Müftü Altun: Vatanımızın Toprağı, Ağacı Ve Suyu Kutsaldır

Amasya’nın Merzifon İlçe Müftüsü Mustafa Altun, Miraç Kandili dolayısıyla yaptığı açıklamada, Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan olaylara değindi.

Amasya’nın Merzifon İlçe Müftüsü Mustafa Altun, Miraç Kandili dolayısıyla yaptığı açıklamada, Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan olaylara değindi. Altun, “Ülkemizde yaşanan bir kısım olaylara vatansever insan gibi biz de üzülmekteyiz. Vatanımızın şehit kanıyla sulanmış her bir çakılı, toprağı kutsal olduğu gibi her bir ağacı, teneffüs ettiğimiz havası da kutsaldır. Ümit ederim ki; her vatansever ne altında yatanlarına ne üstünde yeşerenlerine, ne ırmağına ne de insanına zarar vermez. İdrak edeceğimiz Miraç Kandili'nin bizim ve komşularımızın arasını karıştıran, insanı insana, Müslüman’ı Müslüman’a kırdıranlara bile bir sevgi, iman olarak ulaşmasını ve dünya barışışını getirmesini temenni ediyorum.” dileğinde bulundu.

Mübarek gecelerden ikincisi olan Miraç Kandili’nin kelime anlamının ‘isra’, yani yükseğe çıkmak, yükselmek, yükselmeyi sağlayan vasıta olduğunu belirten Altun, şu bilgileri aktardı: “Recep ayının 27. gecesine rastlayan Miraç Kandili'nin yaklaşık Hicri 1435. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Peygamberimiz miraca götürülmeden önce çok sıkıntılı günler geçirmiştir. Mekke müşriklerinin baskısı artmış, yeni Müslüman olanlara işkence had safhaya çıkmış, Peygamber Efendimiz kısa aralıklarla amcası Ebu Talib'i sonra da eşi Hz. Hatice'yi kaybetmişti. Bu sıkıntılı ortamda teselli ve hüznü paylaşması gerekenler, aksine hakarete varan baskılarını artırmışlardı. Peygamber Efendimiz Taif'e gitmiş orada taşlanarak geri çevrilmiş, hüzün içinde Mekke'ye dönmüştü. Yüce Allah işte böyle bir ortamda habibini teselli etmek ve gayb alemini göstermek için Peygamberimiz'i huzuruna davet etmiştir. Hz. Peygamber'in hicretten 1,5 sene evvel, Recep'in 27. gecesinde Mekke'de Mescid-i Haram'dan alınarak, Burak denilen bir vasıta ile Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmesidir. Miraç ise bu kudsi yolculuğun Mescid-i Aksa'dan itibaren Cebrail eşliğinde göklere ve Sidretül Münteha'ya kadar devam etmesidir. Bu seyahat ve ulvi yolculuk, Allah resulünden başka hiçbir peygambere nasip olmamıştır.”

“MİRACIN İSLAM ALEMİNE ÜÇ HEDİYESİ”

Hz. Peygamber'in miraçtan üç büyük hediye ile döndüğüne dikkat çeken Altun, müminin miracının namaz olduğunu söyledi. “Önemli yere giden boş dönmez, hediyelerle döner” diyen Altun, şunları kaydetti: “Miracın, İslam’ın gayesini sembolize eden üç hediyesi vardır. Birincisi gözümün nuru, müminlerin miracı dediği namaz; ikincisi Bakara suresinin son iki ayeti; üçüncüsü de istikametini imana çeviren herkesin, sonunda cennete gireceği müjdesidir. Bu üç hediye aslında, İslâm’ın gayesini sembolize etmektedir. Peygamber Efendimiz'in bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da Yüce Allah’ın huzuruna çıkıp, konuştu ise samimiyetle namaz kılan bir kişi de Allah’la konuştuğunu hisseder. Müminin miracı günde 5 vakit namazdır. Günlük 5 vakit namaz müminin Allah’la konuşmasıdır. Onun için bu gece namazı farklı düşünmemiz gerekiyor. Namaz dostluğa, sevgiye, kişiyi kulluktan alır Rabb'ine götürür.” CİHAN