Tahvil faizi 3 yılın en düşüğüne geriledi

2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi, 29 Aralık 2016'dan bu yana en düşük seviye olan yüzde 10,55'i gördü.

Tahvil-bono piyasasında 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi, küresel risk iştahının iyileşmesi, Türk lirası (TL) varlıklara ilginin artması ve Merkez Bankası'nın faiz indirimine devam edeceği beklentisiyle 3 yılın en düşük seviyesine geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2019'da politika faizini toplamda 1200 baz puan indirmesi, enflasyondaki sert düşüş ve ülke risk primindeki (CDS) geri çekilmenin etkisiyle 2 yıllık gösterge tahvili bileşik faizi, yüzde 26 seviyesinden yüzde 10'lara düştü.

Tahvil-bono piyasasında yılbaşından beri yüzde 12'nin altına işlem gören 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi, bu hafta uzun bir aranın ardından ilk defa yüzde 11'in altına geriledi. Dün tahvil faizi, yüzde 10,55 ile 29 Aralık 2016'dan bu yana en düşük seviyesini gördü.

Tahvil faizindeki düşüşte, faiz indirim beklentisinin yanı sıra CDS'in 1,5 yılda 523 baz puandan 265 baz puana gerilemesinin de etkisi oldu.

"Piyasa, yeni indirimler için marj vermeye devam etti"

AA Finans Analisti Cüneyt Paksoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, küresel ölçekte majör merkez bankalarının genişlemeci tarafta durduğunu ve risk iştahını gelişen piyasalar lehine pozitif tarafta tuttuğunu söyledi.

Gelişen para piyasalarına üst üste 14 haftadır para girişi yaşandığını, ABD-Çin ticaret savaşının birinci fazının imzalanma ihtimalinin realize olduğunu, jeopolitik risk başlıklarının mola verdiğini ve son gelen verilere bağlı makro görünümün olumlu kalmaya devam ettiğini belirten Paksoy, tüm bu gelişmelerin TL varlıklara bakışı desteklediğini kaydetti.

Paksoy, enflasyonda hedefler doğrultusundaki seyre paralel olarak TCMB’nin gerçekleştirdiği faiz indirimlerine piyasanın; CDS, tahvil ve kur tarafında mevcut fiyatlamasının yeni indirimler için marj vermeye devam ettiğini söyledi.

Türkiye'nin 2020 üretim odaklı hikayesine global ölçekte gelen analizlerde, büyüme başta olmak üzere makro verilerdeki pozitif revizyonların finansal istikrarı desteklediğinin belirtildiğini kaydeden Paksoy, şu değerlendirmelerde bulundu:

"En son JP Morgan'ın bankacılık sektörüne dair 'V şeklinde bir toparlanma ihtimali güçlendi' raporu, piyasa oyuncularının olumlu bakışını teyit ediyor. Küresel piyasalarda olumlu havaya paralel borsada yükseliş yaşanırken, tahvil faizlerinin ve mevduat faizlerinin geldiği seviyeler oldukça önemli. Bu görünüm, banka sektörü önderliğinde ucuz kalmış borsa tarafını da destekliyor. Önümüzdeki süreçte ABD piyasaları önderliğinde bir düzeltme gelmedikçe ve iç dinamiklerde jeopolitik risk başlıklarında majör bir değişim olmadığı sürece olumlu havanın devamını mümkün görüyoruz."

Paksoy, özellikle gösterge tahvilin yüzde 10-11,50 aralığında dengelenmesi ve enflasyon çıpasının olumlu seyrini sürdürmesi durumunda yabancı sermaye girişinin de desteklenmesinin sürpriz olmayacağını vurguladı.

Tahvil faizindeki düşüş sürecek

Virtus Glocal Yönetici Ortağı İnanç Sözer de Türkiye'nin makroekonomik verilerinde gözlenen iyileşmenin yanı sıra küresel risk algısında yaşanan pozitif havanın TL varlıklara ilginin artmasını sağladığını kaydetti.

Gelişmiş ülke merkez banklarının 2020'de "güvercin" duruşunu sürdüreceği ve TCMB'nin geçen yıl 1200 baz puanlık faiz indirim sürecini yarınki toplantısında da devam ettirebileceği beklentisiyle 2 yıllık gösterge tahvil faizinde de düşüş eğilimi yaşandığına dikkati çeken Sözer, "Merkez Bankası'nın faizi indirimlerine 2020'de de devam edeceği beklentisiyle kısa vadeli tahvillerde de düşüş eğiliminin süreceğini bekliyorum. Yılın ilk çeyreğinde gösterge tahvilin bileşik faizinde tek haneler görülebilir." dedi.

Sözer, bu gelişmede faiz indirimlerinin yanı sıra CDS'te yaşanan düşüşün de etkili olduğunu vurguladı. 

AA