Oy kullanma işleminin başlamasının ardından ilk saatler seçime katılım düşük olarak gerçekleşirken, seçim merkezlerinde ise alınan güvenlik önlemleri dikkat çekiyor. Salı gününe kadar sürecek olan seçimler, son 21 yıl içerisinde 2 milyondan fazla kişinin ölümüne sebep olan kuzey-güney çatışmalarını sona erdiren anlaşmanın da bir parçasıydı. Seçimler, önümüzdeki yıl Darfur için düzenlenecek referandumdan önce de ülkedeki demokratik dönüşümün başlangıcı olarak niteleniyor.
Kayıtlı 16 milyon seçmenden, özellikle savaşın yerle bir ettiği güney Sudan'da yaşayanlar, ilk kez oy kullanıyor. 1989'da askeri darbe ile başa gelen Ömer Beşir de ilk kez, tekrar seçilmek için aday olarak yarışıyor.
Seçimleri 800'den fazla uluslar arası gözlemci takip ediyor. En kalabalık grubu ise ABD eski Başkanı Jimmy Carter'ın grubu oluşturuyor. Carter, seçim öncesinde de başkent Hartum2da bazı seçim merkezlerini gezdi.
Seçimler öncesinde muhalefet ise birçok şikayette bulundu. Bunların arasında Merkez Seçim Komitesi'nin iktidar yanlısı olması, Beşir'in devlet kaynaklarını seçim kampanyasında kullanması, seçim sandıklarının sayısının azaltılması ve bu yüzden uzak kırsal alanlardaki vatandaşların oy kullanmasının zorlaşması gibi maddeler bulunuyor.
16 milyon seçmen, yerel konseyler için 14 binden fazla adaya oy verecek. Uzmanlar, sudan'daki seçimlerin en karmaşık seçimlerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Ülkenin kuzeyinde yaşayanlar 8 farklı sandıkta oy kullanırken, güneydekiler ise en az 12 sandıkta oy kullanacaklar.
Darfur'daki ayrılıkçı gruplar da bölgede olağanüstü hal ilan edildiği için, seçimleri boykot edeceklerini açıklamışlardı.
İki milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan kuzey-güney savaşının sona erdirilmesini sağlayan 2005 tarihli Kapsamlı Barış Anlaşması (CPA) çerçevesinde gerçekleştirilen seçimler geçtiğimiz hafta güneyin bağımsızlığı için mücadele eden Sudan Halk Kurtuluş Cephesi'nin (SPLM) ülkenin kuzeyindeki bölgelerde seçimleri boykot kararıyla bir anda tartışmalı bir hale dönüşmüştü. Ardından Darfur'da silahlı mücadele gerçekleştiren grupların seçimlerin tarafsız olamayacağını öne sürerek ertelenmesi çağrısında bulunması ve bu hafta sonunda da eski başbakanlardan Sadık el Mehdi liderliğindeki Ümmet Partisi'nin boykotu, Beşir'in elde etmeye çalıştığı öne sürülen 'meşruluk' çabasını da suya düşürdü. Muhalif parti ve grupların yolsuzluk yapılacağını iddia ederek seçimlerin ertelenmesi çağrılarına iktidardaki Ulusal Kongre Partisi sert tepki gösteriyor ve seçimlerin bu iddialardan dolayı daha önce iki kez ertelendiğini belirtiyor.

