Sahipsiz Kapı Anahtarsız Açılır!

Aykut Onur KALAYCI

                  SAHİPSİZ KAPI ANAHTARSIZ AÇILIR!

                  -  İSTANBUL'DA ÖNEMLİ OPERASYONLAR-

                 SİLAH KAÇAKÇISININ KARİZMASINI ÇİZDİLER!

                   ‘ALO HALKALI TELEFON HATTI’

                BEYAZ HAT’TA SİYAH OYUNLAR

Bu haftaki yazımıza dedelerimizin, atalarımızın halka mal olmuş güzel bir sözüyle girmek istiyorum. Şöyle demiş Türk’ün Ata’sı  ‘SAHİPSİZ KAPI ANAHTARSIZ AÇILIR’ yani ‘İnsanların sahipsiz bıraktığı makam, malın sahibi çok olur. O makamı, malı sahipsiz gören bu benim der’ Şuan tıpkı bizim Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda olduğu gibi. Sakın kızmayın elbette koca bakanlıkta işler yürümüyor değil! Ancak hem personel açısından hem işlevsel açıdan Türkiye’nin önemli bakanlıklarından olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı her nedense vekâletle yönetilen bir kurum olup çıktı.

Mecburiyetiniz mi var?

Koskoca bakanlık sanki bir mecburiyet varmış gibi birçok genel müdürlüğü çok sayıda bölge müdürlüğü vekâletle idare ediliyor. Durum böyle olunca da yukarıda yazdığım atasözünün anlamı gibi kapıyı sahipsiz bulan buraya ben talibim, burası benim olacak diyor. Örneğin İstanbul Gümrükleri’nde olduğu gibi... Dedikodu o kadar çok ki her gün bir balon havaya uçuruluyor. İstanbul Gümrük Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne ‘şu geliyor bu geliyor’ diye. Durum böyle olunca doğal olarakta Nevzat ER döneminde ortaya çıkartılan kaçakçılık olaylarının üstüne set çekilmek isteniyor.

Köşeleri tutanlar

Şimdi gelelim can alıcı noktaya ya da sorulması gereken soruya ‘Peki, bu karalamaları kimler yapıyor? Bu balonları uçuranların amacı ne? Bu sorunun cevabı bence malum. ER döneminden önceki dönemde köşeleri tutan bazı gümrük görevlileri ve onların uzantıları gümrüklerde iş takibi yapan kişiler.  Bu baronların İstanbul’daki saltanatlarını, dükalıkları ve para muslukları kesilmesin diye yapamayacakları şey yok. Haaa şunun da önemle altını çizmek isterim. Bu tosuncukların saltanatlarının yok olmaması için özellikle Ankara’da yaptıkları şeytani planlarından da haberim yok değil!

Alın haberi Aykut ağabeyinizden…

Alın size bendeniz Aykut kulunuzdan bu girişimlerle ilgili ince bir kulis haberi.

İstanbul Halkalı Gümrük Müdürü için ortaya kocaman bir balon atılmış. Neymiş bu kişi İstanbul’a bölge müdürü oluyormuş. Ortalık bu dedikodu ile çalkalanırken balonun erken patlaması o dedikoduyu ortaya atanları hem üzdü hem de inanırlılıklarını yitirdi. Bölge Müdürü olacak dedikleri kişi o göreve getirilmedi. Ama baloncular durur mu? Şimdi de o müdürün Gümrükler Muhafaza Genel Müdürü oluyor diye ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar.  Durun daha bitmedi Ankara’da saygınlığı tartışma götürmeyecek çok önemli bir siyasetçinin de bu müdür için devreye girdiğini ballandıra ballandıra anlatıyorlarmış.

Evet, bu kulis bilgileri doğru mudur göreceğiz ancak doğruysa da yazık hem de çok yazık. Herkes bilir ki bu işler bu kadar ucuz olmamalı. Atamalar yer değiştirmeler torpille şunla bunla değil; başarı ile kıyaslanmalı. Hele birde Halkalıda yakın zamanda yapılan operasyonu dikkate alırsanız. Bilmiyorum anlatabildim mi?

Kırtasiye Vurgunu

İstanbul Gümrükleri’nde son iki haftadır müthiş operasyonlar oluyor. Emeği geçen alnından ter döken kim varsa helal olsun. Operasyonların ikisi önemli bir gümrüğümüz olan Ambarlı Gümrüğü’nde patladı.  Soruşturmaya konu olan firma iddiaya göre konteynırla ‘kırtasiye malzemesi getirdim’ diye gümrüğe müracaat eder. Muayene aşamasında ise, firmanın eşyaları kırmızı hata düşer ve firmanın konteynırında beyan edilmeyen tam 477 kap fazla eşya tespit edilir. Kapsamlı incelemede 4.976.081 adet beyan fazlası eşya ile 4.970.409 adet muhtelif kalem ortaya çıkar. Aynı soruşturmada ilgili firmanın menşei Malezya beyan ettiği eşyaların aslında Çin menşeli olduğu da anlaşılır. Diyeceksiniz ki, firma niçin eşyaları Malezya olarak göstermiştir? Bunu aşağıda şöyle açıklayalım:

