Darbelerin sonucu olarak hak ve özgürlükler anlamında geçmişte ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Özel, "Bunun etkileri günümüze kadar kısmen devam etmektedir. Anayasadaki yasakçılık niyeti, maalesef özgürlüklerin gelişimi anlamında handikaplar oluşturuyor." dedi. Özgürlük ve çağdaş toplumu gerçekleştirme ihtiyacının sonucu olarak Meclis'te kabul edilen anayasa değişikliği paketinin 12 Eylül'de referanduma sunulacağını belirten Özel, "Bana göre halkımızın 'evet' demesi kuvvetle muhtemeldir. Daha özgürlükçü bir anayasaya ihtiyaç var. Olması gereken çağdaş bir anayasadır. Bütün olarak yeni bir anayasa değişikliğine muhalefet edecek kesimlerin sayısının, şu anki muhalefetten daha az olacağını düşünüyorum. Hazırlanacak yeni bir anayasanın yüzde yetmişlerde kabul edilebileceğini görüyorum." şeklinde konuştu.
BDP'NİN BOYKOT KARARI DEĞİŞEBİLİR
Türkiye'deki yargı ve askeri vesayetin anayasal kurumlardan ibaret olmadığını anlatan Siirt Baro Başkanı M. Ali Özel, YÖK gibi kurumların da ortadan kaldırması gerektiğini kaydetti. Parça parça değişiklik yerine bütünsel değişiklik yapılmasının daha yerinde olacağını ifade eden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Referandumda halkın oylamasına sunulacak maddeleri tek tek incelediğimde olumlu buluyorum. Beni karşılayan maddelerdir. Bu maddelerin, bir siyasi partinin kendi oylaması şekline dönüştürülmesi kabul edilemez. Öz itibariyle bu maddelere kesinlikle hayır demek noktasında değilim. Ancak siyasetin 'evet-hayır' şeklinde bölünmesi noktasında rahatsızlıklarım var. Doğrular hiç kimsenin tekelinde değildir. Bu paketteki doğruların sadece AKP hükümetinin tekelinde olmayıp, ittifak edilebilecek bir ortamın doğması gerektiğini düşünüyorum. Doğru yanları varsa bu doğruları herkesin desteklenmesi gerekiyordu. Bu anlamda CHP'nin tutumunu doğru bulmuyorum. BDP'nin sandığa gitmeme kararının da tabandan gelen baskı sebebiyle ileri ki aşamalarda değişebileceğini düşünüyorum."