Platformun sözcüsü Cuma İçten, Türkiye'nin birçok yerinde düzenledikleri kampanyalarla darbe anayasasında gedik açacak referandumda neden 'evet' denilmesi gerektiğini anlattıklarını söyledi. Güneydoğu illerindeki STK'larla bir araya gelerek Diyarbakır Cezaevi önünde açıklama yaptıklarını hatırlatan İçten, yıllardır faili meçhul cinayetlerden şikayetçi olanların bugün 'hayır' demekte ısrar etmelerini anlamadığını söyledi.
Tarihi bir süreçten geçtiklerini anlatan İçten, demokrasi ve hukuk ekseninde ülkeyi yeniden yapılandırma sürecine katkı sağlamak, huzur ve barışı, birlik ve beraberliği koruyarak yeni demokratik ve sivil bir anayasa talebini toplumda canlı tutmak ve anayasa paketine evet demek için gayret gösterdiklerini söyledi. İçten, "Tarih sivil ve demokratik anayasının ilk adımı olan referandumdaki maddeleri desteklemeyenleri hep yargılayacak. Dün Tür milliyetçiliği, ülke bütünlüğü, bayrak, ezan, Kur'an'ı savunanlar bugünlerde karşıt gördükleriyle yanı safta. Yine dün Kürt milliyetçiliğini savunan, kültürel haklardan bahseden, faili meçhul cinayetleri devletin askerine ve polisine yığan anlayış bugün karşıt gördükyeriyle aynı safta. Bunları anlamakta zorluk çekiyoruz." diye konuştu.
İŞKENCECİLERDEN HESAP SORMA ZAMANI
Kürt sorununun 12 Eylül'deki Diyarbakır 5 Nolu Askeri Cezaevi demek olduğunu anlatan İçten şunları söyledi: "Kürt sorunu her gün dayaklar eşliğinde tutuklulara marş söyletmek demek. Lağımlarda insanların boğdurulması demek. Dudakların yırtılması için copların yatay ağza sokulması demek. Avuç içlerine ve ellere çivi çakılması demek. Cam kırıklarında insanların çıplak yatırılması ve kanlar içersinde koşturulması demek. Yüksek sesli ideolojik müzik dinletilmesi demek. Diri diri insanların ateşe atılması demek. Erkeklerin ve kadınların tecavüze uğraması demek. Bu coğrafyada yaşayan insanların ölmek için getirildikleri, düşünen konuşan insanların insanlık dışı muameleye tabi tutuldukları, kimilerinin babasını, annesini, abisini, kardeşini, dayısını, amcasını ziyaret etmeye dahi korktukları, kahırlarından öldükleri, Doğu'da yaşayan Kürtlerin ölmeyi iyi bildikleri bir yerdir. Burda işkence yapanlara ve ilerde işkence yapacaklara hesap sormak gerekmez mi? Şimdi, işkencecilere hesap sorma zamanı. Şimdi, babalarımızın, amcalarımızın, dayılarımızın hesabını sorma zamanı. Şimdi, insan hak ve hürriyetlerin galip olmasını sağlama zamanı. Şimdi, demokrasinin, adaletin, yasaların galip gelmesini sağlama zamanı."