YİNE DEPREM YİNE ACI

Gülen AYDIN

YİNE DEPREM YİNE ACI

ELAZIĞ’ın Karakoçan ilçesinde meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki deprem, yüreklerimizi bir kez daha kanattı. Ve her birimize, bu deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Buradan depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyoruz.

Karakoçan depreminin gerçekleştiği bölge, son derece aktif bir bölgedir.. Özellikle üzerinde deprem beklediğimiz faylar hep bu çevrede yani Doğu Anadolu Fay Hattıdır.. Dolayısıyla bu açıdan depreme ve olduğu bölgeye bilhassa daha dikkatli bakmak gerekiyor!.. Tabii bu bölgede yaşayanların da dikkatli olması gerekmektedir. Deprem riski ülkemizde her daim var.

Resmi istatistiklere göre şöyle deniliyor; Türkiye topraklarının yüzde 66’sı, nüfusun yüzde 71’i 1. ve 2. derece deprem bölgeleri içinde yer alıyor. 3. ve 4. derece deprem bölgeleri de dâhil edildiğinde Türkiye topraklarının yüzde 92’si deprem tehlikesi altında bulunuyor.

1900’lü yıllardan bugüne Türkiye’de meydana gelen depremlerde toplam 100 bin kişi öldü, 250 bin kişi yaralandı ve 600 binden fazla bina yıkıldı. En yıkıcı depremler içinde yer alan 1999 Marmara Depreminde ise resmi rakamlara göre 17 bin kişi hayatını kaybetti.  Marmara Depremi’nin ardından Doğal Afet Sigortası zorunlu hale getirildi. Fakat 10 yılda Türkiye genelinde 12 milyon 988 bin kayıtlı konuttan sadece yüzde 26.5’i sigortalı. Ancak bu oran Başkent Ankara’da  yüzde 55’e çıkıyor!.

Elazığ Depremi’nin İstanbul’daki olası bir depremle ilişkilendirenler de olmuştur; 6,0 büyüklüğündeki bu deprem beklenen İstanbul Depremini tetikleyip tetiklemediği gündemde.. Ancak yetkililer böylesi bir durumun söz konusu olmayacağının da altını çizmektedirler. Yani bu depremin, ‘Marmara ile de İstanbul ile de uzaktan yakından alakası yoktur’ diyebiliriz.

İngiliz yayın kuruluşu BBC ise, arama-kurtarma çalışmaları görüntülerini ekranlarına yansıtarak haberi tüm dünyaya duyurdu ayrıca internet sayfasında, "Türkiye neden depremlerden bu kadar zarar görüyor?" başlıklı bir haber de yayımladı.

Bu açıdan baktığımızda Türkiye'nin coğrafi konumuna ve "deprem bölgesinde" olduğuna dikkat çekilen haberde, Türkiye'nin Avrupa-Asya ve Afrika-Arap olmak üzere iki büyük tektonik katmanın üzerinde bulunduğu da üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir nokta..

İngiliz Jeoloji Araştırma Kurumundan deprem bilimci Brian Baptie'nin İstanbul'un da deprem riski taşıdığını ve bunun da deprem bölgelerinde dayanıklı ve güvenli binaların gerekliliğini artırdığı söylemiştir. BBC, deprem bilimci Baptie'nin İstanbul'la ilgili, "İstanbul'da gelecekte büyük bir deprem riski var. Ama ne zaman, tam neresi ve ne büyüklükte sorularına yanıt bulmak imkânsız" sözleriyle de kendimizi biran evvel deprem gerçeğine alıştırmalı ve hayatımız -yaşamımız için bu konuda elimizden gelen ne varsa toplum olarak üzerimize ne düşüyorsa hiç vakit kaybetmeden gerçekleştirmeliyiz!.