Şantiye kurulmasına tepki gösteren Hasankeyf Yaşatma Girişimi, 1. ve 2. derece sit statüsü dikkate alınmaksızın belirlenen yeni Hasankeyf yerleşkesi yapım çalışmalarının ören yerine zarar verdiğini, civarda birçok tarihi eserin ise korumasız bir şekilde yok edilme ile yüz yüze bırakıldığını ileri sürdü.
Çalışmaların, sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları, kullanma şartları ve koruma amaçlı imar plânı ile Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü izni olmadan yapıldığını belirten girişim sözcüleri, "Normal şartlarda ilgili mülki amirliklerin, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşları, projeden etkilenen halkın toplantılar düzenleyerek koruma amaçlı imar plânının hazırlatılması gerekirken bu yöntem uygulanmamıştır. Şayet alınan bir karar varsa, bu karar Hasankeyf Belediyesi ve Hasankeyf halkından habersiz alınmıştır. Bu nedenle kurulun aldığı karar yöntem açısından karar geçersizdir." şeklinde görüş belirtti.
DSİ ve TOKİ işbirliği ile başlatılan yeni Hasankeyf yerleşkesi inşaat çalışmalarının bir an önce durdurulmasını isteyen girişim sözcüleri, aksi takdirde ilgili kurum ve şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
