Diyarbakır'da sokakta çalışan çocuk sayısında sürekli düşüş yaşandığını söyleyen Sosyal Hizmetler İl Müdürü, 2006 yılında 40 kişilik bir ekiple yaptıkları çalışmada, spekülatif rakamların aksine, sokakta çalışan 3 bin 302 çocuğa ulaşıldığını belirtti. Oktay Taş, 2008 yılında bu sayının 2 bin 470'e düştüğünü vurguladı.
Sokak çocuklarına özel önem verdiklerini belirten UNICEF Temsilcisi Dedeoğlu, hızlı şehirleşme ve yoksulluktan tüm dünyada en çok çocukların etkilendiğini dile getirdi. Dedeoğlu, "Önümüzdeki dönemde dünya şehir nüfusu iki katına çıkacak ve yüzde 60'ını çocuklar oluşturacak. Yüzde 50'si de yoksullukla mücadele etmek zorunda kalacak. Bu sonuçlar bize önlem planlarının hazırlanması gerektiğini gösteriyor. En etkin çözümler ise o bölgenin coğrafya, kültürüne bağlı yerel odaklı çalışmalardır." dedi.
SHÇEK Genel Müdür Yardımcısı Kars ise çocukların sokakta yaşamaları ve çalıştırılması sorununun her ilde aynı etkide olmadığını kaydetti. Evden kaçan, köprü altında yaşayan, 'küfeci' diye tarif edilen çocukların 1950'li yıllardan beri var olduğunu anlatan Kars, bu çocuklar madde bağımlısı olmaya başlayınca 1980 yılında Türkiye'nin bu sorunla tanıştığını vurguladı.
Kars, "Artık sadece anne- babası ayrılan çocuklarla uğraşmıyoruz. Sorun gittikçe değişiyor. Cinsel istismar, şiddete maruz kalmış vakalar, madde bağımlısı çocuklar gibi birçok problemle uğraşmak zorundayız. 8 ilde yaptığımız çalışmalar tamamladıktan sonra bu eylem planları diğer tüm illere uygulamayı düşünüyoruz." şeklinde konuştu.
VALİ YARDIMCISI SEYİTOĞLU: ÇOCUKLARA PARA VERMEYE DEVAM EDECEĞİM
Diyarbakır Vali Yardımcısı Suat Seyitoğlu ise geçmişte şahit olduğu bir olay sebebiyle sokakta çalışan çocuk gördüğü zaman kendisine yardım ettiğini, para verdiğini söyledi.
Seyitoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yoksul bir aileye gittim. Evde 3-4 zeytin dışında bir şeyleri yoktu. Evin hanımı yatalak, kocası da kanserden ölmüştü. Bu aile sokakta çalışan 2 çocuğun eline bakıyordu. Şahit olduğum bu olay beni çok etkiledi. O yüzden sokakta çalışan çocuk gördüğüm zaman gerektiğinde para de veriyorum. Eşim eğitimci o da para vermeme karşı çıkıyor ama dayanamıyorum. Sokakta çalışmak büyük bir risk. Bunun önüne geçmek için bütün kurumların taşın altına elini sokması gerekiyor."
(CİHAN)

