaya bakmak lazım."

Gezi Parkı için yapılan ilk eylemi hatırlatan Kılıçdaroğlu, "29 Mayısı 30 Mayısı bağlayan gece sabah 5’te polislerle baskın düzenleniyor. Siz bir düşman ülkesine mi giriyorsunuz.” ifadesini kullandı.
Demokrasi ile yönetilen ülkelerde hükümetlere tepki göstermenin son derece doğal olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Olağanüstü bir durum yok ortada. İşi olağanüstü noktaya taşıyan hükümetin yaptığı uygulamalardır. Sonra dalga dalga eylem tüm Türkiye’ye yayıldı. Önce herkesin ders çıkarması lazım." şeklinde konuştu.

"O GENÇLERİN TAMAMINI GÖZLERİNDEN ÖPÜYORUM"

Taksim’e gittiğinde çok sayıda genci bir arada gördüğünü kaydeden Kılıçdaroğlu, "Gençler, özgürlük ve demokrasi istiyor. Her partiden her inançtan her kimlikten insanlar vardı orada. Bu tabloyu siyasetçilerin çok iyi okuması ve ders çıkarması lazım. Biz de CHP olarak ders çıkarmak durumundayız. Onların tepkilerini dikkatle dinlemek durumundayız. Onlar yeni bir kuşak. Anlamak zorunda olduğumuz çocuklarımız. Evlerinde belki özgürlüğü yeterince yakalayamadılar ama meydanlarda özgürce konuştular. Sırtlarında okul çantaları ellerinde su şişeleri var. Bu kuşağı Türkiye’nin çok iyi okuması lazım. Siyasetin çok iyi okuması lazım. Onların ayrı beklentileri var. O beklentilere yanıt verecek siyaseti oluşturmamız gerekiyor. Eğer biz siyaseti sağlıklı okursak, gençleri dinlersek, onların neyi isteyip istemediğini iyi anlarsak Türkiye’nin geleceğine parlak bir ayna tutmuş oluruz. Taksim meydanında CHP’liler toplandı, hayır. Eylemleri CHP’liler yaptı, hayır. O ancak dar kafalı insanların düşündükleri bir olay. Olayları sağlıklı yorumlamayan kendi suçunu acaba bir yerlere atabilir miyim, telaşı içinde söylenen sözler. O gençlerin tamamının gözlerinden öpüyorum. O gençlere CHP grubundan selamlarımı saygılarımı gönderiyorum."

Başbakanların da uyması gereken kurallar olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bir ülkenin başbakanı demokrasi nedir çok iyi bilecek. Demokrasi kafasında şekillenmemişse Türkiye’yi felakete sürükleyebilir. Demokrasi karşıt görüşleri dinlemek, saygı duymaktır. Farklı düşüncelerin özgürce ifadesine ortam hazırlamaktır. Eğer siz demokrasiyi baskı unsuru olarak görüyorsanız, eylemleri sonlandıramazsınız. Türkiye”nin önünde yeni bir gençlik vardır. Bu gençlik, demokrasi ve özgürlük talep ediyor. O nedenle başbakanların çok dikkatli olmaları gerekiyor. Demokrasiyi içselleştirmesi ve muhalefeti dinlemesi gerekiyor." dedi.

Ülkelerin akıl ve mantıkla yönetilebileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Aklı ve mantığı öteleyip öfkenizi ve duygunuzu öne çıkartırsanız toplumda kutuplaşmalara yol açarsınız.“ ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, "Başbakanlar özgürlük alanları yaratmak zorundadır. Herkesin düşüncesini dile getirdiği bir Türkiye’yi yaratmak zorundadır. Son olaylar bizi dünyaya rezil etti. Türkiye Cumhuriyeti'ni rezil etmeye kimin ne hakkı var. Gençler demokrasi istiyor, özgürlük istiyor, vereceksiniz." diye konuştu.



CİHAN