Nebahat Salkım'ın cenazesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait cenaze aracıyla Zonguldak'ın Çatalağzı beldesi Kırımsa Mahallesi'ndeki baba ocağına getirildi. İki çocuk annesi Nebahat Salkım'ın cenazesi, kanama nedeniyle öğle namazından önce mahalledekti aile mezarlığında toprağa verildi.
Tekstil fabrikasında 12 yıldır kalite kontrol işçisi olarak çalışan Nebahat Salkım, geçen pazar günü annesinin elini öpüp yıllık izinden dönmüştü. Pazartesi iş başı yapmak üzere servis aracına bindi. Arka kapının su basıncıyla açılmaması üzerine boğularak can veren Nebahat Salkım, 20 gün izin yaptığı memleketinde anne ve babası için için bayramda yemeleri için baklava yapmış. "Ben gittikten sonra Ramazan bayramında baklavayı afiyetle yersiniz." dediğini anlatan acılı anne Makbule Özkan (59), Kızının çok iyi biri olduğunu belirtti. Anne Özkan,
"Yavrum çok iyiydi. Üç gün oldu, yavrumu yollayalı. Tarhanamı yaptı yavrum, kavanozlarımı hazırladı, turşumu kurup İstanbul'a gitti. Anasının babasının üstüne çok düşerdi. Ben onların düğünlerini mi yapıyorum da kameraya çıkayım?" diye gözyaşlarına boğuldu.
Annesinin selde hayatını kaybetmesine hala inanamadığını belirten Nesrin Salkım (18), sorumluların hak ettiği cezayı bulması gerektiğini söyledi. Salkım, "Ne öncesini ne sonrasını bilmiyorum; sadece annemin sabah evden çıkışını, ondan sonra da boğularak öldüğünü biliyorum. O sorumluluk da işyerine ait. Yük taşıma aracına binmişler. Davacı olacağız, gereken neyse onu yapacağız. Sadece bizim evde canımız yanmadı, çarşamba günü bir başladı acımız bitmek bilmedi." dedi.
Daha sonra torun Nesrin Salkım ile anneanne Makbule Özkan sarılarak birbirini teselli etmeye çalıştı. Gazetecilerin sorularını cevaplandıran Makbule Özkan, şunları söyledi: "Yavrum izinde her şeylerimi yaptı gitti. Evde temizlik yaptı. Kur'an'larını okutacakmışız da ondan. Baklava yaptı, duruyor. Yavrum herşeylerimi yaptı, yufkamı yaptı, turşularımı kurdu, tarhanamı yaptı, 18 kavanoz konserve doldurdu, yavruma bir tanesini veremedim. Ah benim akıllı evladım. Yavrum daha dün başladıydın işe. İzini bittiydi, yavrumun emekli olmaya 2 senesi vardı."
1990 yılından beri İstanbul Sefaköy'de ikamet ettiklerini belirten ve taziyeleri kabul eden acılı eş Coşkun Salkım da kapalı araçla işçi taşınmaması gerektiğini, önde oturan şoförün kendisini kurtararak işçileri ölüme terk ettiğini savundu.
Teyzesi Nebahat Salkım'ı pazar günü İstanbul'a yolcu ettikten 3 gün sonra cenazesinin geldiğini anlatan yeğeni Melek Aktaş(18) da, teyzesinin mezarı başında dua ederek, "Ah teyzeciğim, bizi böyle mi karşılayacaktın?" diye gözyaşı döktü. (CİHAN)
