Gülbahçesi Mahallesi'nde Havaalanı Genişleme Bölgesi kapsamına giren alanda yapılacak olan kaçakla mücadele çalışmasına yönelik tartışmaları değerlendiren Öztürk, "Kaçak yapılaşma şehrin hangi noktasında olursa olsun içinde ve çevresinde yaşayanlar için tehlikeli bir durumdur. Adeta pimi çekilmiş bomba kadar tehlikeli olan kaçak yapılaşma kime ait olduğuna, hangi bölgeye inşa edildiğine bakılmaksızın ya mevzuata uyacak veyahut yıkılacaktır." dedi. Kaçak yapılaşmayla ilgili olarak yaptığı açıklamada Öztürk, görevlerinin altıncı yılına girdiklerini hatırlattı. Öztürk, şunları söyledi: "Bu ne demek? Bir seçim geçirdik yaptığımız çalışmalar Seyhanlı tarafından onaylandı. Bir dönem daha bu yetki vatandaşlarımız tarafından bize verilmiş oldu. Bu yaptığımız çalışmalarda belediyecilik dendiğinde vatandaşlarımızın 24 saatini etkileyen hizmetler üretiyoruz."
Teknik belediyecilik hizmetlerinin kısaca çağdaş bir şehir oluşturmak olarak özetlenebileceğine işaret eden Azim Öztürk, çağdaş şehir kurmanın bir boyutunun da kaçak yapılarla mücadelenin oluşturduğunu vurguladı. Bundan 5,5 yıl önce kaçak yapıyla ilgili verdiğimiz mesajın açık olduğunu ifade eden Öztrük, "Babamın da olsa yıkarım" dediklerine işaret etti. Bu yönde binlerce tespitlerinin olduğunu dile getiren Öztürk, kaçak yapılaşmada farklı bir yaklaşım izlediklerini anlattı. Öztürk, "İmarsız yapılaşma tespit ettiğimizde vatandaşımızı kaçak yapıyla ilgili hassasiyetimizi açıkça dile getiriyoruz. Yapıyı mümkünse mevzuata uygun hale getiriyoruz. Hedefimiz bu. Eğer mevzuata uygun hale gelmesi söz konusuysa, yapıyı ruhsatlı hale getiriyoruz." açıklamasını yaptı.
Mevzuata uygun hale gelmeyen yapıların gereğini -hangi bölgede olduğuna bakmaksızın- yaptıklarını bildiren Öztürk, şöyle devam etti: "Biz kaçak yapılaşmayla mücadelede 17. katta dahi yıkım yaptık. Kısaca kaçak yapılaşmayla mücadelede kaçağın hangi katta, hangi bölgede olduğuna bakmaksızın kanunun emrini yerine getirdik. Gereğini yaptık. Kaçak yapıya asla müsaade etmedik. Bundan sonrada bu konudaki kararlılığımız aynen devam edecektir."
Herkesin kanunlara uymak zorunluluğu bulunduğunun altını çizen Öztürk, Seyhan'ın deprem riskiyle yaşayan bir bölge olduğunu kaydetti. Kaçak yapının depreme dayanıksız bina anlamına geldiğini söyleyen Azim Öztürk, kaçak binanın pimi çekilmiş bomba demek olduğunu vurguladı. Yıkılan bir bina ile herkesin aynı acıyı yaşadığını ifade eden Öztürk, "Bu vesileyle bir kez daha vatandaşlarımızı uyarıyoruz. Sonucu ne olursa olsun ve bunun maliyeti ne olursa olsun kaçak yapıyla mücadelemize kesinlikle taviz vermeden devam edeceğimizi bir kez daha kamuoyuna arz ediyorum." dedi.
Öztürk, Gülbahçesi Mahallesi'nde yapılan çalışmayla ilgili olarak da gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bahse konu bölgede imara aykırı olarak inşa edilmiş 35 bina tespit edildiğini anlatan Öztürk, bu tespitlerden sonra vatandaşlardan yasal uyarılar aldıklarını dile getirdi. Öztürk, şu açıklamayı yaptı: "Kaçak yapılaşmanın tespit edildiği bölge bilindiği gibi Havaalanı Genişleme Bölgesi içerisinde 700 dönümlük bir alanı kapsamaktadır. Fakat kaçak yapılaşmayla mücadele kararlılığımızı ifade ederken Gülbahçesi Mahallesi'ndeki bölgeyi özellikle gündeme getirmedim. Çünkü kaçakla mücadelede yapılaşmanın nerede olduğu önemli değildir. Yapılaşmanın yasal olup olmadığı önemlidir. Bu vesileyle bir kez daha vurguluyorum ki hangi bölgede olursa olsun kaçak yapıyla mücadeleye devam edeceğiz."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın etnik kimlik ve bölgesel milliyetçilik üzerinden siyaset yapılmasının yanlış olduğuna vurgu yaptığı konuşmasını tekrar eden Öztürk, "Etnik ayrımcılığa dayalı siyaset yapmadık, yapmayacağız. Etnik kimlik üzerine yapılan ayrılıkçı tavra yönelik girişimlerden nemalanmak isteyen varsa onlara da kimse fırsat vermesin. Bunu tüm samimiyetimle yürekten söylüyorum. Hepimizin bu hassasiyeti göstermesi lazım." diye konuştu. (CİHAN)