Antiiiiidamping işler

Nedeni ise vakıf olanlarca malum bir vergiden yararlanmak için. Anlayacağınız sevgili okurlar antidamping vergisi ödememek için. Çünkü eşyaları Çin menşeli beyan etseydiler bu vergiyi de ödeyeceklerdi. Bunu bazı uyanık firmalar çok yapar ancak şu da unutulmamalıdır ki, çekirge bir sıçrar iki sıçrar ve sonra devletin tokadı ensesinde patlar.

Silahların gizemi

İkinci operasyonumuz ise silah operasyonu. Oldukça gizemli ve bana göre çok önemli operasyon. Operasyonun detayları ise bana arkadaşlarımdan gelen bilgi ve belgelere göre aynen şöyle:

Bir firma Libya’ya ‘Plastik Komodin’ ihraç edeceğim diye gümrüğe müracaat eder. İşlemleri beyaz hattan gerçekleştirilir ama İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü’ne yapılan bir ihbarda bu ihraç olayında silah kaçakçılığı yapılacağı bilgisine ulaşılır. Polisler hemen Ambarlı Gümrüğü’ne gelir.  Gümrük görevlilerle birlikte bahse konu konteynırlar açılır, beyan harici 335.000 adet Akport marka 12 numara av fişeği, 499 adet tabanca aksam ve parçaları ele geçirilir. Olaya karışanlarla ilgili olarakta adli işlemler başlatılır.

BEYAZ  HAT NEDİR?

Şimdi bana soracaksınız biliyorum bu  ‘Bu Beyaz Hat’ta nedir?’ diye. İşte bunu da gümrüğün tepesinde ki bir ismin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız’ın “PARA” dergisindeki söyleşindeki söylediği şekilde açıklayalım: Sicili temiz firmalara uygulan hattın adı BEYAZ HAT’tır. Ne hatmış ama değil mi? İyi ki bu firmanın sicili temizmiş! Yoksa ne yapardık? İkinci silah yakalanmasını Ambarlı Gümrüğü yetkileri ortaya çıkardı onu da sizlere kısaca aktarmak istiyorum.

Karizması çizildi!

K….. T….. firması 14.02.2014 tarih ve 30795 tescilli beyanname ile yine Libya’ya 18 koli seramik karo ihracatı yapmak ister. Ama bizim gümrükçüler şüphelenirler ve konteynırı x-raya gönderirler; tabii doğal olarak yoğunluk görülmesi üzerine konteynır açılır ve içinden cephanelik 3000 adet tabanca muhtelif marka 1510 tüfek bu yakalamayla ilgili adli işlem başlatılır. Böylelikle söz konusu firmanın da karizması çizilir.

Şimdi izninizle size bir şey anlatmak istiyorum. Bu benim izlenimim kızmaca darılmaca olmasın. Sayın Nevzat ER’İN İstanbul’da göreve başladıktan kısa bir süre sonra TEPSİ diye beyan edilen dört konteynırda ortaya çıkan 9 Milyonluk yabancı menşeli kaçak sigaralar, yine beyanı BAVUL SETİ olan konteynırda da 23 Milyonluk kaliteli kaçak saatler ve yukarıda özetlediğim kaçakçılık olaylarının bir bir ortaya çıkmasından rahatsız olan bu işlerden nemalanlar dedikodu üretmek suretiyle personelin şevkini kırmayı amaçlıyorlar.  Ama bence atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti. Bundan sonraki çabalar boşuna herkes ayağını denk alsın!.. Benden söylemesi.

Alo Halkalı Hattı

Şimdi de sıra Halkalı Gümrüğü’ndeki çok sayıdaki iddiaların en önemlisi olan telefon aksam ve parçası ile çakma marka ithalatlarıyla ilgili tarafıma gönderilen bilgi ve belgeleri aktarmaya geldi.

İthalatçı firma D….. Ö…, ithalatın yapıldığı antrepo Ö…Ş beyannamesi 547..  ithalat işlemlerini yapan muayene memuru telefon ithalatlarını yapan memur bu iddiaların doğru olup olmadığının araştırmasını ben değil yetkiler yapacak bende sütunlarımda yine ilk olarak sizlerle paylaşacağım.

