Talas Belediye Başkanı Rifat Yıldırım, Kiçiköy Mahallesi'nde bulunan yer altı şehrinde incelemelerde bulunarak çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Başkan Yıldırım, Talas'ın altının yeraltı şehriyle örülü olduğunu ifade etti. Kiçiköy Mahallesi'nde gün ışığına çıkartılan tarihi yer altı şehri ile Talas'a yeni bir turizm değeri daha eklendiğini söyleyen Talas Belediye Başkanı Rifat Yıldırım, yer altı şehirlerinin tarihsel olarak Kapadokya kültürünün izlerini taşıdığını belirtti. Yıldırım, "Biz her fırsatta Talas'ın büyük tarihi hazinelere sahip olduğunu söylüyoruz. Fakat ne yazık ki bu miras günümüze kadar görmezden gelinmiş ve saklı kalmış. Biz bugün itibariyle bu zenginliklerin gerek şehrimizin, gerekse ülkemizin önemli değerleri olduğunun bilinciyle tarihi mirasımıza sahip çıkarak, bunları insanlığın hizmetine sunup turizme kazandırmak istiyoruz. Bu çalışmalar yerin 15-20 m derinliğinde ve güç şartlarda devam etmekte. Talas halkından, bu ve benzeri değerlerin bilgisini bizimle paylaşmasını istiyoruz." dedi.
Şu anda yürüttükleri çalışmaların ikinci yer altı şehrinde gerçekleştiğini aktaran Başkan Yıldırım, bu çalışmalar tamamlandığında, Talas'ın altının yer altı şehirleriyle örülü olduğunun görüleceğini ifade etti. Başkan Yıldırım, bundan sonra çalışacakları üç alan daha bulunduğunu belirterek, "Bunlar büyük alanlar ve çok zaman alacak çalışmalar, orijinal dokuya zarar vermemek için kelimenin tam anlamıyla, 'iğne ile kuyu' kazıyoruz. Tarihi mirasımızın, çocuklarımızın geleceği ve Talas'ın kültür ve turizm şehri olması açısından gün yüzüne çıkarılması gerekiyor." şeklinde konuştu.
Çalışmalar sonuçlandığında ne kadar önemli bir tarih ve turizm potansiyeline sahip olunduğunun ortaya konulacağını aktaran Rifat Yıldırım, dünyanın birçok yerinde ve ülkede küçük tarihi nesnelerin bile çok büyük bir ilgiyle karşılandığını hatırlattı. Yıldırım, şunları söyledi: "Çalışmalarımızda inşallah kısa sürede sonuca ulaşırız. Elbette tarih derinlikli bir konudur ve 'son' denilecek, noktası konulacak bir bilim değildir. İmkanlarımız dahilinde gidilebilecek yere kadar gideceğiz. İlçemizin tarihi mirasını Kapadokya ile kıyasladığımızda -Peribacalarını hariç tutarsak-, Ürgüp ve civarındakilerden fazlası var, eksiği yok. Mesela o bölgede sarnıçları göremeyiz, ama bölgemizde birçok sarnıç ve insanların yaşadığını düşündüğümüz daha kullanışlı mekanlar mevcut. Şerbetlik, şırahane tarzında birçok kullanım alanı ve yaşam ünitelerinin dışarısında güvenlik alanları olarak kullanıldığı anlaşılan yerlere de rastlıyoruz. Biz şu anda bütün bu eserleri, öz dokusuna zarar vermeksizin, incelikli bir çalışmayla ve ayrıntılı şekliyle ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Yer altı şehirlerini gün ışığına çıkarmamızda katkı sağlayan Müze Müdürlüğü'müze ve mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz." (CİHAN)