Bundan önceki yazılarımdan birine yorum atan okurum; “Aykut bey İRAN’dan gelen kara parayı kim aklıyor?”diye sormuştu, bunun cevabını yine bir okurum benim adıma gönderdiği maille cevaplamış ve cevabında kara paranın bir kısmının uyuşturucu olarak geldiği ve de onu da Doğubeyazıt’ta polis tarafından yakalandığı, eşya olarak gelenlerin de bir antrepoda aklandığı, yine maildeki ihbarda bir tekstil tırının yine aynı antrepoya indiği eşyaların hepsinin markalı olduğu bahse konu antrepoya ne gelse direk geçiyor diyen okurum sözlerini ‘memurlarımız sağ olsun’ sözüyle bitirmiş. Kısacası bu antrepoyu bulmak artık görevlilerin işi tabii bende antreponun adı yetkilisi hepsi mevcut bulamazlarsa eğer kendilerine bizzat yardımcı olabilirim.

YAZARIN SON DAKİKA ANKARA NOTUDUR!

ORTA ANADOLU GÜMRÜK VE TİCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ’NE HAYRETTİN COŞKUN ASALETEN ATANMIŞ!

Ve benim haberim olmamış! Vah vah…. Nasıl atladım ben bu haberi? Ancak sonra bir araştırdım ki, bu haberin aslı astarı yokmuş!.. Yanına gelenlere ise, ‘beni buradan bakan değil, ancak cumhurbaşkanı alabilir’ diyormuş!! Bakın Hayrettin Bey; siz orada bir kâğıt parçasında yazan yazıyla Sayın Bakanın imzası ile vekâleten oturuyorsunuz. Kısacası 3’lü kararname ile değil, bir sabah bakarsınız soluğu teftiş kurulunda almışsınız! Benden söylemesi: “Büyük Lokma Yiyin Ama Büyük Söz Söylemeyin!”

YAZARIN SON DAKİKA İSTANBUL NOTUDUR!

DÂHİLDE İŞLEME CEBİNE İŞLE!

İstanbul’da çok sayıda gümrük müşavirlik firmaları tarafından, dâhilde işleme izin belgeleri kapsamında ithalatlar gerçekleştirilmekte ve bu ithalatların en önemlisi 3151 kapsamında yapılmaktadır. Yine bu ithalat kapsamında getirilen Çin menşeli kumaşların, menşei değiştirilerek yurda sokulduğu; ihracat aşamasında bahse konu kumaşların çok az miktarı kullanıldığı veya hiç kullanmadan İstanbul Nişantaşı Osmanbey Merter’e gönderildiği; ihracat kapamalarının ise hayali gerçekleştiği; bu işler için de İstanbul’da büyük bir gümrük müşavirlik firması Bulgaristan’da bir depo kiralayarak ÇİN’den getirdiği kumaşların ambalajını etiketleri değiştirerek yani diğer bir deyişle menşe değişikliği yaparak İstanbul gümrüklerinden başta Ambarlı Halkalı Trakya Serbest Bölgesi ve bunun dışında Kapıkule Hamzabeyli kapılarından transit olarak girdiği iddia edilmektedir.

Konuyla ilgili olarak çok çarpıcı köşe yazım yine ilk olarak bu sütunlarda olacak.. Bekleyin!...

                               

YAZARIN NOTLARI

1-) İstanbul Küçükçekmece’deki Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan sosyal tesislerde hangi hayali ihracatçı gümrük görevlileriyle yemek yedi? Bu yemekte Ankara’dan da biri var mıydı?  Tabii sizi fazla merakta bırakmayacağım, o hayalici yakın tarihte Amerika’dan dönen bir zat!

2-) İstanbul’da bir gümrükçü tanesi 4 Milyon olan gayrimenkulden iki tane almış; eski parayla tam tamına 8 trilyon ediyor ve de bu evlere sandalla da gidiliyormuş! Bu evlerle ilgili olarak, devletin bir kurumu araştırma yapıyormuş. Kim diye merak edenler Şirinevler’e doğru bir uzansın.

3-) Orta Anadolu Gümrük Ticaret Bölge Müdürlüğü ilgili tarafıma çok sayıda mail geldi. Şimdi bu maillerden birinde sorulan bir soruyu, buradan bölge müdürüne sormak istiyorum. Ankara Gümrük Müdürlüğü’nde görevli bir bayanı Gar Gümrük Müdürlüğü’ne alıyorsunuz, bir gün sonra müdürün isteği üzerine Esenboğa neden veriyorsunuz? Yani -ben yaptım oldu- misali şimdilik bu kadar zaten bu bölge müdürlüğü ile ilgili olarak geniş çaplı araştırmalarımı katılacağım tv. programında da açıklayacağım.

4- ) İddia odur ki, Gümrük Vakfı cadı kazanı misali fokur fokur kaynıyor. Söylentiler, çeşitli iddialar ortaya atılıyor. Sormak istiyorum ilgilisine… Gümrük Vakfı’nın durumu ne olacak? Kurulduğu andan itibaren yönetimde yer alanlarla bir çalışma söz konusu mudur? Tüm üyeler merak ediyor benden söylemesi…